Fetva Meclisi
Soru
Hocam, akrabalık bağlarını güçlü tutmak, dinimizin emri olduğunu biliyoruz. Fakat bu bağların hangi şartlara göre daha güçlü olması gerekiyor. Mesela, bir halam var; namazında ve gıybet etmiyor. Diğer halam; namazını kılıyor, ama gıybet ediyor. Diğer halamda ne namaz kılıyor, ne de gıybet etmekten kaçınıyor. Şimdi namaz kılıp gıybet etmeyen halamla bağlarımın daha mı güçlü olması gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sılayırahim, dini değerlerimizdendir. Namaz gibi o da Allah'ın emirlerindendir. Şu kadar ki, şahsiyetimizi eritecek, bizi zorluklara itecek bir ilişki de mecburi değildir. Akrabalığımızın kıymetini bilmeyen, bizi kulluğumuzda sıkıntılı duruma düşüren şahsiyetlere karşı ise seviyeli bir tavır göstermemizde sakınca yoktur. Zira sılayırahim, zoraki sevmek, haftada bir ziyarete gitmek değildir. Sılayırahim, bağın kopmaması için asgari gerekleri yapmaktır. Selamı kesmeyin. Hastalıkla ve cenaze ile ilgilenin. Menfi konuşmalar yapmayın. Gıybet etmeyin, ettirmeyin. Gerginliği zamana yayarak azaltın... Bunlar yeter. Bunlardan sonra da belli bir seviyede mesafeli davranmanız hakkınızdır. Durumun düzeldiğini hissettiğinizde siz de mesafeyi yeniden ayarlarsınız.
Selamünaleyküm. Allah'ın bir emrini yerine getirmemiz sizi bir başka harama sevk ediyorsa o emri yerine getirmeyebilirsiniz. Akrabalarınıza karşı kusurlu olmayın. Onların aleni zulmüne de razı olma. İki çizgi arasında durun. Ezmeyin, ezilmeyin; ara yerde inşallah iyi kul olursunuz.
Elhamdülillah Müslüman olarak yaşıyoruz bu hayatı. Bazı insanlar Müslüman olduklarını söyleseler de hayatlarında Müslümanlığın izleri olmayabiliyor. Biz, çevremize göre bir İslam yaşayamayız. Dinimizin emirleri ve yasakları bellidir. Olağanüstü şartlar dışında ne insanlarla sürtüşürüz ne de erimeyi kabul ederiz. Şöyle yapınız: - Allah’ın açık bir emri olan sılayırahime karşı boynunuz eğilmiş olsun. - Allah’ın bir haramı ile karşı karşıya kaldığınız yerde sılayırahimi erteleyin. - Böylece sılayırahimi koparmamış ama harama da girmemiş biri olursunuz. - Bunu şöyle yapacaksınız: Buluşma yerinizde haram işleniyorsa ve siz o harama mani olamıyorsanız sılayırahimi telefon veya başka bir iletişim ile halledeceksiniz. Sizden muhakkak mekân beraberliği isteniyorsa TARTIŞMADAN VE ABARTMADAN gelemeyeceğinizi söyleyeceksiniz. - Bu da sizin bir yandan iyi mümin olma gayretinizi sağlayacak diğer yandan da muhataplarınızı dininizin emirlerine davet etmiş olacaksınız.
Selamünaleyküm. Babanızın halanızla bağlantısı kardeşlik bağı ile oluşuyor. Sizin ise halalık yeğenlik bağı ile oluşuyor. İki ilişki arasında seviye farkı vardır. Bu seviyeleri şu şekilde sıralayabiliriz. Anne, Baba, Dede-nine, Kardeş, Babanın kardeşleri, annenin kardeşleri, Yakınlığına göre diğer akrabalar. Bu sıralamada bir üstte bulunan varken bir alttakine geçilmez yani bir sıralama söz konusudur. Siz de durumunuzu ona göre değerlendirirsiniz. Fakat, başkasının namazı sizin namazınızın yerine geçmeyeceği gibi, babanızın sılayı rahimi de sizin yerinize geçmez. Siz size ait olanı, becerebildiğiniz kadar yapacaksınız.
Evet, böyle bir sıkıntı vardır. Bu sıkıntı bu zamanın en önemli meseleleri arasındadır. Ne yazık ki, din hakkında iyi durumda olduklarını zannedenler arasında bile bu gevşeklik izlenebilmektedir. Size tavsiyemiz şudur: a-Bu meseleyi sizin cihadınızın bir parçası olarak görün. Bunu başarmanızın sizin için takvaya yaklaşmak olacağını bilin. b-İkinci olarak da kaldıramayacağınız tavırlar ve sözlere girme yerine adım adım iş bitirin. Mesela telefonları yok sayma yerine selam ve gerekli sözlerle yetinen bir dönem yaşayın. Bir araya gelindiğinde hoş geldin diyen ama boş sözler olunca kalkan bir tavır gösterin. Böylece daha kolay geçiş yapacaksınız, zamanla da ikinci ve üçüncü merhaleleri kolaylıkla devreye sokacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Kuralımız şudur: Bir işi yaparken, o iş bir emir bile olsa açık bir haram işleyeceksek onu yapmayız. Sılayı rahim bizi bir harama kaydıracak ve biz de onu önleyemeyeceksek, sılayı rahimi terk ederiz. Yeter ki başka bir bahaneye bunu alet etmiş olmayalım. Bir de, haramları önlemek için mücadele etmemiz de gerekir. Önleme imkânımız yoksa yapacağımız budur.