Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz küçüklükten bu yana akrabaların hemen hemen hiçbiriyle görüşmüyoruz. Nedeni ise hem birbirimize uzağız hem de onlar İslam’dan biraz uzaklar. Babamın kesin ve net bir tavrı var görüşmememiz için, onların düşünce ve yaşam tarzlarını beğenmiyor. Hem anne hem de kendi tarafıyla görüştürmedi. Bizler de hal hatır soracak kadar bile samimi olamadık. Annem şu an ailesiyle telefonla görüşüyor çoğu zaman veya hastaneye gelecekleri zaman gidip ziyaret eder ve yardımcı olur. Bizim bu konuda hiç rolümüz olmuyor. Sizin sılayırahim içerikli yayınladığınız bir konuşmanızdan çok etkilendim ve bu konuda hem suçlu hem de üzerime düşen vazifeyi yapmamış gibi hissettim. Siz ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, Senin bu sorunun bizim yardım edebileceğimiz bir sorun değildir. Babanız sizi tehdit ederken veya anneniz baskı yaparken ne akla ne de örfe uygun olanı yapıyor. Dine göre ise zaten asla caiz olmayacak bir tutum içindedirler. Bu nedenle bizim size dinen bağlayıcı bir cevap vermemizin anlamı olmaz. Evet, dinimize göre siz haklısınız. Baba ve annenizin yaptığı zulümdür. Onların zulmüne itaat etmeniz de gerekmez. Tavsiyemiz ise şudur: Önce halanıza yaptığının zulüm olduğunu, evlenmenin ötesinde bir kasıtları olup olmadığını sorun veya bir akrabanız aracılığı ile sordurun. Babanıza tavrınızı açıkça ama nezaketle söyleyin. Gerekirse devlete müracaat ederek kendinizi koruma altına alın. Bir de özellikle şeytanın sizi bir tuzağa düşürmemesi için aman çok dikkat edin. Allah yardımcınız olsun kızım. Biz sana dua ederiz.
Sen ve o, Allah katında iki ayrı kimliksiniz. İkinizin de hesabı farklı farklı olacaktır. Bir de birbirinize karşı bir hukukunuz vardır. Sizin önceliğiniz ikinizin arasındaki hukuku incitmemek olacak. Ona dikkat edin. Bu da size düşen evlatlık vazifesini iyi yapmaktır. Onun Rabbi ile olan alakasındaki sıkıntıları da o düşünecek. Böylece sen, o kaybetti diye kaybeden biri olmayacaksın biiznillah. Elbette babanız için dua da edin.
Gerçekçi olun; hiçbir anne baba kolay kolay doğurduğundan nasihat almak istemez. Bunu bilin. Sizdeki gelişmeyi onlardan belki yıllar sonra bekleyebilirsiniz. Kendinizi geliştirin, imanınızı ve ibadetinizi takviye edin. Bir noktaya geldikten sonra onların imrenip senin gibi olmaya çalıştıklarını göreceksin biiznillah. Kendindeki gelişme hızını onlarda ararsan sadece kaybedersin onları.
Anne ve babanıza siz olabildiğince iyi davranın. Onların gönüllerini yatıştırın. Onlara daima moral ve umut verin. Onları kıracak üzecek bir şeyi asla yapmayın. Ablanızla münakaşaya girmekten sakının. Siz doğru bir hayat çizgisini koyup ona odaklanın. Ona şu halde yapabileceğiniz en iyi yardım, sessiz ama güçlü bir örnek olmaktır. Yapabilirseniz onu salih insanlarla tanıştırıp arkadaşlık kurmalarını ve kendisine örnek alabileceği kişileri örnek alıp kendine dair düzelmelere teşvik olmasını sağlamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bacım, size tavsiyem şudur: Eşinizle direkt siz bu konuları konuşmayın artık. O size karşı inatlaşma yoluna girmişe benziyor. Onu etkileyebilecek başka arkadaşları üzerinden, çevresi ile etkilemeye çalışın onu. Mesela namaz kıldığı caminin imamına söylemeye çalışın. Biraz uzun zaman alır ama böylesi sizin için daha güvenlidir. Bir zaman siz onunla bu konuları hiç konuşmayın. Daha sonra sözünüzün etkisini artırdığını göreceksiniz. Dua etmeyi de ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Kızın ailesine -hâlâ cevap vermedilerse- son bir haber daha gönderebilirsiniz. Son cevaplarının ne olduğunu öğrenmek istediğinize dair bir haber ilettikten sonra gelen cevaba göre yönünüzü tayin etmelisiniz. Cevabın içinde derin anlamlar aramak, farklı ihtimallerin peşinde koşmak veya ertelenmiş bir cevabın sizdeki maliyetini küçümsemek size faydadan çok zarar getirir gibi duruyor. Bu süreci daima ailenizle ve bu konuda sizden daha tecrübeli kişilerle istişare ile yürütmeye çalışın. Süreci tek başınıza götüremezsiniz. Duygularınıza da kapılmayın böylece. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
akrabalık konusundaki diğer fetvalar
Biz bütün insanları insan olarak kardeşimiz biliriz. İyilik eder iyilik bekleriz. Zarar vermez zarar da görmemeye çalışırız. İnsanların içinden mü'min olanlarla iman kardeşliğimiz vardır. Birbirimizi sever sayarız, iyilik eder iyilik bekleriz. Hayırda yarışırız. İnsanların içinden mü'min olanları özele ayırdığımız gibi mü'minlerin içinden de akrabalık bağımız bulunanları daha özele alırız. Onlarla daha yakın ve daha köklü ilişkiler içinde olmaya çalışırız. Bir sebeple bir arada bulunmamız, karşılıklı sevgi ve saygıyı oluşturamaz isek bu sefer MESAFELİ VE SEVİYELİ bir ilişki içinde oluruz. Kötülük etmez, kötülük yapılmasına izin vermeyiz. Sabrederiz. Sabrımızın karşılığını da Allah’tan bekleriz. Bu MESAFELİ ve SEVİYELİ ilişkiyi sürdürmeyi de zorunlu görürüz. Bu noktadan daha aşağısı yoktur. Bu noktada olmanın da vebali yoktur.
Anne babanız, dini bir hassasiyetten ötürü dargın bulunuyorlarsa bu sizin de dargın olmanızı gerektirir. Beşeri bir gerekçe ile dargınlıkları var ve bunu size de emrediyorlarsa siz Allah'ın emri ve anne baba emri ile kesişeceksiniz demektir. Allah sılayırahimi, onlar ise sılayırahimi kesmeyi emretmektedir. Elbette Allah ne emretti ise onu yapmanız gerekir. Bu arada anne babanızı da üzmeme yöntemi geliştirebilirsiniz. Mesela akrabalarla selamlaşma ve farz ilişki düzeyinde kalırsınız. Anne babanızın gözü önünde yapmazsınız. Böylece fitneyi körüklememiş olursunuz. Şunu da unutmayın: Amca akrabadır. Kuzen de akrabadır. Amca yüzde yüz akrabadır, kuzen ise yüzde elli bile mesela değildir. Buna göre bir değerlendirme yapın. Akraba diyerek hepsini aynı kefeye koymayın.
Sizin onlarla olan ilişkilerinizi azaltmakta fayda var. Fakat kocanız ailesi ile olan iletişimi en azından farz düzeyi sağlamalı. Bu da ailesini ihtiyaç halinde veya terk edilmiş bir halde bırakmamak, onları kalbi kırık gönlü buruk bırakmamaktır. Bu noktada belki türlü stratejik davranışlarla hem asgari ilişkiyi korumuş olur hem de tehlikeli olabilecek işlerden de uzak durmuş olur. Bu stratejiyi de kendi ailesi özelinde yapabilir. Mesela sık ama kısa ziyaretler bir seçenek. Veya ziyaret esnasında böyle şeylerin konuşulmamasını sağlayıcı adımlar atmak da bir seçenek. Bunun dışında müdahale edemeyeceğiniz noktalar için de Allah'a sığının. Siz bu olaylarda yıkıcı, ayırıcı taraf olmayın. Yoksa faturanın size kesilmesinden korkulur. Allah yardımcınız olsun. Allah' emanet olun.
Cedelleşmeye girme asla. Mazeret belirt ve katılma. Tartışma onlardan önce seni yıpratır. Dert etme ve yürüyüşüne devam et.
Dayı/amca eşi mahremiyet açısından yabancı hükmündedir. Ayın mekânda dayı/amca da varsa halvet olmaz ama tokalaşma caiz değildir. Bunun haricinde elbette akrabalık bağının gereği saygı ve alaka gösterilecektir.