Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben 1,5 yıldır evliyim ve bir kızım var. Biz eşimin ailesiyle birlikte oturuyoruz. Evlenmeden önce eşimle bazı konularda anlaşmıştık. Onun ailesiyle birlikte oturacaktık ama biz birikim yapacaktık eşimin ailesi bize destek olacaktı bu süre içerisinde de paramızı biriktirip kendi evimizi alacağız ve 2 yıl içinde ayrılacaktık. Ayrıca bu zaman içerisinde de çocuk düşünmüyorduk. Ancak eşim düğün borcumuz var diye tüm maaşını babasına veriyor. Ev için yaptığımız yatırımı da bu yüzden ilk 5 aydan sonra bıraktılar. Üstelik bu sürede de çocuğumuz oldu. Ben bu koşullar karşısında eşimin ailesiyle birlikte oturmak istemediğimi söyledim ancak eşim sen bana tamam dedin ayrılmayacağız diyor. Ancak kendi verdiği sözleri tutmadı. Hem benim rızam olmadan çocuk sahibi olduk hem de biz hiç bir birikim yapmadık. Eşimin ailesi dediğini yapmadı. Bize destek olmadı biz birikim yapamadık. Bu durum karşısında benim ayrı eve çıkma isteğim ne kadar doğru. Üstelik kayınpederim evli olan kızının da ev geçimine yardım ediyor. Dolayısıyla borçları hiç bitmiyor. Ve o evli olan görümcem aynı şehirde oturmamıza rağmen çocuklarıyla her hafta sonu ve her okul tatillerinde bize geliyor. Yaz tatilinin 3 ayını 15 tatilin tüm zamanını ve her hafta sonu beraberiz. Yani aynı evde 3 aile birlikte oluyoruz. Bunun dinen uygun olmadığını herkes biliyor ama herkes memnun halinden tabi ben değilim. Bunun içinde defalarca kavga ettik ayrılma noktasına geldik. Ve ben eşime hakkımı helal etmeyeceğimi söyledim ne kadar geçerli olur. Bunlar karsısında ne yapmamız doğru olur. Ayrıca eşimin bir sünneti yapmak istemesinde bile eşinin rızasını alması gerekir mi? Allah'a emanet olun hocam. Saygılar.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm.Dinimize göre, nikâhlanan bir kadının üzerinde söz hakkı baba ve anneden kocaya geçer. Onların sizden beklentilerine cevap vermeniz şart değildir. Nezaketinizi bozmadan ilişkilerinizi seviyeli şekilde devam ettirin. Acele etmenize gerek yok. Dünya evden, koltuktan ibaret değil ki?
Aleykümselam. Bir mü’min kadının iş edinip çalışma mecburiyeti olmadan eşinin ona müreffeh bir hayat sağlama mecburiyeti vardır. Bunun karşılığında da kadının kadınlık dışında ek bir hizmet yapma mecburiyeti yoktur. Dinimizin genel ilkesi böyledir. Ne yazık ki dinimizi kendi hırs ve menfaatlerimize göre şekillendirmeye cüret ettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Eşinizin sizden böyle bir şey isteme veya annesine istetme hakkı yoktur ama sizin bunu insanlık olarak yapmanız sizin artınız olur. Aile huzurunuzu sarsmadan sorun çözmeye gayret ediniz. Mevcut durumu değil ileriyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu dünyada düzen yoktur, en düzenli hâli bile geçicidir. Bir de siz ne kadar geç doğurursanız o kadar zor büyüteceksiniz. Vaktinde doğurun, annelik zevkini iliklerinize kadar yaşayın. Bir gün olsan önce anne olmaktan büyük bir zevk var mıdır bir kadın için? Bile bile zevkinizi, Allah'ın size ihsan buyurduğu dünyanın en tatlı nimetini nasıl geciktirirsiniz?
Aleykümselam. Eşinizin aydınlanmasını sağlamamız mümkün olmayabilir. Bizim bakışımız din açısından olur, eşiniz ise meseleyi ekonomik değerlendirecektir. İkna ederek meseleyi çözmenizi tavsiye ederiz size. Bizim kanaatimize çalışan kadın için kaybettikleri kazandıklarından çok daha fazladır. Siz bu durumu dillendirdiniz, pek çok kadın ise gürültüde kaybolup gitmektedir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Ayrı bir işte çalışmakta hiçbir sakınca yoktur. Yalnız bunu, kırıp dökmeden yapmaya çalışın. Nezaketinizi bozmadan izin alıp gidin.