Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm... Hocam 4 aylık evliyim. Çok şükür rabbime mutluyum ve memnunum hem eşimden hem ailesinden. Ancak son dönemlerde bende eşimin kız kardeşini ve 3 yaşında ki yeğenini kıskanma durumu başladı.. her ikisini de seviyorum. Ancak beyimin onlarla çok samimi konuşmaları zamanla bende kıskançlığa neden oldu. Bu durumdan çok rahatsızım. Asla hiç bir şeye karşı bir kıskançlığım olmadı bu güne kadar ama bu durumdan kendimi geri alamıyorum bir türlü. Bu konuda yardımcı olursanız çok memnun olurum. ikinci sorum da şudur. Evlendikten sonra bir mebla borçlandık. Eşim kredi almak zorunda olduğumuzu söyledi. Ben de kredi almaktansa altınlarımı veriyim ne kadarsa onu kapatalım dedim. Aslında beyim de bu konuda çok çok hassas. Ama malesef altınlarımı da vermeme ragmen krediye başvurduk ve ödemelerimizi yaptık. Yalnız ben buna asla razı gelmedim. Açıkçası eşim de çok fazla pişman oldu bir daha bunu asla hayatımıza sokmak istemiyoruz. Bunun için tövbe gerekir mi? Bir de ev almak için hiç bir bankaya başvurmak istemiyoruz. Yalnız emin kurumlar var. Bunlar aracılığı ile alınacak evde de faiz var mı? Bu durum uygun mu? Çok teşekkür ederim...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Faizli olmayan bir kurumdan ev alabilirsiniz.
Aleykümselam. Yaptığınıza devam edeceksiniz, yapacak çok bir şeyiniz yoktur. Eşinizi çalıştırmakla yanlışı siz kabul etmişsiniz. Eşiniz evde olmalı ki bunlardan o sorumlu olsun. Yine de sabretmeye devam edeceksiniz. Bir zaman sonra o da yaptıklarına pişman olacaktır. Sabretmek çek çarenizdir. Tatlı diliniz de sizi kurtarır ondan önce.
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
Aleykümselam. Eşinizin aydınlanmasını sağlamamız mümkün olmayabilir. Bizim bakışımız din açısından olur, eşiniz ise meseleyi ekonomik değerlendirecektir. İkna ederek meseleyi çözmenizi tavsiye ederiz size. Bizim kanaatimize çalışan kadın için kaybettikleri kazandıklarından çok daha fazladır. Siz bu durumu dillendirdiniz, pek çok kadın ise gürültüde kaybolup gitmektedir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz kurumun helal gösterip haramı yapmadığına itimat ediyorsanız, o sistemle ev alabilirsiniz. Ayrıca bir bayan olarak erkeklerin ekonomik tutumlarını biraz daha rahat bırakmalısınız. Eşiniz imanı olan ve haram helal ölçülerini bilen biri ise onu rahat bırakın ki, o da size müdahale ihtiyacı, reddetme, cevap verme veya sizden gizleme ihtiyacı hissetmesin. Zamanımızda yaygınlaşan 'ev edinme putu' başımıza huzursuzluktan başka bir şey getirmiyor. Ben kirada oturan iş adamları biliyorum. Pek de zenginler. Hayata daha esnek bakın. Burası cennet değil!
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu, bir zevk tatmini nedeniyle oluyorsa ibadetlerde hoş olmaz. İlmi bir nedenle yapıyorsanız yani neyin neden yapıldığını idrak ederek yapıyorsanız zaten siz tercih yapacak durumdasınız.
Selamünaleyküm. İmam Hatip Lisesine vermeniz en ideal olur zannederim.
Selamünaleyküm. Fıkıh ilmi, en iyinin araştırıldığı ilmin adıdır. Bu en iyiye ulaşırken de temel kaynak Kur'an ve Sünnet'tir. Kur'an ve Sünnet, bir yandan bize ulaşması açısından araştırılırken bir yandan da en açık nasıl anlaşılır şeklinde de araştırılmaktadır. Böylesi daha yakın duruyor tersindeki idraklerden de mezhep farklılıkları çıkmıştır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yaptığı işlerle ilgili iki hususu kaydetmeliyiz. Birincisi, o ne yaptı ise bizim için onun yegâne ölçü olduğudur. Bunu tartışmayız. İkincisi de, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin farklı zamanlarda farklı işler yaptığı gerçeğidir. Onu sorgulayamayacağımıza göre, ne yaptı ise onunla amel edeceğiz. İki türlü bilgi varsa ikisini de yapmamız mümkün olmadığı durumlarda, hangisi daha öne çıkanı tarzında bir inceleme yaparız. Mezhep imamlarının yaptığı da budur. Ellerin kaldırılması meselesini buna kıyas edebilirsiniz. Bir yanlışlık yok, yapılmaması gerekip de yapılan yoktur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Tekfir etmek, bir Mü'minin Mü'min olmadığını beyan etmektir. Buna kâfir olduğunu söylemek de diyebiliriz. Dünya hayatında verilebilecek en ağır kararlardan biri budur. Bir insanın Mü'min olmadığını söylemek, onun ebediyyen cehennemde kalacağını söylemektir ki, ebedi cehennem kararı kadar ağır bir karar düşünülemez bile. Eğer bir insan kendisi dinden çıktığını veya esasen Mü'min olmadığını söylüyorsa onun için kâfir dememizde bir sakınca yoktur. Dinen sabit bir hususu inkâr ettiğini alenen söylüyorsa onun için de kâfir denebilir. Ancak tevil ederek yani şu şöyle demektir gibi bir yorumla bunu yapıyorsa tekfir kapısı daralır. Dinde tartışmalı olan konulardaki bir inkâr için de tekfir etmek mümkün değildir. Tekfiri tehlikeli görmek en güzelidir. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Bir insanda kaybolacak en son şey ruhtur, ruhu çıkınca o öldü demektir. İnsanın ahlâkı açısından da kaybedeceği en son şey hayâdır. Hayâsı gitmiş birinden her şey beklenir. Hadis bu anlama gelmektedir. Bize de hayânın ne denli önemli olduğunu öğretmektedir.
Selamünaleyküm. Bu şekilde düşünmenizin bir dayanağı yoktur. Size verilen maaşla size takdir edilen görev arasında denge kurabiliyorsanız, o maaş size helaldir. Bunun ilerisine geçerek, bulunduğunuz noktayı dine hizmete çevirirseniz, bulunduğunuz makamın da hakkını verecek bir düzeye gelmiş olursunuz. Bu da Allah'ın rızasını kazanmak demektir. İmamlık kurumu ne yazık ki basit bir memurluk seviyesine düşürüldü. Madem ki bu denli ince düşünüyorsunuz, kalın orada da bir camide daha Allah'tan hayâ ederek namaz kıldıran bir imamımız bulunsun. Kendinizi fıkıh bilgisi açısından yetiştirin. Kur'an okumanızı ilerletin. Halkla ilişkilerde vakur durun. Siz büyük bir ribat görevindesiniz. Allah işinizi kolay etsin.