Fetva Meclisi
Soru
Hocam evlilikte hanımın erkekten dört veya beş yaş büyük olmasında bir sakınca görüyor musunuz? Bu konu hakkında görüşlerinizi merak ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Eşler arasında yaş farkının dini ölçüler açısından hiçbir sakıncası yoktur. Az veya çok olması önemli değildir. Yalnız bu yaş farkının zamanla aile içi sorunları kışkırtma ihtimali çok yüksektir. Yapmamanızı tavsiye ederiz.
Din olarak hiçbir sorun olmaz ama sen dinden başka bir şeyi takmadan yaşayabilen biri misin? Bunun üzerinden duygusal olmayan bir karar vermeye çalış.
Selamünaleyküm. Dinen böyle bir evliliğin sakıncası yoktur. Özel durumunuzu ise aile büyüklerinize danışın.
Selamünaleyküm. Cinsel ilişkinin bulunmadığı bir evlilik anlamını büyük oranda yitirmiş bir evliliktir. Bu sürecin sizi ayrılmaya sevk edeceğini unutmayın. Tam aksine yakınlaşmayı artırmanızda yarar vardır. Böyle meselelerde fedakârlık yapanın ecri büyük olur. İtenin kazanabileceği bir şey yoktur.
Evlatlık olarak büyütülmüş biri ile evlenmeye mani bir durum yoktur. Sadece onun anne dediği kişi sizin kaynananız, baba dediği de kayınbabanız olmayacaktır yani o hükümler onlar için geçerli olmayacaktır.
Selamünaleyküm. Aynı gün içinde bile evlenmelerinde sakınca yoktur.
erkek konusundaki diğer fetvalar
Kadın erkekten önce kul var. Ölümlü ve aciz birer insanız öncelikle. Hepimiz de Allah’ın kullarıyız. Kullukta muvaffak olanlar, diğerlerini kadın/erkek diye ayırmazlar. Kendi dertleri olan Allah’ın rızasını kazanmaya bakarlar. O büyük rızayı kazanamayanlar ise diğerinin kim veya ne olduğuna bakarak kendini kaybederler. Allah’ın önünde kul olduğumuz sürece kimse kimseden üstün değildir. Herkesin farklı görevleri vardır. Erkeğin ekonomik ve sosyal ağırlıklı görevleri vardır. Kadının da kendine ait görevleri vardır. Kimse kimsenin kralı değildir ama erkek kadının da hesabını vereceği için Allah onu sadece bir puan önde tutmuştur. Din ise herkesin yönlendirmesini ve kontrolünü yapar. Mesele budur.
Kadın ve erkek yatak odasına beraberce girdikten sonra mehir kadının olmuş olur. Daha sonra sebep ne olursa olsun erkek verdiğini geri alamaz. Kural böyledir.
Talakta nikâh gibi şahit gerekmez. Şart olarak gerekmemekle beraber fitneye karşı ihtiyatlı olmak açısından talakın seyrini de şahitlerle yürütmek doğru olandır.
Allah Teâlâ işinizi kolay, kalbinizi müreffeh kılsın. Sizi şeytandan ve bütün şerlerden muhafaza etsin. Âmîn. Gıda konusunda elbette hassas olacağız ama evine gittiğimiz Müslüman’ın da belli bir hassasiyeti olabileceğini unutmayacağız. Açık bir haram getirmeleri durumu olursa ona çok açık ve nazik bir dille tepki göstereceğiz. Şüpheli bir durum seziyorsak bu sefer “bunu yemem” tepkisi yerine mesela gıdadaki hassasiyetlere işaret eden bir muhabbet ortamı açarak konuya giriş yapacağız. Belki de böylece o ailenin de gıda konusunda şuurlu olmasına sebep olup ecir kazanacağız. Ama hiçbir şekilde zemini tartışma zeminine dönüştürmeyeceğiz. Bu önemli. Sonuç olarak tablomuz bize şunu gösteriyor: Açık bir haram ile haram riski aynı değil ama dikkat ikisi için de geçerli. Bir arada oturmaya gelince, esasen bir arada oturulamaz şeklinde kural yoktur. Bir arada oturmak genellikle bir süre sonra cıvık denebilecek hareketlere, göz kaymalarına neden olabileceği için tedbir bakımından sakıncalı görülmüştür. Bu hususta da gıdada olduğu gibi bir tebliğ fırsatı kollayarak oturabiliriz. Gözümüzü ve aklımızı kontrol edemeyeceğimize veya karşımızdakilerin gevşekliğine bakarak da oturmayı iptal edebiliriz. Rabbim sizi korusun. Bu mübarek ümmetin mübarek insanlarından olasınız.
Meseleyi aile gibi önemli bir kurumun, nikâhlanmak gibi bir mukaddes görevin gereği olarak bakarsak elbette insan ELİNDEN GELENİ YAPMALIDIR deriz. Hayır, meseleyi bir hukuk konusu ya da ALLAH’IN EMİRLERİNDEN BİRİ midir şeklinde ele alacaksak gelin eşinin anne babasının hizmetini görmekle yükümlü değildir deriz. Kadın eşinin hizmeti ile yükümlüdür. Eşinin bu hizmet sınırlarını annesi babası düzeyine çıkarma hakkı yoktur. Şüphesiz kadın, Allah’tan sevap umarak ve eşine karşı bir fazilet göstererek bu hizmeti yaparsa gayet üstün bir iş yapmış olur. Aile bu tür tartışma ve gerginliklerle yıpranır. Erkek de kadın da bunu bilmelidir. Erkeğin dini hükümleri zorlama ile kendi menfaati için kullanması da hatadır, eşinin nikâh bağını bu kadar basit tutması bir kadın için de hatadır. Herkes bu hayatı yarın kendisinin ne olacağını, başına ne geleceğini bilmediği gerçeği üzerinden yaşamalıdır. Diğer yandan da kadının da bir kapasitesi olacağını, sınırsız denebilecek yük altına konmamasının insanlık olduğunu bilmeliyiz. Bütün bunların dengeli bir ortalaması bulunamıyorsa aile de zemininden kaymış demektir.
Allah seni korusun, ümmetimizin salihalarından olasın. 1- Sen bayan hastayı tercih etmeyi önemse. 2- Mümkün oldukça kendini koru. Dikkat çekmeyecek renkleri seç, bol giyin, sözlerini dikkatli kullan. Eldiven kullan. Ve benzeri tedbirleri al. 3- Kurum seçerken bu hassasiyetleri önemseyen kurum seçmeye çalış. Biiznillah bir sorun olmayacaktır. Neticede tıptır yaptığın. Tıpta da zaruretler geçerlidir.