Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam yaklaşık 2,5 yıldır evliyim fakat takriben ilk günlerden beri mutluluğu bir türlü yakalayamadık. Eşim çarşaflı sohbet veren birisi fakat ne benim nede ailemin hakları konusunda bir türlü ideali yakalayamadık. Bu konuda Allahın emirlerini biliyor fakat hiç uygulamadığı halde uyguladığını zannederek kendisini haklı görüyor. Oturup konuşamıyoruz sinir hastası durumunda olduğundan dolayı bağırıyor defalarca bağırmasından tüm apartman bizi dinledi. Hocam sözüm dinlenmiyor. Defalarca söylediğim şeyleri bile yapmıyor. Ailesiyle paylaşıyorum bu durumu ama sonuç yok. Bir defasında boşanmanın eşiğinden döndük birde kızımız var. Ailemle annem babam hariç görüşmüyor. Ben hastalık sahibi oldum sıkıntı stresten ne yapacağımı bilmiyorum. Sinir hastası olduğu için kendisine ve ailesine bir tedavi süreci başlatalım maddi veya manevi bu iş düzelsin dedim kabul etmediler. Düşünüyorum boşanmaktan başka çare gelmiyor aklıma ama onu da hem Allah rızası için hem de kızım için son sözü söyleyemiyorum. Evde huzur olmadığı için ister istemez göz dışarı kaçıyor ailemde boşanmamı istiyor. Çünkü gözlerinin önünde sıkıntıdan çöküyorum ne yapacağımı bilmiyorum hocam bana bir akıl verin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Aleykümselam. Evet bu sizin imtihanınız ama imtihanınızın gereği olarak oturup beklemeniz gerekmez. Eşiniz sizin anlattığınız kadarı ile doktor tedavisi görmesi gerekiyor. Eşinizin babası veya annesi ile ya da onun mecburen sözünü dinleyeceği biri ile bu işi çözmeye çalışın ve eşinizin acilen bir doktor tedavisi görmesini sağlayın. Oturup beklemeniz bir çözüm olmadığı gibi başınızı dertten de kurtaramazsınız. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Bu kadar erimeyin lütfen. Siz eğitimcisiniz. Olmayan şeylerin peşinde erimemelisiniz. Babadan başka kimsenin konuşma hakkı olmaz. Kız babaya evlenme ihtiyacını alenen söylesin. Babanın rızasını da aşabileceğini hissettirsin. Baba o zaman ya şununla evlen diyecek ya da evlenmeye kökten karşı çıkacak. Kökten karşı çıkarsa evlenir.
Aleykümselam. Ailenizle eşiniz arasında sizin tarafınız, açık bir zulüm olmadıkça eşinizin tarafı olması gerekir. En azından siz, olaya karışmayın. Sessiz kalın. Zamana yayın.
Selamünaleyküm. Evliliği sakın bir şirkete benzetmeyesin, evlilik dünya hayatının en çetrefilli işlerindendir. Hesapla, kitapla evlilik olmaz. Evlilik sabırla ve idareyle olur. O kadar sevdiğin eşini idare etmesini de bileceksin. Madem eşini seviyorsun biraz taviz ver ama bu taviz on beş gün başını alıp gitmesi olarak gerçekleşmesin. Esasen erkek ne kadar izin veriyorsa o kadar kalmalı kadın. Aynı il sınırları içinde iki veya üç gün normaldir. Fakat eşinin ayrı bir ev istemesi Allah'ın ona verdiği bir haktır, bunu da sen kısma. Bir de şunu bil ki, kırk kere evlensen önüne çıkacak sonuç üç aşağı beş yukarı böyledir, bilesin. Biraz idare et, biraz diş göster, biraz sabret, biraz görme, biraz duyma... İşte mutluluk!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Dört yıl bekleteceğiniz birine evlenmeyi teklif etmeniz doğru olmaz; erkek kadın ilişkisi bu kadar zaman risksiz kalamaz. Uzak durmanızı tavsiye ederiz. Evleneceğiniz zaman o da müsait ise evlenirsiniz.
Selamünaleyküm. Bu kelimeleri bu kadar uluorta kullanmamız doğru değildir. Önce mümin olmanın içini dolduracağız elbette. Gerekiyorsa da şehit olmak için çalışacağız ama ölmüş olmak için şehitliğe gitmek olmaz. Hakkı verilerek alınmış bir şehitliktin asıl olan.
Selamünaleyküm. İbadetler niyetle ibadet olur. Kimse kimsenin ibadetini yapamaz. Yapacaksa da, vekâlet verilebilecek bir ibadet ise onun vekâlet vermesi ile yapabilir. En başta kurbanlık alınırken verilen vekâlet kesmek için de yeterli olabilir. Özel bir daraltma yoksa o günkü vekâlet yeterlidir.
Selamünaleyküm. Borcu geciktirmenin günahı arkadaşınıza, faize bulaşmanın günahı da sizedir. İstiğfar edin. Eşyayı atmanız gerekmez ama istiğfar edin.
Selamünaleyküm. Bu, ürettiğiniz nesneye bağlıdır. Haram bir şey üretmedikçe sıkıntı yoktur. İşi bizzat gördükten sonra değerlendirme yaparsınız. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Özellikle isim vererek, 'filancaya selamımı söyle' diyene siz de söz verdi iseniz onu iletmeniz gerekir. Bunun dışında toplu selam tebliğlerinin bir bağlayıcılığı yoktur.