Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim eşim çok boş bir hayat yaşıyor ve ben bu durumdan gerçekten çok yoruldum. Bazen boğulduğumu hissediyorum. Çok nadir namaz kıldığı olur, çok boş konuşur, her şeye sinirlenir, uyardığımda küfür eder ve ona göre herkes haksızdır. Zaten uyardığım şeyi inadına daha çok yapar. Çocukların yanında hep azarlar beni ve onlar da şımarık, edepten uzak ve söz dinlemez oldular. Sürekli beni huzursuz edecek bir şeyler bulur ve üstüne her gittiğim yerde beni sorgular durur. Maddi olarak bir dediğimizi iki etmez her istediğimizi alır, seyahatte namaz kılmam için mescit arar bulur ama onunla nasıl geçineceğimi bilmiyorum, belki siz de anlamadınız nasıl bir insan olduğunu çünkü ben de çözmüş değilim. Bana bir yol gösterin hocam, ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Aleykümselam. Eşinizin o denli uzun bir zaman evden uzak kalması normal değildir. Belli bir noktadan sonra dayanamamanız tabiidir. Eşinizle durumu konuşun, gerekiyorsa ülkenize dönün, daha ucuz bir iş bulun ama tabii ortamda aileniz sürsün.
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Kendinize gelin, sevginin aşırısı da kontrolsüz sevgi de zehirdir. Kendinizi zehirlemeyin. Bu davranışla eşinize de zarar veriyorsunuz. Dengeli olmaya çalışın. Her şeyin sahibi Allah'tır. Allah kâinatta ne dilerse o gerçekleşir. İradenize sahip olmaya çalışın. Onu terbiye edin. Bu konuda gerekirse bir doktordan destek alın. Hocamızın, "İrade Eğitimi" dersini izlemenizi tavsiye ederim.
Kıymetli kardeşim sen iki ateşin ortasında kalmışsın. Ama önce şunu bil: Senin sağlığın, senin iyiliğin hepsinden önemli. Sen ayakta kalamazsan, kimseye de faydan olmaz. Bu yüzden önce kendini toparlaman lazım. Öncelikle bu yükü taşımanın seni hasta ettiğini fark et. Çünkü bu bir “görev” değil, hakkın olmayan bir yük. Annene de, eşine de, açıkça ve saygıyla bu seni hasta eden ortamı konuşman gerekiyor. Yanı sıra onların birbirleriyle olan diyaloglarını azaltacak adımlar at. Onların birbirleriyle ne kadar az görüşebileceği makul ve meşru yöntem varsa ortaya konulmalı ve ikisi birbirinden uzak tutulmalı. Senin onlardan birine gidince de birinin diğeri hakkındaki konuşmasından kaçınman lazım. "Bu konuşmanın kimseye bir faydası yok ama bana çok zararı var. Sağlığım bozuluyor. Bana zarar vermek mi istiyorsun açık açık söyle!" diyerek kişilere yaptıklarının tek sonucunun ne olduğunu iyice göster. Bu süreçte yalnız kalma. Dertleşeceğin dostlar bul. Bir psikologdan veya aile danışmanından yardım al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Eşinize direkt çalışmamaktan değil de, bir zaman sonra çocuklar biraz büyüyünce çalışmaktan söz edin. Onun bu tutumu geçici bir hırstır diye umarız. Allah yardımcınız olsun. Geniş düşünmeye çalışın, hasta gibi kabul edin ama ailenin geleceğine yönelik bir tehdit durumuna getirmeyin bunu. Size dua ederiz.
ahlak konusundaki diğer fetvalar
Bir şeyin içinde dininize aykırı bölümler olduğunu bildikten sonra onun neresini size ait kabul edebilirsiniz ki?
İnsan çevresinden etkilenir. Özellikle de genç insan çok daha fazla etkilenir. Kötü olduğunu bildiğin biri ile bağlantılı olman bile bile kendini tehlikeye sokman olur. Ve özellikle de tehlike seni kuşattıktan sonra içine düştüğün hatayı anlarsın. Nasıl hasta birinin yanına bile bile girmiyorsan ahlakı ve dini iyi olmayan birine de öyle yaklaşmayacaksın. Allah Teâlâ sana akıl vermiş, o aklı kullan.
Samimi ve kalıcı bir tevbe edersen: Yeniden doğabilirsin. Eskisinden daha iyi bile olabilirsin. Her şey iyi bir tevbeye ve o tevbeye sadık kalmaya bağlıdır. Yeniden iyi değil eskisinden bile iyi olabilirsin. Bu kesindir, tartışılmazdır Allah'ın izni ile.
Bir insanın Müslüman olmaması onunla sosyal ilişki içinde olmamıza mani değildir. Yeme içme dâhil her türlü sosyal ilişkimiz olabilir onlarla. Şu kadar ki bazı hassas noktalara dikkat ederiz: Müslüman olmayan biri ile ilişkimiz bizi Müslümanlığımızdan kompleksli duruma düşürmemelidir. Böyle bir ihtimal durumunda ilişkiyi keseriz. Asla imana, ibadete ve ahlaka dair konularda tartışmayız, seviyesiz ortamda tebliğ bile yapmayız. Onlardan tartışma içerikli sorular gelmesi durumunda ise soruların çapı ve yoğunluğu kadar bir mesafeyi anında koyarız. Onlarla ilişkilerimizi haramlara bulaşma nedeni yapamayız. Bu şu demektir: Onlarla yiyip içerken bize ait helal haram hassasiyetimiz zedelenmemelidir. Hatta konuşmamızda bile bu ölçümüz canlı kalmalıdır. İlişkilerimiz üzerimizdeki farz ibadetleri aksatma nedeni olmamalıdır. Onlarla ilişkimiz evlilik gibi mahrem ve hassas konularımız etrafında hatta yakınında bile olmamalıdır. Müslüman olmayanlarla ilişkilerimizde onların ekonomik ağırlığı altında olmamalıyız. O kadar ki onların ikramlarını bile benzerini yapabildiğimiz kadarı ile kabul etmeliyiz. Müslüman olmayanlara dinimizi ulaştırmamız bizim görevimizdir. Bir kelime bile olsa önümüzdeki fırsat, onu değerlendiririz ama dini anlatmanın en güzel yolunun onu iyi yaşamak olduğunu unutmayız. Dini anlatacağız diye dini olmayanın seviyesine düşerek konuşma yapmak bir yanlıştır. Bunu biliriz. Böyleleri için sürekli hidayet duası yaparız. Duamız da onun gıyabında olur.
İmanını hayatın gibi bil. Onu tartışma, sulandırma. İmanının gereği olan amelleri başta namaz olarak ihmal etme. Mü'min bir insan olarak Allah’ın seni şeytanın önünde çok yönlü olarak test edeceğini bil ve hazırlıklı ol. Başta şehvetin olmak üzere bu imtihan hiç bitmeyecek. Son nefese kadar direnmeye hazır olacaksın. Büyük insanları örnek al, büyük işler planla. Küçük sonuçlara ulaşsan bile sen büyük düş kurmaya devam et. Becerebildiklerinle ölçme kendini. Zira melekler seni hayallerinle tartacaklar. Sorumluluk almaya hazır ol. Kenarda duran biri olma. Görev bekleyen, verilen görevi yerine getiren biri ol. Ailen hiçbir zaman ihmal ettiğin nokta olmasın. Başta anne baban olmak üzere kan bağın bulunanları kendin bileceksin. İyi bir insan olmadıkça iyi bir mü'min olamayacağını hiç unutma.
Bunu nasıl ve ne kadar yapacağı ayrı bir mesele ama mü'min kadın bilmelidir ki, ahlâk ve hayâ bir kere sökülmeye başlar. Onu başlatmamalıdır.