Fetva Meclisi
Soru
Dayımın amcamın hanımları bana mahrem mi namahrem mi? Tokalaşmam haram mı? Ben 17 yaşındayım yengelerim yaşlı değiller.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Amcanızın veya dayınızın eşi, sizin için yabancı durumundadır. Sokaktaki biri ile onlar aynıdır. Asla tokalaşmayın. Asla sarılmayın. Eşleri sağ veya ölü olsun, durum değişmez.
Selamünaleyküm. Allah'ın çizgilerini aşma! Anne babanı üzme! İkisi karşılaşırsa; - Mubah işlerde anne babayı tercih et. - Haramlarda ve farzlarda kimseyi takma. Mekruhları haram olarak görme.
• Dayının eşi, • Annenin dayısının eşi, amcanın eşi, • Dayı kızları, amca kızları mahrem değildir. Mahrem olmadıkları için de onlarla tokalaşamazsınız.
Dayı ve amca hanımı, dayı ve amca hanımı olma nedeniyle bir mahremiyet oluşturmaz. Ellerini öpemezsiniz. Seksenli yaşlarından sonrası için bir öpme ruhsatı olabilir.
Selamünaleyküm. İlim, fen, okumak bilmem. 'Allah'ın dinine uyanı alır gerisini isteyerek almam' bildiğim budur. İlim serbesttir ama bir harama bulaşılacaksa onu da istemeyiz.
Aleykümselam. Haramı izlemeniz de haram olur.
akraba ilişkileri konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sılayı rahim, Allah'ın farzlarından bir farzdır. Her farz gibi onu da mümin kimliğimizle sahipleniriz. Ancak kimliğimizin tabii gereklerinden biri de şudur: Bir farzı yerine getirmemiz eğer bir harama bulaşmamıza neden oluyorsa o farzı yerine getirmeyiz. Verdiğiniz örnekte açık bir şekilde bir farz uğruna haramlarla iç içe olma durumu vardır. Ölçülü bir mesafe koymanın gerektiğini düşünürüz.
Selamünaleyküm, Babanızın gazabını çekecek işleri yapmadan farz olan sılayı rahimi sürdürebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Sadece kredi ile geçinir bir durumları varsa gelirlerinin tamamı haramdan ise böyle yaparsınız. Aksi takdirde onlarla bağını sıfırlayacak bir tavır içinde olmaman daha iyi olur. Sen de konuyu tek gündem olarak ele alma, bıktırıcı olma.
Evet, böyle bir sıkıntı vardır. Bu sıkıntı bu zamanın en önemli meseleleri arasındadır. Ne yazık ki, din hakkında iyi durumda olduklarını zannedenler arasında bile bu gevşeklik izlenebilmektedir. Size tavsiyemiz şudur: a-Bu meseleyi sizin cihadınızın bir parçası olarak görün. Bunu başarmanızın sizin için takvaya yaklaşmak olacağını bilin. b-İkinci olarak da kaldıramayacağınız tavırlar ve sözlere girme yerine adım adım iş bitirin. Mesela telefonları yok sayma yerine selam ve gerekli sözlerle yetinen bir dönem yaşayın. Bir araya gelindiğinde hoş geldin diyen ama boş sözler olunca kalkan bir tavır gösterin. Böylece daha kolay geçiş yapacaksınız, zamanla da ikinci ve üçüncü merhaleleri kolaylıkla devreye sokacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Sılayırahim, dini değerlerimizdendir. Namaz gibi o da Allah'ın emirlerindendir. Şu kadar ki, şahsiyetimizi eritecek, bizi zorluklara itecek bir ilişki de mecburi değildir. Akrabalığımızın kıymetini bilmeyen, bizi kulluğumuzda sıkıntılı duruma düşüren şahsiyetlere karşı ise seviyeli bir tavır göstermemizde sakınca yoktur. Zira sılayırahim, zoraki sevmek, haftada bir ziyarete gitmek değildir. Sılayırahim, bağın kopmaması için asgari gerekleri yapmaktır. Selamı kesmeyin. Hastalıkla ve cenaze ile ilgilenin. Menfi konuşmalar yapmayın. Gıybet etmeyin, ettirmeyin. Gerginliği zamana yayarak azaltın... Bunlar yeter. Bunlardan sonra da belli bir seviyede mesafeli davranmanız hakkınızdır. Durumun düzeldiğini hissettiğinizde siz de mesafeyi yeniden ayarlarsınız.
Bağlantıyı kesmeyin; mümin olmadığını anladığınıza, o seviyede, hata ettiğini anladığınıza da onun seviyesinde muamele edin.