Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Akraba ile ilişkilerde sılayı rahim Allah’ın emri olduğunu biliyoruz. Bu sebeple benim babamın anne tarafımla araları bozuk konuşmuyorlar. Aneminde bizimde anne tarafımızla ilişkimizi kesti gitmeyeceksiniz görüşmeyeceksiniz hatta yolda görseniz yolunuzu çevireceksiniz görmeden geçeceksiniz yoksa hakkımı helal etmem diyor. Bize yardımcı olur musunuz bu konuda babam kendi hakkını oraya koyuyor ne yapmamız lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Anneye ve babaya yaklaştıkça sıla görevimiz de büyür. Uzaklaştıkça da küçülür. Hala varken kuzene, kardeş varken enişteye sıra gelmez. Gelirse de öncekinden artarak gelebilir. Ama biz şunu da bilmeliyiz: Bütün insanlık bizim ilgi alanımızda olmalıdır.
Selamünaleyküm. Babanın işine ancak ikna ile müdahale edebilirsin. Onun vebali direk senden sorulmayacak. Düzeltmiş olman iyi olmuş. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Böyle bir tartışmaya girmemelisiniz. Babanızın yaptığı yanlış olabilir ama bu, onunla anneniz arasındadır. Size göre haklı belli olduğuna göre siz, fazladan karışmamalısınız.
Selamünaleyküm. Babanızın halanızla bağlantısı kardeşlik bağı ile oluşuyor. Sizin ise halalık yeğenlik bağı ile oluşuyor. İki ilişki arasında seviye farkı vardır. Bu seviyeleri şu şekilde sıralayabiliriz. Anne, Baba, Dede-nine, Kardeş, Babanın kardeşleri, annenin kardeşleri, Yakınlığına göre diğer akrabalar. Bu sıralamada bir üstte bulunan varken bir alttakine geçilmez yani bir sıralama söz konusudur. Siz de durumunuzu ona göre değerlendirirsiniz. Fakat, başkasının namazı sizin namazınızın yerine geçmeyeceği gibi, babanızın sılayı rahimi de sizin yerinize geçmez. Siz size ait olanı, becerebildiğiniz kadar yapacaksınız.
Aleykümselam. Sılayırahim, Allah'ın emirlerinden bir emirdir. Bu emre itaat etmek de görevimizdir. Eğer sözünü ettiğiniz gibi bir sıkıntı oluşacaksa bu emri, sıkıntısız konuma kadar erteleyebiliriz. Sılayırahimi ertelemenizde sakınca yoktur. Bu bir emri yok sayma değil tedbir almadır.
Selamünaleyküm. Siz aile ilişkilerinde üzerinize düşeni yapın, gerisinden mesul olmazsınız. Siz onlardan mesul olduğunuz kadar onlar da sizden mesuldürler. Herkes üzerine düşenden sorumlu olur.