Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir kadın konuşurken erkeklerle göz teması kurabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Zorunlu bir bakma ile KONUŞURKEN BAKMA aynı değildir. Evet, göz zinası denebilecek bir durum değilse de sonrası göz zinasıdır.
Ders anlamak için ‘göze bakma’ gerekliliği biraz mübalağa olmuş. Evet, bayanın bir fitne riski oluşmadıkça erkeğe bakması, erkeğin bayana bakması gibi değildir ama sizin dikkatli ve ihtiyatlı olmanız gerekir. Gevşemeyin, gevşetmeyin.
Haram olan sadece temas meselesi değildir. Gözle temas da haramdır. Bilhassa spor ortamı gözle temasın kışkırtıcılığı açısından gayet tehlikelidir. Sorunlu olmadıkça o tür ortamlarda bulunulmamalıdır.
Yürürken ve karşılaşıldığında önüne çıktığı için bakmış olmakla, görmek için özellikle bakmak arasındaki farka göre bunun cevabını değerlendirebilirsiniz. İncelemek ve hoşlanmak için bakılabilecek bir yeri yoktur. Belirttiğiniz yerler zorunlu olarak görülebilecek yerler olduğu için istisna tutulmuştur.
Yüz avret değildir diyemeyiz, yüzü açmak zorunluluktan ötürü caizdir diyebiliriz. Bakmak ise bambaşka bir konudur. Kadının kadınlığını her şeyden önce yüzü ortaya koyar dolayısıyla zaruret olmadan, fitnelenmiş bir gözle bakan için ve baktıran için yasaklı bölge ihlali gerçekleşmiş olur.
Cinsel gücü yerinde olmamakla kastedilen eğer, normale göre zayıf anlamında ise hiçbir farklı hükmü yoktur. O da normal erkekler gibidir. Hayır, cinsel gücü olmamakla kastedilen “hiçbir aktifliği yok, olması da mümkün değil” ise onun için belli bir hafiflik vardır. El, yüz gibi kadının normal günlük ev hayatında görülebilen yerlerine bakması haram olmaz.
erkek konusundaki diğer fetvalar
Kadın ve erkek savaşının bir sahnesini görmüşsün. Elhamdülillah bir sıkıntı olmamış. Yüz verme, yalnız gezme. Cevap bile verme. Gerekiyorsa yakındaki bir emniyet mensubuna şikâyette bulun ama bu konuyu afet gibi abartmana da gerek yoktur. Sen kulluğunu yaşamana bak. Allah yardımcın olsun.
Erkeğin böyle bir bilgiyi paylaşması mecburiyeti dinen yoktur. Eşler arasındaki ilişki ve örfle alakalı bir ayrıntı olabilir bu.
Allah seni korusun, ümmetimizin salihalarından olasın. 1- Sen bayan hastayı tercih etmeyi önemse. 2- Mümkün oldukça kendini koru. Dikkat çekmeyecek renkleri seç, bol giyin, sözlerini dikkatli kullan. Eldiven kullan. Ve benzeri tedbirleri al. 3- Kurum seçerken bu hassasiyetleri önemseyen kurum seçmeye çalış. Biiznillah bir sorun olmayacaktır. Neticede tıptır yaptığın. Tıpta da zaruretler geçerlidir.
Allah Teâlâ sizi de bizi de haramdan ve riskli işlerden muhafaza buyursun. Siz, imanınızdan kaynaklanan bu hassasiyetinizi korumaya özen gösterin; Allah Teâlâ da size kolaylık kapılarını aralayacaktır. Endişelenmeyin. Şöyle bir ahdiniz olsun: Mü'min olarak yaşayacağım ve harama hiçbir şekilde el, göz ve dil uzatmayacağım. Siz bu heyecanla yaşayın, gerisi kolay olur. Pilot kabini halvet ortamı sayılmaz. Sesin bile kayıt altında olduğu bir yer olarak orada halvet durumu olmayacağı kanaatindeyim. Diğer durumlarda da siz iman bağışıklığı sisteminizi canlı tutun. Allah yardımcınız olsun. Dualar ederim sizin için.
Meseleyi aile gibi önemli bir kurumun, nikâhlanmak gibi bir mukaddes görevin gereği olarak bakarsak elbette insan ELİNDEN GELENİ YAPMALIDIR deriz. Hayır, meseleyi bir hukuk konusu ya da ALLAH’IN EMİRLERİNDEN BİRİ midir şeklinde ele alacaksak gelin eşinin anne babasının hizmetini görmekle yükümlü değildir deriz. Kadın eşinin hizmeti ile yükümlüdür. Eşinin bu hizmet sınırlarını annesi babası düzeyine çıkarma hakkı yoktur. Şüphesiz kadın, Allah’tan sevap umarak ve eşine karşı bir fazilet göstererek bu hizmeti yaparsa gayet üstün bir iş yapmış olur. Aile bu tür tartışma ve gerginliklerle yıpranır. Erkek de kadın da bunu bilmelidir. Erkeğin dini hükümleri zorlama ile kendi menfaati için kullanması da hatadır, eşinin nikâh bağını bu kadar basit tutması bir kadın için de hatadır. Herkes bu hayatı yarın kendisinin ne olacağını, başına ne geleceğini bilmediği gerçeği üzerinden yaşamalıdır. Diğer yandan da kadının da bir kapasitesi olacağını, sınırsız denebilecek yük altına konmamasının insanlık olduğunu bilmeliyiz. Bütün bunların dengeli bir ortalaması bulunamıyorsa aile de zemininden kaymış demektir.
Talakta nikâh gibi şahit gerekmez. Şart olarak gerekmemekle beraber fitneye karşı ihtiyatlı olmak açısından talakın seyrini de şahitlerle yürütmek doğru olandır.