Fetva Meclisi
Soru
Hocam erkek karısına aldığı maaşı söylemek zorunda mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Yalan yalandır. Günah olur tabi. Kocanıza aldığınız maaşı söyleme mecburiyetiniz yoktur. Aynı şekilde onurlu bir erkeğin de karısının parasında gözü yoktur.
Selamünaleyküm.Nikâhlı bir kadının, eşinden izinsiz farz olmayan bir ibadeti yapması bile caiz değildir. Öyle bir şeye dine hizmet adı verilemez. O ifsada hizmettir.
Kaçak iş Müslüman işi değildir.
Buna bir dini ölçü konamaz. Bunlar örfe ve eş adaylarının özel durumuna göre değişebilir şeylerdir. Gerçekçi olmak ve israf etmemek kaydıyla serbest durumlardır bunlar.
Sabretmesi ve ricasına devam etmesi daha doğru olur. Dilini tatlı, elini narin tutarsa başarır biiznillah. Sırf bu nedenle gerçekleşecek bir boşamanın içini dolduramayabilir.
Keşke Müslümanlar olarak böyle kanunlarla ve eşlerimiz açısından bu ihtimallerle karşılaşmasa idik, keşke! Dinimiz açısından bu kanun hiçbir dayanağa oturmamaktadır. Müslüman olarak kendi açınızdan yapabiliyorsanız tedbir alabilirsiniz.
erkek konusundaki diğer fetvalar
GÖZ TEMASI çok geniş bir ifadedir. Karşısındakinin yüzüne bakmaya da göz teması denebilir, gözden heyecan ve beklentiyi yansıtan ışığı hissettirebilecek bakmaya da göz teması denebilir. Prensip olarak göz teması için yasak denemez ama kadın veya erkek için fitne diyebileceğimiz bir ortam oluşturacak veya onun sinyalini verecek bakış için sakıncalı deriz.
Allah seni korusun, ümmetimizin salihalarından olasın. 1- Sen bayan hastayı tercih etmeyi önemse. 2- Mümkün oldukça kendini koru. Dikkat çekmeyecek renkleri seç, bol giyin, sözlerini dikkatli kullan. Eldiven kullan. Ve benzeri tedbirleri al. 3- Kurum seçerken bu hassasiyetleri önemseyen kurum seçmeye çalış. Biiznillah bir sorun olmayacaktır. Neticede tıptır yaptığın. Tıpta da zaruretler geçerlidir.
Kadın ve erkek savaşının bir sahnesini görmüşsün. Elhamdülillah bir sıkıntı olmamış. Yüz verme, yalnız gezme. Cevap bile verme. Gerekiyorsa yakındaki bir emniyet mensubuna şikâyette bulun ama bu konuyu afet gibi abartmana da gerek yoktur. Sen kulluğunu yaşamana bak. Allah yardımcın olsun.
Meseleyi aile gibi önemli bir kurumun, nikâhlanmak gibi bir mukaddes görevin gereği olarak bakarsak elbette insan ELİNDEN GELENİ YAPMALIDIR deriz. Hayır, meseleyi bir hukuk konusu ya da ALLAH’IN EMİRLERİNDEN BİRİ midir şeklinde ele alacaksak gelin eşinin anne babasının hizmetini görmekle yükümlü değildir deriz. Kadın eşinin hizmeti ile yükümlüdür. Eşinin bu hizmet sınırlarını annesi babası düzeyine çıkarma hakkı yoktur. Şüphesiz kadın, Allah’tan sevap umarak ve eşine karşı bir fazilet göstererek bu hizmeti yaparsa gayet üstün bir iş yapmış olur. Aile bu tür tartışma ve gerginliklerle yıpranır. Erkek de kadın da bunu bilmelidir. Erkeğin dini hükümleri zorlama ile kendi menfaati için kullanması da hatadır, eşinin nikâh bağını bu kadar basit tutması bir kadın için de hatadır. Herkes bu hayatı yarın kendisinin ne olacağını, başına ne geleceğini bilmediği gerçeği üzerinden yaşamalıdır. Diğer yandan da kadının da bir kapasitesi olacağını, sınırsız denebilecek yük altına konmamasının insanlık olduğunu bilmeliyiz. Bütün bunların dengeli bir ortalaması bulunamıyorsa aile de zemininden kaymış demektir.
Talakta nikâh gibi şahit gerekmez. Şart olarak gerekmemekle beraber fitneye karşı ihtiyatlı olmak açısından talakın seyrini de şahitlerle yürütmek doğru olandır.
Kadın ve erkek yatak odasına beraberce girdikten sonra mehir kadının olmuş olur. Daha sonra sebep ne olursa olsun erkek verdiğini geri alamaz. Kural böyledir.