Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim eşim insanların lafına çok önem veriyor. Akrabaları, annesi, babası, ablaları yani herkes onu arıyor ve Türkiye’de daireleri yok diye eşimi küçük görüyorlar. Eşim de bu durumdan çok rahatsız. Bu yüzden hep kumar ve iddia oynuyor. Sürekli tartışıyorum onunla ve benden artık nefret ediyor. Zannediyor ki ben onun bir şeye sahip olmasını istemiyorum. Namazını kılıyor çok şükür ama bunların yanı sıra çok gıybet de yapıyor. Ben sadece bu haramlara bulaşmasını istemiyorum. Bana lütfen bir yol gösterin hocam. Allah sizden razı olsun çünkü sizi dinlemeye başladığımdan beri çok şey öğrendim.
Cevap
Benzer fetvalar
Gerçekçi olun; hiçbir anne baba kolay kolay doğurduğundan nasihat almak istemez. Bunu bilin. Sizdeki gelişmeyi onlardan belki yıllar sonra bekleyebilirsiniz. Kendinizi geliştirin, imanınızı ve ibadetinizi takviye edin. Bir noktaya geldikten sonra onların imrenip senin gibi olmaya çalıştıklarını göreceksin biiznillah. Kendindeki gelişme hızını onlarda ararsan sadece kaybedersin onları.
Anladım bacı, eşinizi anladım. Evet, sıkıntılı bir eş ama atılacak ve yok kabul edilecek biri değil anlaşılan. Bir kere de olsa seccadenin başına geçmesi bile büyük bir nimet. Siz eşinizi düzeltemezsiniz. Yapacağınız şey şudur: Onun bu yönlerini görmeyin, duymayın, ilgilenmeyin. Siz ondan sorumlu değilsiniz zaten. Aile içi huzurunuza bakın. Biraz daha yaşlanınca inşaallah daha iyi ve daha faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
Size yanlıştasınız diyemem ama bunu huzurunuzun kaybolma nedeni olarak büyütebilirsiniz, dikkat edin. Eşinizle açık bir şekilde konuşun. İçinizdeki huzursuzluğu iletin. Sabırlı olun. Hemen düzelmesini beklemeyin. Bir zaman sonra rahatlayacağınızı göreceksiniz. Özet olarak söylemek istediğim şudur: Karşınıza dini almış duruma düşmemelisiniz. Kadın olarak beklentinizde haklısınız ama o da yanlış bir yerde değil esasen. Bir dengeleme hatası yapmaktadır. Nasihat ve rica ile düzelecektir. Tatlı konuşun. Rica etmesini bilin. Allah yardımcınız olsun.
Allah babanızdan razı olsun; dinini öne alarak hayatına yön vermeye çalışmış. En azından niyeti ile kazanacaktır diye umuyor ve dua ediyorum. Böyle bir uygulamayı yaparken ölçüde aşırı olmuş da olabilir. Tamamen kâfir olanla bile bir nebze bırakılması gereken bir çizgiden söz edebiliriz. Siz babanızın emrinde olduğunuz sürece ona itaat edin, kendiniz müstakil bir ev sahibi olduğunuzda ise helal/haram sınırlarını kollayacak ve itidali bırakmayacak bir çizgi oluşturursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Eşiniz ve siz bir aile danışmanına gitmelisiniz. Eşiniz de bir insan olarak hata ettiğini anlamayabilir. Ola ki nasihat ona etki eder. Umudunuzu kesmeyin. Düzelebileceği ve eli açık duruma gelebileceği umudu ile sabredin, nasihat edin, çevresinin daha güzel insanlardan olması için uğraşın. Bir de işi inatlaşmaya kaydırmamak için dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Allah yardımcınız olsun. Bu gelişmeden asla vazgeçme ama zamana yay. Mesela bir haftada planlanabilecek bir şeyi bir aya yay. Acele etme ki kökten kaybetmeyesin. Ne annenle ne eşinle bir şey tartışma. Onlar itiraz ettikçe sen sus ve dinle sadece. Zamanla seninle onlar da tartışmayacaktır ve biraz zaman alacak ama sen hedefine ulaşacaksın biiznillah. Sabreden kazanır biiznillah.
aile konusundaki diğer fetvalar
Sadaka, dinimizin bize öğrettiği en mühim nefis terbiyesi vesilesi ve Allah’a yaklaştıran en önemli nafilelerden biridir. Sadakanın faziletini konuşmamıza hacet yoktur. Bununla beraber şunu da bilmeliyiz: Ailemizin geçindirilmesi ve benzeri görevlerimiz sadaka vermemizden daha önemsiz şeyler değildir. Bu bir. Bir de, günümüzde suiistimal edilen en önemli alanlardan biri sadakadır. Bir tür sadaka sömürüsünden söz edebiliriz. Bu nedenle sadakayı kurumsallaştırmamızda yarar vardır. İtimat ettiğiniz bir vakıf veya derneğe verebileceğiniz kadar sadakayı vererek hem bu sıkıntıdan kurtulursunuz hem de sadaka kazancınızı kaybetmemiş olursunuz. Böyle bir yol bulmaya çalışın. Allah yardımcımız olsun, ibadetlerimizi kabul buyursun.
Allah bizi takatımız kadar sorumlu tutar. Kardeşimiz, elinden geleni yapsın. Bu nedenle ailesi ile kavga etme durumuna gelmesin. Diretsin. En asgari ne yapabiliyorsa onu yapsın. Ne kadar yapmak istedi ne kadar da gevşek bıraktı onu Allah görür, bilir. Allah da kuluna yeter.
Muhakkak bir psikolog desteği almalısın. Öncelikle o görevi yap sonra onların raporu ile beraber bize yaz.
Namaz kaçırma başta olmak üzere dini vazifelerde aksatma/hafifletme gibi sorunlar bu hayatın sorunlarındandır. Şu toplumda “iyi Müslüman” olarak bilinenler dâhil olmak üzere belki üç beş kişi bu ve benzeri sorunları yaşamıyordur. Hayat yürüyüşü başlı başına bir sınavdır. Bu sınavın en çok karşılaşılan türlerinden biri de ibadetlerde dünkü hassasiyetin bugün olmayışı veya korunamayışıdır. Allah Teâlâ hepimizi dininde sabit kılsın. Âmîn. Şu planlama ile biiznillah sorun kısa vadede atlatılır: Bizim bir ibadet boyutumuz var bir de itikat boyutumuz. İbadetlerde bu tür eksiklikler, aksaklıklar hayatın akışı içerisinde doğal kabul edilebilir. Aynı doğallığı itikada akit noktalarda asla kabul edemeyiz. Örneğin: Namaz aksatmak telafisi olabilir veya zamana yayılarak toparlanabilir bir durumdur ama bu namaz kaçırmayı bir hak gibi görmenin, boyun büküklüğü nedeni olarak anlamamanın hiçbir kabul edilirliği yoktur, olamaz da. İki konum arasındaki farkı bilebilen mü'min biiznillah yükselişe devam ediyordur. Mesela namaz kaçırmaya veya zikir eksikliğine gösterilen tepki gidişatın yönünü de gösterir. Sabah uyandığında namazın kaçtığını anlayınca "zaten yorgundum.." diye öne çıkan refleks var, "inna lillahi ve inna ileyhi raciûn" diyerek ürperen kalbin sahibi olmak var. İkisi arasındaki fark iyileşme umudu olan hasta ile umudu tükenmiş hasta arsındaki fark gibidir. Namaz veya diğer ibadetlerden kaçanın/ihmal edilenin/ hafifletilenin yerine ilk fırsatta telafisini yapmak gerekir; yarayı açık bir şekilde kanamaya bırakmadığımız gibi zayi olan ibadetin telafisini de geciktirmemek gerekir. Bu tür sorunları asla aile içi tartışma konuları arasına sokmamak gerekir. Şeytana aradığını vermek yerine dua ve istiğfar ile yola devam edilmelidir. Hiç akla gelmez bir menfezden şeytan çözülemez bir problem üretebilir maazallah. Benim bizden sonra gelen kuşakların bu tür ihmalleri ve hataları etrafında gözlemlediğim hususlardan biri de kaçan namazların her birini dini zayıflatmak için makul bir gerekçeye dönüştürmeleridir. Örnek olarak da şunu zikredebilirim: İki aydır haftada üç kere namaz kaçıran birisi olduğuma göre benim artık faizli bir işlem yapmam da normal olmalıdır ya da normaldir, yuvarlandık bir kere… Tarzındaki eriyiş veya kadın ise başını açmayı, tesettürünü azaltmayı normal görmesidir. Bu tam anlamıyla bir yuvarlanıştır, çöküştür maazallah. Bunun dışında devam edin. Çokça dua edin, istiğfar edin. Sabredin. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.
Bacım, Allah yardımcın olsun. Namaz konusunda sabırla ve nezaketle mücadele etmeni tavsiye ederim sana. İnkâr etmediği sürece bunu boşanma nedeni yapmaman daha iyi olur. Sigara ise insan sağlığı ile alakalı bir meseledir. İçmeyenin de içen gibi zehirlendiği bir nesne olduğu için bunu ayrılma nedenine kadar götürmen senin hakkındır kanaatindeyiz. Yalnız bunu yapmadan önce bütün ahlaki ve sosyal yöntemleri bitirmiş olman senin lehine olur. Onunla daha geniş ve rahat bir ortamda görüş. Ailesini devreye sok. Meseleyi doktor istişaresine gerekli olursa aile danışmanına götür. Çarenin bittiği yerde sen haklısın.
Senin ailevi özel durumunu sen bilebilirsin. Bize göre çalışmamanız gerekir. Hiçbir yerde çalışmamalısınız, evinizin kraliçesi olmalısınız. Sizin özel durumunuz çalışmanızı gerektiriyorsa, harama bulaşmayacağınız bir yeri ya da en azından daha az risk taşıyan yeri bulmalısınız. Devlet dairesi olması o kadar önemli değildir.