Fetva Meclisi
Soru
Kayınpeder ve kayınvalideye hizmet gelinin görevi midir ya da gelin eşinin anne ve babasına da hizmetle yükümlü müdür?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Nikâh akdi esnasında böyle bir şarta evet demedikçe bir kadın kaynanasının hizmetine hukuk olarak mecbur edilemez. Eşinin böyle bir talebe hakkı yoktur. Elbette hukuk olarak bu böyle olmakla beraber, güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen dinimizin mensubu olan bir kadın, böyle bir meseleyi kendisine sorun etmez. Cariye gibi kullanılmak istenen bir kadının da bunu kabul etmesi beklenemez. Ortası bulunmalıdır.
Bir kadının kocasının evi dışında kimsenin evinde dinen zorunlu olduğu bir görevi yoktur. Bir insanlık, nezaket, sosyal ilişki olarak bakılmalıdır meseleye. Siz dinen sorumlu değilsiniz ama ortada eşinizin annesi ve babası var, yapabildiğiniz kadarı ile yapmaya çalışın. Durumu da eşinizle değerlendirin. Eşiniz size anlayış gösterdikten sonra diğerlerinin ne diyeceğini önemsemeyebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bir kadının, banyosu ve mutfağı ayrı olan bir evde eşi ile beraber kalmasını istemesi dinen hakkıdır. Bu hakkı nikâh masasında konuşarak iptal ettirmedikçe bir erkek yok sayamaz. Anne babalar, çocuklarına baskı yaparak gelinlerini emirleri altında tutmaya çalışırlarsa zulmetmiş olurlar. Gelin bu zulme itaat etmek zorunda değildir. Erkek, ortayı bularak durumu düzeltmek zorundadır. Allah’ın tanıdığı hakkı kimse alamaz. Buna örf ve saire alet edilemez. Erkek de, bu durumu ebeveynine nezaketle izah etmelidir. Hanımlar da bir gün kaynana olacaklarını düşünerek konuşmalı ve tavır koymalıdırlar. ‘Ben o zaman böyle yapar mıyım hiç?’ demeleri de inandırıcı olmaz. Zira onlara eziyet edenler de ‘ben öyle yapmam hiç’ diyorlardı. Nesiller arasındaki farklılığı aşmak neredeyse mümkün değildir. En ideal olanı, anahtarları farklı evlerde yaşamaktır. Bunu yaparken de, anne babanın kırılmayacağı ve hizmetinin aksamayacağı şekilde bir ortam oluşturmaktır. Yorulan ve sıkıntıya giren kesinlikle erkek evlat olacaktır. Bu sorunu, iki tarafı kırmadan çözmek zorunda olan erkektir. Kadın, yaparsa insanlığı gereği yapacaktır. Hukuki zorunluluğu yoktur. Elbette, bu sıkıntılara giren erkek de yaptığının Allah rızası için yapılacağını ve bundan ecir kazanacağını unutmayacaktır.
Kayınpederiniz dinen ve hukuken böyle bir hak sahibi değildir ama onun yaşadığı toplumun hassasiyetlerine dikkat etmesini sizin kabullenmeniz gerekir. Bu nedenle düğünden çok önce nikâh akdedilmesinin iyi olmayacağını söylüyoruz. Gereksiz yere böyle bir meseleden dolayı aranıza fitne sokmayın. Sabredin. Böylece senden erkek bir aile reisi olacağı da anlaşılmış olsun.
Ailede böyle bir konu iddialaşmaya kaydı ise aile rahatsız demektir. Keşke bir tartışma ortamı oluşmadan bunu çözmüş olsa idiniz. Zira bu tartışmanın ne haklısı vardır ne de haksızı; iki taraf da haklıdır, ikisinin de muhatabı alacaklıdır. İki elin bir araya gelince ses vermeleri gibi bir durumdur bu. Netice olarak erkek, eşi istemese bile ona hizmetçi tutmalıdır. Yeter ki, gücü buna yetsin. Kadın da şu fani dünyada onun için en büyük şeref olan doğurup anne olmayı eşine baskı yaparak istiyor olmalıdır. İkisi de tartışarak kaybediyor bunların. Acilen bir adım geri gelmeliler ve eve yeni bir bebek ve bir hizmetçi getirmelidirler.
Kimsenin annesinden başka ‘annesi’ yoktur. Anne tektir. Ebedîdir anne. Alternatifsizdir anne. Kaynana ile aramızda insanlık ve dindarlık vardır. Anne ile ise insanlık, dindarlık ve annelik vardır. Böyle bir oranlama bile yapılamaz. Annemizden başka ‘cennetimiz veya cehennemimiz’ olan kimse yoktur. Anneye itaat adeta sınırsızdır. Kaynanaya itaat ise sınırları olan bir insanlık vadisidir. Bu kural, erkek için de kadın için de aynıdır. İnsan olarak iman eden herkes içindir bu.
erkek konusundaki diğer fetvalar
Talakta nikâh gibi şahit gerekmez. Şart olarak gerekmemekle beraber fitneye karşı ihtiyatlı olmak açısından talakın seyrini de şahitlerle yürütmek doğru olandır.
Kadın ve erkek yatak odasına beraberce girdikten sonra mehir kadının olmuş olur. Daha sonra sebep ne olursa olsun erkek verdiğini geri alamaz. Kural böyledir.
Allah seni korusun, ümmetimizin salihalarından olasın. 1- Sen bayan hastayı tercih etmeyi önemse. 2- Mümkün oldukça kendini koru. Dikkat çekmeyecek renkleri seç, bol giyin, sözlerini dikkatli kullan. Eldiven kullan. Ve benzeri tedbirleri al. 3- Kurum seçerken bu hassasiyetleri önemseyen kurum seçmeye çalış. Biiznillah bir sorun olmayacaktır. Neticede tıptır yaptığın. Tıpta da zaruretler geçerlidir.
Dinen böyle bir sakınca yoktur. Yasalarda da engel yoktur. Böyle bir evlilik tarafların iradelerini kullanarak verebilecekleri bir karardır.
Kadın erkekten önce kul var. Ölümlü ve aciz birer insanız öncelikle. Hepimiz de Allah’ın kullarıyız. Kullukta muvaffak olanlar, diğerlerini kadın/erkek diye ayırmazlar. Kendi dertleri olan Allah’ın rızasını kazanmaya bakarlar. O büyük rızayı kazanamayanlar ise diğerinin kim veya ne olduğuna bakarak kendini kaybederler. Allah’ın önünde kul olduğumuz sürece kimse kimseden üstün değildir. Herkesin farklı görevleri vardır. Erkeğin ekonomik ve sosyal ağırlıklı görevleri vardır. Kadının da kendine ait görevleri vardır. Kimse kimsenin kralı değildir ama erkek kadının da hesabını vereceği için Allah onu sadece bir puan önde tutmuştur. Din ise herkesin yönlendirmesini ve kontrolünü yapar. Mesele budur.
Erkeğin böyle bir bilgiyi paylaşması mecburiyeti dinen yoktur. Eşler arasındaki ilişki ve örfle alakalı bir ayrıntı olabilir bu.