Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm.. Hocam. Benim sorum sıla-i rahim ile ilgili. Anne babam akrabalık bağlarına özen göztermeye çalışıyorlar. Ancak ben onlarla yaşayan evin kızı olarak , onların gösterdiği hassasiyeti göstermekle yükümlü müyüm? Onlar abi ve ablalarıyla telefonla veya yüzyüze görüşüyor lakin ben hala- dayılarımı ayrıca arayıp sormuyorum.Onların yanında ben de öğreniyorum zaten durumlarını. Ama bu durumda bana has bir sıla-i rahim var mıdır? Yani ayrıca benim de gidip-gelmem, telefonla görüşüp ihtiyaçlarına koşmam gerekir mi yoksa bu yükümlülük evlendiğim zaman mı bana yüklenir? Teşekkürler...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm, Babanızın gazabını çekecek işleri yapmadan farz olan sılayı rahimi sürdürebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Anneye ve babaya yaklaştıkça sıla görevimiz de büyür. Uzaklaştıkça da küçülür. Hala varken kuzene, kardeş varken enişteye sıra gelmez. Gelirse de öncekinden artarak gelebilir. Ama biz şunu da bilmeliyiz: Bütün insanlık bizim ilgi alanımızda olmalıdır.
Şöyle bir kural belirleyin: Sılayırahim her durumda sizin görevinizdir. Hiç bir ayırım yapmadan yakınlık derecesine göre bütün yakınlarınızla ilgileneceksiniz. Akrabanız size yaklaştıkça bu görev de yoğunlaşacak, uzaklaştıkça da derecesi düşecek. Mesela halanız size çok yakındır. Dede ve nine ise daha yakındır. Hala oğlu ise uzaktır. Böyle bir yakınlık sıralaması yapın. İkinci nokta olarak da bu göreviniz, sizi bir günahla yüzleştirecekse görevinize mesafe koyun. Kızları ile sizi bir arada ağırlayan halanıza mesafe koyun. Gıybet edene biraz daha az mesafe koyun. Bu mesafeyi onun sebep olacağı günahın ağırlığı ayarlamış olsun.
Aleykümselam. Halanızla ilişkinizin bir anne gibi olmasından sakınca yoktur elbette ama halanızın çocukları size yabancıdır. Ablanızın o eve süt kardeşi olması size bir ayrıcalık getirmez. Sizin yabancılığınız devam etmektedir. Mahremiyete dikkat ederek o evde bulunmalısınız. Allah yardımcınız olsun
Selamünaleyküm. Allah'ın bir emrini yerine getirmemiz sizi bir başka harama sevk ediyorsa o emri yerine getirmeyebilirsiniz. Akrabalarınıza karşı kusurlu olmayın. Onların aleni zulmüne de razı olma. İki çizgi arasında durun. Ezmeyin, ezilmeyin; ara yerde inşallah iyi kul olursunuz.
Selamünaleyküm. Sizin bekar olmanız veya onun bekar olması durumunda evlenebileceğiniz derecede olan bir kadınla aynı evde, onun ev kıyafetleri içinde iken beraber olmanız doğru değildir. Evet, sizin veya onun şu anda zihin olarak bir sıkıntısı yoktur belki. Hatta birbirinizi kardeş gibi görüyorsunuzdur ama vakti gelince de evlenen evleniyor. Bu nedenle böyle karma bir ortam İslamî değildir. Niyetlerin, samimiyetlerin iyi olması hükmü değiştirmez. Şeriat'ımız, fertlerin özel durumlarına göre değil yaratılışımızın gerektirdiği genel yapımıza göre hüküm verir. Sizin evinizin mesela bayram ortamındaki tatlı manzaranın yıllarca devam etmesi, dedenizin o zevki yaşaması da iyi bir şeydir. Dolayısıyla sizin bir orta yol bulmanız gerekir. a- Kadınlar ve erkekler, evli olsun bekar olsun mümkünse ayrı salonlarda otursunlar. Yemekler ayrı yensin. Tuvalet, banyo ihtiyaçları müstakil bölümlerde giderilsin. b- Bu ölçüyü kurmak fiziki mekân olarak mümkün değilse, bayanlar bedenlerinin rahatlıkla incelenemiyeceği bir kıyafetle evde dolaşsınlar. Bu kıyafet, bir çeşit sokak kıyafeti olsun. Ama dikkat edildiğinde bir erkeğin zevk alacağı incelik ve dikkat çekicilikte olmasın. c- Böyle bir ortamı oluşturamıyorsanız, belki de bunu isteyen ayıplanıyorsa o takdirde Allah'tan korkan biri orada zorunluluk kadar bulunacak, tatilini başka bir yerde geçirecek. Hoş bir ortamda üç gün duracağız diye Rabbimizin gazabına muhatap olamayız.