Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam.. Ben size daha önce bir konu hakkında danışmıştım.. Oğlumun 8. sınıfta olduğunu ve İslami kimliğinden uzaklaşmasından korktuğum için lise olarak nereye yollamam gerektiğini sormuştum.. Allah razı olsun sizde getirin evladımızı bir görelim dediniz fakat benim İstanbul'a getirebilmem mümkün değil.. Ben çalışıyorum bunun dışında malesef otobüs gibi kalabalık araçlara binemiyorum... Eşimi de gönderemem yanlız bu yüzden biliyorum sizede zahmet veriyorum ama oğlumu görmeden bir tavsiyeniz olmaz mı? Oğlum merhametli saygılı bir çocuktur. İslami olarak çok bilgili çok dindar diyemem ama yaşıtları gibi moda tutkunu bir çocuk değil. Haftada bir anadolu gençlik vakfına sohbete gider namazlarını kıldırırız ama açıkcası kendiliğinden hatırlayıp kılma alışkanlığı yok. Orucuna çok heveslidir ama bizler birkaç senedir bu kadar şuurluyuz evlatlarımızı yetiştirirken bu kadar şuurlu olamadık ama şundan eminim ki iki oğlumda haramı bilir. kul hakkını bilir. Asla izinsiz başkasının malına el sürmez. Yahudi malları konusunda hassasdırlar. Yılbaşını takip etmez arkadaşlarını bile uyarırlar. Aile değerlerine ve aile büyüklerine saygılı ve düşkünler. Ergenliğin getirdiği problemlerde bile büyük oğlum bizi kıracak bir asiliğe girmedi şükür. Hocam ne yapalım? Meslek lisesi mi İmam Hatip mi yoksa sizin önerdiğiniz bir okul var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ sizi emellerinize kavuştursun, kalbinizi huzur ile doldursun. Çocuklarınızı İHL vermenizi tavsiye ederim. Başka bir alternatifiniz de yoktur zaten. Şu kadar ki, İHL vermeniz, elinizi kollunuzu sallayabileceğiniz bir rahatlık nedeniniz olursa pişman olabilirsiniz. İHL, diğer okullar gibidir; muhakkak takviye edeceksiniz dışarıdan. Her gün olmasa da haftada bir ahlâki gidişatını, bilgi birikimini, arkadaş çevresini kontrol edeceksiniz. Öğretmenlerine, çocuğunuzu takip ettiğinizi hissettireceksiniz. Gayet esefle beyan etmeliyim ki, bugün gelinen noktada İHLiseleri, DIŞI SENİ İÇİ BENİ YAKAN duruma gelmiştir. Korkarım çok geçmez mü'minler, çocuklarını İHL'den korumaya çalışacaklardır. Maaşını bile dert etmeyecek kadar vurdumduymaz bir eğitim kadrosu ile ne kadar imamlık eğitimi verilebileceğini merak ediyorum doğrusu. Bu sorun hepimizin sorunudur; çocuklarımızı İHL'ne salmayı, üzerimize düşeni yapmak olarak anlayınca bu kadar oluyor. Bir anne ve bir baba, kendisi ya da çocuğu ölmeden mesuliyetten kurtulamayacağını, öğretmenin, hocanın 'elin çocuğunu okutan biri' olacağını bilmelidir. Çocuklar, bizim cennet veya cehennemimizdirler. Babalar ve anneler, çocuklarını hangi okula veriyorlarsa kendilerini de adeta o okula vermelidirler. Öğretmen kadrosu, devletten çok vatandaştan çekinmelidir ki, meleklerin yardımını hak edeceğimiz bir iş yapmış olalım. Lütfen dualaşalım; bize dua edin, biz size dua edelim. Yavrularımızı, ümmetimizin yüzünü güldürecek büyüklerden biri olacak şekilde yetiştirelim. Bizim Kudüs’ümüz de budur. Davamız budur. Cihadımız budur. Lütfen çok dua edin.
Selamünaleyküm. İHL'ye gitse bile sizin sıkıntınız bitmiş olmayacaktı. Anne baba, çocuğu yaşadıkça imtihan hâlindedir. Normal lisede biraz daha çetin de olsa imtihan, gayret eder ve ihmal etmezseniz Allah size yardım eder ve çocuğunuzu yetiştirirsiniz. Çocukla sürtüşmeyin, bu konuya takılıp kalmayın, sizden soğumasın. Çocukla iç içe olmaya devam edin. İyi örneklerle onu buluşturun. Bıktırmadan nasihatler edin. İnşaallah sıkıntınız olmaz.
Selamünaleyküm. Bulunduğun ortamda açık bir haramla yüz yüze geliyorsan orayı terk etmelisin. Tereddütlü ortamlarda ise kendini korumalısın. İçindeki duyguları ebeveyninle istişare et. Onların da rızası olan bir tercihi yerine getir. Medreseye gitmek için yaşın uygun olmayabilir. Bilhassa annenin seninle alâkalı tespitlerine önem vermen gerekir. Allah sana yardım etsin. Azmini güçlü, ayağını sabit kılsın.
Selamünaleyküm. Eşinizin gitmemesi gerekir diye düşünüyorum. Gitmesi zorunlu ise sizin bu durumda kâr zarar hesabı yapmanız gerekir. Çocuklarınızın durumunu, eşinizin ihtiyacını dengeleyin. Eşinizin görüşünü bir puan önde tutarak yapacağınız istişareye göre hareket edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. 1- Sizin asıl ve asîl vazifeniz, gayeniz saliha bir eş ve mükemmel bir anne olmak olmalıdır. Öğretmenlik ve diğerleri ikinci işlerdir. 2- Evlenmenin size farz olduğunu anlarsanız babanızın engeline takılmanız gerekmez. Babaların veya annelerin farzları engelleme hakları yoktur. Duygunuzu değil de aklınızı kullanarak böyle bir sürece girebilirsiniz. 3- Öğretmenliğin mübarek bir iş olduğunu tartışmaya gerek yoktur. Siz, sonuçları mübarek olacak diye yaparsınız, öyle bir ortamda bulunursunuz. Sonuç ise sizin elinizde değildir. Bütün ilimler için sizin endişeleriniz geçerlidir. Bilhassa kimya için geçerli değil midir mesela? 4- İHL'lerin ilk bölümleri sizin için uygun olabilir ama sizin de belirttiğiniz gibi orada da sıkıntılı durumlar olacaktır. Kız bölümünü tercih edeceksiniz ve kendinizi koruyacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz.
Selamünaleyküm. Ah! İşimiz vaktimizden çok değil mi şimdi? Evet, işimiz vaktimizden çoktur. İşi de meşgul insanlar bitirecektir. Bunu unutmamalısınız. O, küçük bir ilçede gördüğünüz afetin aslını Allah size göstermesin. Bir fidanın yanması kadar bile değil sizin gördüğünüz yangın. Kıtalar kadar bir ormanın yandığını düşünün bir de! İşte bizim derdimiz odur, öyle bir derttir. Keşke, camilerde insanlara namaz kıldıranlar da o yangını görebilselerdi, keşke anneler babalar yandıklarını ve yaktıklarını anlayabilselerdi, keşke! Artık, İmam Hatip veya başka bir isim o yangını gizleyemez duruma geldik. Yegâne tesellimiz, sizin gibi genç yüreklerin bu derdimizi anlamaya başlamasıdır. Allah sizin basiretinizi ve himmetinizi artırsın. Yapabileceğimiz nedir biliyor musunuz? 'Bir kişinin kurtulmasını, güneşin aydınlattığı her şeyden daha değerli görmek!' Bunu yapabilsek Mus'ab olurduk. Kanatlanır melekleşirdik de. Sakın kitleler üzerinden hesap yapıp da şeytanın tuzağına düşmeyin. Bizim için bir gönül bir insanlık kadar değerli olmalıdır. Bir kişi kurtarmaya Allah, cennet verdikten sonra nasıl basit olur o bir kişi? İki şey çok önemlidir. Birincisi, samimi olacaksınız. Gerçekten Allah için yapacaksınız. Fedakârlığınıza melekler şahit olacaklar. Gece gündüz demeyeceksiniz. Kolay zor bilmeyeceksiniz. O veya bu ayırmayacaksınız. Ve Allah'tan başkasından bir şey beklemeyeceksiniz. Kurun bu samimiyet ve ihlas düzenini, bakın Yesrib peşinize takılacaktır. Bu arada da kimseye güvenmeyin; Allah size yetsin. Mus'ab'a yettiği gibi size de yetsin. O zaman taşlar sizinle konuşur, ağaçlar size kalem olur. Rüzgarlar senin sesini taşır. İkincisi de, insan saymayacaksın. Kaç kişi yok, ne yaptığın var olacak. Kaç kelime biliyorsan onu anlat. Samimiyet kur. Nasihat et. Sabret. Sebat et. Geceye aldanma, güneş her karanlık geceyi aydınlatmıştır şimdiye kadar. Bundan sonra da öyle olacaktır. Çok da dua etmelisiniz. Kendinize, bütün nesillere dualar edin. Bize de edin. Umudu tükenmişlerden uzak durun. Sabırla yarını bekleyin, yarın sizi güldürecektir. 'Allah'ın yardımıyla mü'minlerin de güldüğü gün' iman ettiğimiz bir gündür. Dertleri saymayın siz. Yangın söndüren bir umut bulutu olun.Allah yardımcınız olsun. Çalışmanız mübarek olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kendinizi yoğun tutmanız gerekir. Ev işleri bir insanın dolu olmasına yetmez. Okuyun, sohbet halkalarına katılın. Özel yeteneklerinizi geliştirin. Böylece ilave sıkıntılardan kurtulursunuz. Krediyi en kısa zamanda bitirmek için uğraşın, elbette tevbe de etmelisiniz. Sözünü ettiğiniz kurumlarla zaruret durumunda iş yapılabilir.
Selamünaleyküm. Fıkıh ilmi, en iyinin araştırıldığı ilmin adıdır. Bu en iyiye ulaşırken de temel kaynak Kur'an ve Sünnet'tir. Kur'an ve Sünnet, bir yandan bize ulaşması açısından araştırılırken bir yandan da en açık nasıl anlaşılır şeklinde de araştırılmaktadır. Böylesi daha yakın duruyor tersindeki idraklerden de mezhep farklılıkları çıkmıştır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yaptığı işlerle ilgili iki hususu kaydetmeliyiz. Birincisi, o ne yaptı ise bizim için onun yegâne ölçü olduğudur. Bunu tartışmayız. İkincisi de, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin farklı zamanlarda farklı işler yaptığı gerçeğidir. Onu sorgulayamayacağımıza göre, ne yaptı ise onunla amel edeceğiz. İki türlü bilgi varsa ikisini de yapmamız mümkün olmadığı durumlarda, hangisi daha öne çıkanı tarzında bir inceleme yaparız. Mezhep imamlarının yaptığı da budur. Ellerin kaldırılması meselesini buna kıyas edebilirsiniz. Bir yanlışlık yok, yapılmaması gerekip de yapılan yoktur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu, bir zevk tatmini nedeniyle oluyorsa ibadetlerde hoş olmaz. İlmi bir nedenle yapıyorsanız yani neyin neden yapıldığını idrak ederek yapıyorsanız zaten siz tercih yapacak durumdasınız.
Selamünaleyküm. Tekfir etmek, bir Mü'minin Mü'min olmadığını beyan etmektir. Buna kâfir olduğunu söylemek de diyebiliriz. Dünya hayatında verilebilecek en ağır kararlardan biri budur. Bir insanın Mü'min olmadığını söylemek, onun ebediyyen cehennemde kalacağını söylemektir ki, ebedi cehennem kararı kadar ağır bir karar düşünülemez bile. Eğer bir insan kendisi dinden çıktığını veya esasen Mü'min olmadığını söylüyorsa onun için kâfir dememizde bir sakınca yoktur. Dinen sabit bir hususu inkâr ettiğini alenen söylüyorsa onun için de kâfir denebilir. Ancak tevil ederek yani şu şöyle demektir gibi bir yorumla bunu yapıyorsa tekfir kapısı daralır. Dinde tartışmalı olan konulardaki bir inkâr için de tekfir etmek mümkün değildir. Tekfiri tehlikeli görmek en güzelidir. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Bu şekilde düşünmenizin bir dayanağı yoktur. Size verilen maaşla size takdir edilen görev arasında denge kurabiliyorsanız, o maaş size helaldir. Bunun ilerisine geçerek, bulunduğunuz noktayı dine hizmete çevirirseniz, bulunduğunuz makamın da hakkını verecek bir düzeye gelmiş olursunuz. Bu da Allah'ın rızasını kazanmak demektir. İmamlık kurumu ne yazık ki basit bir memurluk seviyesine düşürüldü. Madem ki bu denli ince düşünüyorsunuz, kalın orada da bir camide daha Allah'tan hayâ ederek namaz kıldıran bir imamımız bulunsun. Kendinizi fıkıh bilgisi açısından yetiştirin. Kur'an okumanızı ilerletin. Halkla ilişkilerde vakur durun. Siz büyük bir ribat görevindesiniz. Allah işinizi kolay etsin.
Selamünaleyküm. Bir insanda kaybolacak en son şey ruhtur, ruhu çıkınca o öldü demektir. İnsanın ahlâkı açısından da kaybedeceği en son şey hayâdır. Hayâsı gitmiş birinden her şey beklenir. Hadis bu anlama gelmektedir. Bize de hayânın ne denli önemli olduğunu öğretmektedir.