Fetva Meclisi
Soru
Bu zamana kadar aile ve çevre tarafından kuzen ilişkilerine dikkat edilmemiş ve normal karşılanan biri ne yapmalıdır? Teyze oğluyla, amcaoğluyla, yani bizlere nikâh düşen insanlara karşı dikkatli olmalıyız. Fakat alışılagelmiş bu konuda kendimizi düzeltmek istiyorsak nasıl davranmalıyız? Örneğin, telefonla hal hatır sormak için aradığında tepkimiz ne olmalı? Akrabalar bir araya geldiğinde nasıl davranılmalı? Aynı ortamda oturuluyorsa ne yapılmalı? Çünkü geleneksel yaşayan ailemiz ve çevremiz olduğu için maalesef kuzenler kardeş gibi görülüyor ve dikkat edilmiyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Ev ve aile sınav yeridir. Kimin nasıl sınav olacağını bilemeyiz. Hedefimiz sınavımızı kazanmaktır. Yılmadan ve acele etmeden kazanma yolunda yürüyeceğiz. Bunun için: a- Evlatlıkta kusur etme. Melekler seni, eksik bıraktığın bir görevle ya da kaba davranışınla kaydetmesinler. Nazik olmayı ilke edin. b- Anne baba arasında asla hakem olma, savcı hiç olma. Onları tartışmalarında senden daha büyüklere sal. c- Anne veya babanın doğurduğundan nasihat alıp uygulamasını çok bekleme. Söylemen gerekeni bir kere söyle ve çekilmesini bil. d- Onlar için sürekli özel dualar yap. e- Anne veya babaya ya da ikisine karşı iki kulağını ve iki gözünü kullanma; tek kulak, tek göz ile ilgilen onlarla ki yaptıkları, konuştukları seni harap etmesin. f- Onlarla ilgili beklentilerini zamana yay, ani ve kesin sonuçlar bekleme. g- Kardeşler arasında tek görüşlü ortamı sağlamanın etkili olacağını bil. h- Aile içindeki sıkıntı akraba ve komşular arasında yayıldıkça yerleşeceğini ve bir tür benimseneceğini, düzelmesinin gitgide daha güç olacağını hiç unutma. Aile içi sıkıntıları mahrem tutun. Ailede harçlık alan biri olmamaya bak aksine aile bütçesine açık bir desteğin olsun, daha rahat anlaşılırsın. Allah yardımcınız olsun, umutsuz olmayın.
Şöyle bir kural belirleyin: Sılayırahim her durumda sizin görevinizdir. Hiç bir ayırım yapmadan yakınlık derecesine göre bütün yakınlarınızla ilgileneceksiniz. Akrabanız size yaklaştıkça bu görev de yoğunlaşacak, uzaklaştıkça da derecesi düşecek. Mesela halanız size çok yakındır. Dede ve nine ise daha yakındır. Hala oğlu ise uzaktır. Böyle bir yakınlık sıralaması yapın. İkinci nokta olarak da bu göreviniz, sizi bir günahla yüzleştirecekse görevinize mesafe koyun. Kızları ile sizi bir arada ağırlayan halanıza mesafe koyun. Gıybet edene biraz daha az mesafe koyun. Bu mesafeyi onun sebep olacağı günahın ağırlığı ayarlamış olsun.
Allah babanızdan razı olsun; dinini öne alarak hayatına yön vermeye çalışmış. En azından niyeti ile kazanacaktır diye umuyor ve dua ediyorum. Böyle bir uygulamayı yaparken ölçüde aşırı olmuş da olabilir. Tamamen kâfir olanla bile bir nebze bırakılması gereken bir çizgiden söz edebiliriz. Siz babanızın emrinde olduğunuz sürece ona itaat edin, kendiniz müstakil bir ev sahibi olduğunuzda ise helal/haram sınırlarını kollayacak ve itidali bırakmayacak bir çizgi oluşturursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Sılayırahim, dini değerlerimizdendir. Namaz gibi o da Allah'ın emirlerindendir. Şu kadar ki, şahsiyetimizi eritecek, bizi zorluklara itecek bir ilişki de mecburi değildir. Akrabalığımızın kıymetini bilmeyen, bizi kulluğumuzda sıkıntılı duruma düşüren şahsiyetlere karşı ise seviyeli bir tavır göstermemizde sakınca yoktur. Zira sılayırahim, zoraki sevmek, haftada bir ziyarete gitmek değildir. Sılayırahim, bağın kopmaması için asgari gerekleri yapmaktır. Selamı kesmeyin. Hastalıkla ve cenaze ile ilgilenin. Menfi konuşmalar yapmayın. Gıybet etmeyin, ettirmeyin. Gerginliği zamana yayarak azaltın... Bunlar yeter. Bunlardan sonra da belli bir seviyede mesafeli davranmanız hakkınızdır. Durumun düzeldiğini hissettiğinizde siz de mesafeyi yeniden ayarlarsınız.
Kıymetli kardeşim, elbette ki meramını ifade edip rahatsız olduğun bu duruma müdahale etmelisin. Ama bu durum kadar önemli olan bir diğer durum da bunu en güzel bir dille ifade edebiliyor olman. Meramını ve rahatsızlıklarını, karşı tarafı incitmeden, kabul edilebilir bir şekilde ifade etmek büyük bir sanattır. Ve her Müslümanın bu sanatı becermesi gerekir. Siz de bu konuda gerekirse konuşmalar hazırlayıp en güzel şekilde ifade etmeye çalışın. Empatik, ben dili kullanılarak yapılan bir konuşma inşaallah etkili olacaktır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kuzenlerinle savaşman gerekmez. Evlenmenle beraber adım adım mesafe koyarsın. Bir zaman sonra onlar yeni durumu kabullenmeye mecbur olurlar. Bir de onlarla bulunmak zorunda kaldığın zamanlarda dini meseleleri gündeme getir. Hem tebliğ yapmış olursun hem de saha karşı seviye belirlemiş olurlar. Allah'a emanet olasın.
akraba ilişkileri konusundaki diğer fetvalar
Bağlantıyı kesmeyin; mümin olmadığını anladığınıza, o seviyede, hata ettiğini anladığınıza da onun seviyesinde muamele edin.
Birinci dereceden akraba ile ilişkiyi kesmek büyük günahtır. Buradaki ilişkiyi kesmek selam vermemek, hastalığı ile ilgilenmemek, insanî ilişkileri yok saymak düzeyindeki tavır içindir. Mesafe koymak, seviyeli ilişki sürdürmek ilişki kesmek değildir. Ve bu sadece birinci derecedeki akrabalar içindir.
Selamünaleyküm. Sadece kredi ile geçinir bir durumları varsa gelirlerinin tamamı haramdan ise böyle yaparsınız. Aksi takdirde onlarla bağını sıfırlayacak bir tavır içinde olmaman daha iyi olur. Sen de konuyu tek gündem olarak ele alma, bıktırıcı olma.
Selamünaleyküm. Sılayı rahim, Allah'ın farzlarından bir farzdır. Her farz gibi onu da mümin kimliğimizle sahipleniriz. Ancak kimliğimizin tabii gereklerinden biri de şudur: Bir farzı yerine getirmemiz eğer bir harama bulaşmamıza neden oluyorsa o farzı yerine getirmeyiz. Verdiğiniz örnekte açık bir şekilde bir farz uğruna haramlarla iç içe olma durumu vardır. Ölçülü bir mesafe koymanın gerektiğini düşünürüz.
Selamünaleyküm. Dayılar ve amcaların hanımları size yabancıdır, ellerini tutamazsınız.