Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam yayımlarınızı takip ediyoruz çok faydalı oluyor sormak istediğim şu bizim ailemiz çok geniş elhamdulillah akrabalıklarımızı gözetmeye çalışıyoruz. Bayramlarda falan toplandığımızda dede baba evlat torun 4 kuşak bir arada bulunuyoruz dedemizin evinde yiyip içip oturuyoruz kalıyoruz bu uzun senelerdir böyle. Allah'a şükür ailemiz dinden haberli. Biz çocukken de hep amca kızı hala kızı ile beraber oynardık otururduk şimdi de ahbablığımız devam ediyor ilişkilerimiz de normal düzeyde tokalaşma falan olmaz ama konuşuruz şakalaşırız.Yaş ilerledikçe evlenmeler falan da oluyor tabi aile genişliyor giderek. Haramlık helallik noktasında bu aynı odada salonda mesela kadınlar beraber bir tarafta erkekler bir tarafta oturmanın konuşmanın ve aynı sofrada yiyip içmenin hizmet etmenin hükmü nedir? Biz hep kardeş gibi yetiştirildik ve hep ölçülü olduk Allah'a şükür bir sıkıntı da yaşamadık. Ama okuyup dinlediklerimize göre bir de size danışalım dedik. Cevabınızı bekleriz. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah'ın haramlarından bir haramı kimsenin hatırı için kabullenemeyiz. Siz, helal arayışınızda samimi olduğunuza inanıyorsanız eğer, bütün akrabalarınızı karşınıza almaya da hazır olmalısınız.
Selamünaleyküm. Bir kadının, banyosu ve mutfağı ayrı olan bir evde eşi ile beraber kalmasını istemesi dinen hakkıdır. Bu hakkı nikâh masasında konuşarak iptal ettirmedikçe bir erkek yok sayamaz. Anne babalar, çocuklarına baskı yaparak gelinlerini emirleri altında tutmaya çalışırlarsa zulmetmiş olurlar. Gelin bu zulme itaat etmek zorunda değildir. Erkek, ortayı bularak durumu düzeltmek zorundadır. Allah’ın tanıdığı hakkı kimse alamaz. Buna örf ve saire alet edilemez. Erkek de, bu durumu ebeveynine nezaketle izah etmelidir. Hanımlar da bir gün kaynana olacaklarını düşünerek konuşmalı ve tavır koymalıdırlar. ‘Ben o zaman böyle yapar mıyım hiç?’ demeleri de inandırıcı olmaz. Zira onlara eziyet edenler de ‘ben öyle yapmam hiç’ diyorlardı. Nesiller arasındaki farklılığı aşmak neredeyse mümkün değildir. En ideal olanı, anahtarları farklı evlerde yaşamaktır. Bunu yaparken de, anne babanın kırılmayacağı ve hizmetinin aksamayacağı şekilde bir ortam oluşturmaktır. Yorulan ve sıkıntıya giren kesinlikle erkek evlat olacaktır. Bu sorunu, iki tarafı kırmadan çözmek zorunda olan erkektir. Kadın, yaparsa insanlığı gereği yapacaktır. Hukuki zorunluluğu yoktur. Elbette, bu sıkıntılara giren erkek de yaptığının Allah rızası için yapılacağını ve bundan ecir kazanacağını unutmayacaktır.
Selamünaleyküm. Sizin ve eşinizin aile büyüklerinden üç kişilik ya da beş kişilik bir heyet kurun. Onları sizin meseleniz hakkında karar vermeye mecbur tutun. Onların vereceği karara göre de ayrılabilirsiniz. Sabırlı olun, fevri karar vermeyin.
Aleykümselam. Şunu kati bir sonuç olarak bilin güzel kardeşim: Cephenin en önünde, savaşın da en çetin anındasın. Allah seni korusun, melekleriyle seni himaye etsin. Aman çok sabırlı ol. İstikrarlı bir iman hayatı yaşamaya bak. Ailen ne derse desin, evlenme sürecini başlat. Şu kadar ki, evliliğini duygusallığa esir etme. Yaşça senden daha olgun birileriyle istişare ederek kararlar ver. Sabırlı ol. Sabırlı ol. Oruç senin durumun için yetmeyebilir. Oruç normal durumlarda kalkan olarak yetebilir de senin durumun normal bir durum değildir. Ne bulunduğun ortam normaldir ne de ailenin anlayışı. Kendini ona göre ayarla. Bir cihadın ortasındasın, kaybetmek de senin elindedir, kazanmak da. Sabredeceksin, kazanacaksın. Ailenle sürtüşme ama kendini de harama kaydırma. Onların saygınlığını koru, harama karşı tedbirini de bırakma. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Evlilik böyle tereddütleri kaldırmaz. Ailenizden güvendiğiniz biri ile istişare edin. Bu işi ona gördürün, vereceği karara uyun; rahat edersiniz.
Aleykümselam. Bu cevabı lütfen eşinize de iletiniz. Sevgi kalpte oluşan bir histir, kanunla, emirle sevmek mümkün değildir. Bilhassa kadınlar arasında zorunlu sevgi yıkım nedenlerinden biridir. Kimse kimseyi sevmek zorunda da değildir, kavga etmeye de hakkı yoktur. Şu şekilde bir orta yol bulmalısınız, eşiniz ve siz bu orta yolla hareket ederek kurtulabilirsiniz. Aksi takdirde şeytan sizin huzurunuzu bozacak sebebi bulmuş olabilir, dikkat ediniz. Sözünü ettiğiniz akraba ile sosyal ilişkilerde dengeli ve gerekli kuralları işletin. Selam verin, selam alın. Yemek yiyin, yedirin. Hastayı ziyaret edin, sizi ziyaret etsinler. Yarım saatlik kısa ziyaretler yapın. Bunları isteseniz de istemeseniz de yapmak zorunda olduğunuzu bilin. Daha ötesine de gitmeyin. Uzun ziyaretlere gitmeyin. Bu akraba ile en az üç yıl, bir gün sürecek beraberlik, oturum yapmayın. Onlarla ilgili bir konuya girmeyin. Bunu eşiniz de yapsın, siz de yapın. Aksi takdirde kuyunuzu kendiniz kazıyorsunuz, bilesiniz.
baba konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İhtiyacı varsa, oğlunun da zorda kalması söz konusu değilse alabilir, oğlunun buna itiraz etme hakkı yoktur. İhtiyacı yokken alması doğru değildir.
Selamünaleyküm. Bi evlat, baba ile anlaşıp anlaşmama durumunda olmaz. Evlat babasının önünde itaat eder sadece. O size karşı kusurlu ise bu sizin yararınıza olacaktır. Zira Allah Teâlâ sizin hakkınızı ondan muhakkak alır. Ama siz ses yükselterek kendi hakkınızı da tüketiyorsunuz. Sabretmeli ve kazanmalısınız. Yapacağınız tek şey, sizi ses yükseltmeye teşvik edecek ortamlardan uzak durmanız olur.
Selamünaleyküm. Üzüp kırmanız dışında yaptığınız doğrudur, Allah niyetinizi kabul etsin. Katılım bankalarından biriyle bu işi yapmasını teşvik edin. Kabul etmezse siz kendinizi uzak tutun. O yaparsa o da sizi ilgilendirmez. Sözlü ikazın ilerisine gitmeyin. Allah sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Güzelim, bu kadar iyi hesap yapıyorsun da, anne babanın senin ahiretini düşünmelerindeki inceleiği neden anlamıyorsun? Evet, hesap artık senin hesabındır ama bir anne bir baba, namaz kaçıran oğulunu nasıl ihmal edebilir? Sen de baba olunca bak ne gariplikler yaşayacaksın. Anlıyorum, bu sözlerin senin bir isyan değil. Şeytan seni bir tür mantık oyunuyla oyalıyor. Sen tam aksine anne babanın ellerini öp, onların duasını al. İleride utanacağın sözler olur bunlar. Kimseye bunları açma. Sana dualar ediyorum. Allah zihnini keskin, amelini salih kılsın.
Selamünaleyküm. Babanızın hatasına karşı siz sadece fikrinizi beyan etmekle yetinebilirsiniz. Hatayı benimsemediğinizi, vebale ortak olmadığınızı ortaya koyun yeter. Babanız ve ona destek olanlar çağdaş vereme yakalanmışlar. Dua edin siz de onlar da kurtulsun.
Selamünaleyküm. Bir insanın bir babası olur; ikinci babanın yeri yoktur. Bizim örfümüzde eşler birbirlerinin babalarına 'baba' diye hitap etmektedirler. Bunun dini bir yönü yoktur. Örf bunu koymuştur; gerçek bir baba kastedilmediğinden kullanılması caiz olabilir ama mecburen kullanılır demek doğru olmaz. Yöresel şartlara da dikkat ederek kullanmakta yarar vardır. Bu kadar bir meseleden bir aile faciası üretmek de doğru olmayan bir davranıştır.