Fetva Meclisi
Soru
İki ablamın da kocası taraflarında kredi normal karşılanıyor ve kullanılıyor. Ben onlara çok fazla söyleyip hatırlatsam bile hala devam ediyorlar. Ben onların evinde yemek yemek istemiyorum ve ailem tarafından dışlanıyorum. Onları küçümsediğimi söylüyorlar, ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Daireyi almanızda sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Kalbiniz rahat ise, dedeniz onu faizli paradan verdi diye iade etmeniz gerekmez. Dedeniz yaşıyorsa ona durumu iletin, müdahale etsin. Yoksa siz, onlara vebale girmemelerini durumun böyle olduğunu anlatın ve işinize bakın.
Selamünaleyküm. Siz bunun hatalı olacağını söyleyin, alma işine karışmayın. Sorumluluktan kurtulursunuz.
Evinizi geçindirmek zorunda olan babanızın bulaştığı haram bir işle elde ettiği rızık kız çocuğu olarak sizin ve annenizin yemesinde eğer bu duruma sizin aleni bir rızanız yoksa inşaallah sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Siz yine de babanızı tatlı dille ikaz etmeyi ihmal etmeyin.
Selamünaleyküm.Aileniz, dışarıda yatıp kalacak kadar zorda iseler kredi almaları caizdir. Böyle bir durum yoksa, elinizden geldiği kadar haramlarına alet olmayın.
Böyle bir iyilik olmaz. Ne faize bulaşın ne de hayır yapın.
akraba ilişkileri konusundaki diğer fetvalar
Evet, böyle bir sıkıntı vardır. Bu sıkıntı bu zamanın en önemli meseleleri arasındadır. Ne yazık ki, din hakkında iyi durumda olduklarını zannedenler arasında bile bu gevşeklik izlenebilmektedir. Size tavsiyemiz şudur: a-Bu meseleyi sizin cihadınızın bir parçası olarak görün. Bunu başarmanızın sizin için takvaya yaklaşmak olacağını bilin. b-İkinci olarak da kaldıramayacağınız tavırlar ve sözlere girme yerine adım adım iş bitirin. Mesela telefonları yok sayma yerine selam ve gerekli sözlerle yetinen bir dönem yaşayın. Bir araya gelindiğinde hoş geldin diyen ama boş sözler olunca kalkan bir tavır gösterin. Böylece daha kolay geçiş yapacaksınız, zamanla da ikinci ve üçüncü merhaleleri kolaylıkla devreye sokacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Sılayırahim, dini değerlerimizdendir. Namaz gibi o da Allah'ın emirlerindendir. Şu kadar ki, şahsiyetimizi eritecek, bizi zorluklara itecek bir ilişki de mecburi değildir. Akrabalığımızın kıymetini bilmeyen, bizi kulluğumuzda sıkıntılı duruma düşüren şahsiyetlere karşı ise seviyeli bir tavır göstermemizde sakınca yoktur. Zira sılayırahim, zoraki sevmek, haftada bir ziyarete gitmek değildir. Sılayırahim, bağın kopmaması için asgari gerekleri yapmaktır. Selamı kesmeyin. Hastalıkla ve cenaze ile ilgilenin. Menfi konuşmalar yapmayın. Gıybet etmeyin, ettirmeyin. Gerginliği zamana yayarak azaltın... Bunlar yeter. Bunlardan sonra da belli bir seviyede mesafeli davranmanız hakkınızdır. Durumun düzeldiğini hissettiğinizde siz de mesafeyi yeniden ayarlarsınız.
Bağlantıyı kesmeyin; mümin olmadığını anladığınıza, o seviyede, hata ettiğini anladığınıza da onun seviyesinde muamele edin.
Birinci dereceden akraba ile ilişkiyi kesmek büyük günahtır. Buradaki ilişkiyi kesmek selam vermemek, hastalığı ile ilgilenmemek, insanî ilişkileri yok saymak düzeyindeki tavır içindir. Mesafe koymak, seviyeli ilişki sürdürmek ilişki kesmek değildir. Ve bu sadece birinci derecedeki akrabalar içindir.
Selamünaleyküm. Sılayı rahim, Allah'ın farzlarından bir farzdır. Her farz gibi onu da mümin kimliğimizle sahipleniriz. Ancak kimliğimizin tabii gereklerinden biri de şudur: Bir farzı yerine getirmemiz eğer bir harama bulaşmamıza neden oluyorsa o farzı yerine getirmeyiz. Verdiğiniz örnekte açık bir şekilde bir farz uğruna haramlarla iç içe olma durumu vardır. Ölçülü bir mesafe koymanın gerektiğini düşünürüz.
Selamünaleyküm. Dayılar ve amcaların hanımları size yabancıdır, ellerini tutamazsınız.