Fetva Meclisi
Soru
Selamen aleykum Nureddin Yildiz hocama bir sorum var. Baba oglunun kazancindan para alabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu paraları kullanmamayı tercih ediyorsak ki evla olan budur, herhangi birine vermemiz caiz olur.
Selamünaleyküm. Öyle olsa bile o riske girmeyin, babanızın şahsiyetini tehlikeye atmayın.
Aleykümselam. Bereketsiz bir harçlık alıyorsunuz ama sizin için babanıza olduğu gibi haram değildir o para.
Selamünaleyküm. Böyle birinden borç almanın ya da yanında çalışmanın sakıncası olmaz.
Aleykümselam. Alacaklının belli bir süre müsamaha etmesini Kur'an'ımız emretmektedir. Mü'min olarak da bu emre uymamız uygun olandır. Ancak borcu ile ilgilenmeyen böyle bir müsamahayı hak etmiyor olabilir. Bir de alacaklının da imkânı varsa bu müsamahayı gösterir. Mü'min insanın kalbini incitiyor olsa da hukuk yoluyla hakkın tahsil edilmesi yasak değildir.
Selamünaleyküm. Babanın işine ancak ikna ile müdahale edebilirsin. Onun vebali direk senden sorulmayacak. Düzeltmiş olman iyi olmuş. Allah yardımcın olsun.
baba konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bi evlat, baba ile anlaşıp anlaşmama durumunda olmaz. Evlat babasının önünde itaat eder sadece. O size karşı kusurlu ise bu sizin yararınıza olacaktır. Zira Allah Teâlâ sizin hakkınızı ondan muhakkak alır. Ama siz ses yükselterek kendi hakkınızı da tüketiyorsunuz. Sabretmeli ve kazanmalısınız. Yapacağınız tek şey, sizi ses yükseltmeye teşvik edecek ortamlardan uzak durmanız olur.
Selamünaleyküm. Üzüp kırmanız dışında yaptığınız doğrudur, Allah niyetinizi kabul etsin. Katılım bankalarından biriyle bu işi yapmasını teşvik edin. Kabul etmezse siz kendinizi uzak tutun. O yaparsa o da sizi ilgilendirmez. Sözlü ikazın ilerisine gitmeyin. Allah sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Güzelim, bu kadar iyi hesap yapıyorsun da, anne babanın senin ahiretini düşünmelerindeki inceleiği neden anlamıyorsun? Evet, hesap artık senin hesabındır ama bir anne bir baba, namaz kaçıran oğulunu nasıl ihmal edebilir? Sen de baba olunca bak ne gariplikler yaşayacaksın. Anlıyorum, bu sözlerin senin bir isyan değil. Şeytan seni bir tür mantık oyunuyla oyalıyor. Sen tam aksine anne babanın ellerini öp, onların duasını al. İleride utanacağın sözler olur bunlar. Kimseye bunları açma. Sana dualar ediyorum. Allah zihnini keskin, amelini salih kılsın.
Selamünaleyküm. Sizin bekar olmanız veya onun bekar olması durumunda evlenebileceğiniz derecede olan bir kadınla aynı evde, onun ev kıyafetleri içinde iken beraber olmanız doğru değildir. Evet, sizin veya onun şu anda zihin olarak bir sıkıntısı yoktur belki. Hatta birbirinizi kardeş gibi görüyorsunuzdur ama vakti gelince de evlenen evleniyor. Bu nedenle böyle karma bir ortam İslamî değildir. Niyetlerin, samimiyetlerin iyi olması hükmü değiştirmez. Şeriat'ımız, fertlerin özel durumlarına göre değil yaratılışımızın gerektirdiği genel yapımıza göre hüküm verir. Sizin evinizin mesela bayram ortamındaki tatlı manzaranın yıllarca devam etmesi, dedenizin o zevki yaşaması da iyi bir şeydir. Dolayısıyla sizin bir orta yol bulmanız gerekir. a- Kadınlar ve erkekler, evli olsun bekar olsun mümkünse ayrı salonlarda otursunlar. Yemekler ayrı yensin. Tuvalet, banyo ihtiyaçları müstakil bölümlerde giderilsin. b- Bu ölçüyü kurmak fiziki mekân olarak mümkün değilse, bayanlar bedenlerinin rahatlıkla incelenemiyeceği bir kıyafetle evde dolaşsınlar. Bu kıyafet, bir çeşit sokak kıyafeti olsun. Ama dikkat edildiğinde bir erkeğin zevk alacağı incelik ve dikkat çekicilikte olmasın. c- Böyle bir ortamı oluşturamıyorsanız, belki de bunu isteyen ayıplanıyorsa o takdirde Allah'tan korkan biri orada zorunluluk kadar bulunacak, tatilini başka bir yerde geçirecek. Hoş bir ortamda üç gün duracağız diye Rabbimizin gazabına muhatap olamayız.
Selamünaleyküm. Babanızın hatasına karşı siz sadece fikrinizi beyan etmekle yetinebilirsiniz. Hatayı benimsemediğinizi, vebale ortak olmadığınızı ortaya koyun yeter. Babanız ve ona destek olanlar çağdaş vereme yakalanmışlar. Dua edin siz de onlar da kurtulsun.
Selamünaleyküm. Bir insanın bir babası olur; ikinci babanın yeri yoktur. Bizim örfümüzde eşler birbirlerinin babalarına 'baba' diye hitap etmektedirler. Bunun dini bir yönü yoktur. Örf bunu koymuştur; gerçek bir baba kastedilmediğinden kullanılması caiz olabilir ama mecburen kullanılır demek doğru olmaz. Yöresel şartlara da dikkat ederek kullanmakta yarar vardır. Bu kadar bir meseleden bir aile faciası üretmek de doğru olmayan bir davranıştır.