Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben dört çocuk annesiyim ve korkularım artık günlük hayatımı ele geçirmeye başladı. Eşimi seviyorum ve onu kaybetmekten çok korkuyorum, ona bir şey olursa veya Rabbim emanetini alırsa diye sürekli stres yaşıyorum. Beni üzen bu düşünce değil asıl üzüntüm namazlarımda sürekli dua ediyorum Rabbime beni bu vesveseden kurtarsın diye ama artık ibadetlerimden de zevk alamaz duruma geldim. Sanki sırf korunmak veya kurtulmak için namazı kılıyor gibi hissetmeye başladım ve bu beni çok üzüyor. Sanki dini görevlerimi yerine getirmeyince ona bir şey olacak gibi hisler beliriyor içimde. Biliyorum kaza ve kaderin Allah’tan olduğunu, ölüm ve hayatı yaratanın O olduğunu ve vakti geldiğinde ne bir adım geri ne bir adım ileri gidilemeyeceğini. Hâl böyleyken de bu durumun beni yönetmesine engel de olamıyorum. Sırf Allah'ın farzı olduğu için değil korkularımdan kurtulmak için ibadet ediyor gibi hissediyorum ve bu durumdan çok utanıyorum. Dua etmek, hayrı istemek güzel ama korkudan bunu yapmaktan hayâ eder oldum hocam yardım edin.
Cevap
Benzer fetvalar
İnsanız, böyle inişler, ardından çıkışlar normaldir. Normal olmayan ise bunu benimsemektir. Her kalktığınız sabahı sizin için yeni bir doğum günü kabul ederek silkinmeye çalışın. Şeytanın “bittin, toparlanamazsın” türünden vesveselerini reddedin. Bunu fiziki bir hastalık gibi görmeye çalışın. Tedavi olduğunuzda bu da geçecek olarak inanın. Sabredin, acele etmeyin. Son nefese kadar mücadeleye hazır olun. Namaz dinin direğidir, onu sarsmamak en büyük hedefiniz olsun. Dua ederiz sizin için, Allah yardımcınız olsun. Âmin.
Anladım bacı, eşinizi anladım. Evet, sıkıntılı bir eş ama atılacak ve yok kabul edilecek biri değil anlaşılan. Bir kere de olsa seccadenin başına geçmesi bile büyük bir nimet. Siz eşinizi düzeltemezsiniz. Yapacağınız şey şudur: Onun bu yönlerini görmeyin, duymayın, ilgilenmeyin. Siz ondan sorumlu değilsiniz zaten. Aile içi huzurunuza bakın. Biraz daha yaşlanınca inşaallah daha iyi ve daha faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
Evet, hayatın gerçeği budur, böyledir. Yalnız bu sürekli böyle gitmez. Bir süre sonra toparlayabilirsin. Şeytan seni perişan etmesin. Şu andaki durumunu mevsim değişikliği gibi anlamaya çalış. Aileni ihmal etme. Farzlarda hiçbir şekilde aksaklık yapma. Haramlardan uzak dur. Çok geçmeden vakit bolluğu ve planlı iş yapma düzeyine geleceksin. Bu da bir imtihan ve bu da bir süreçtir.
Siz eşinizi koruyup yönlendiremezsiniz, boşuna emek vermeyin. Siz Allah’ı koruyun Allah da sizi korktuklarınızdan korusun. Bu iş böyledir. Rakipleriniz bir veya bin değil ki, nasıl baş edeceksiniz? En iyisi siz Rabbinize yönelin. Bunun için size tavsiyem şudur: Eşinizi kontrol altında tutmayı bir mücadele tarzı olarak benimsemeyin. Kendinize iyi bakın. Eşinizin cazip bulduğu renkleri giyinin, onun hoşuna giden parfümü kullanın. Onun sevdiği yemeklerle ilgilenin. Eşinizle siz bu konuları tartıştıkça onu başkalarına ittiğinizi iyi bilin. Emreden, açık sözlerle yönlendirmeye çalışan, sürekli tenkit eden kadın itici kadındır. Bunlar da sizin can noktalarınızdır. Cinsel ilişkinizin uzun soluklu olmasına gayret edin. Gerekiyorsa bir ilişkiyi bir saat gibi uzun tutmaya gayret edin. Eşiniz beceremese bile siz becermeye çalışın. Eşinizle kadın dünyasını konuşmak veya ikaz etmek yerine onu takvaya çekecek ibadetlere yönlendirin. Kur'an okumasını, camiye gitmesini, oruç tutmasını, kitap okuyup sohbet dinlemesini önermeye çalışın. Ve sabredin. Bu dünya savaşını sabredenler kazanacak. Sadece sabredenler… Gerisi toptan kaybedenlerden olacak. Bunu unutmayın.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
ibadet konusundaki diğer fetvalar
Bütün programları aynı anda uygulamayın. Ya iki günde bir oruç tutarsınız, ya pazartesi-perşembe oruç tutarsınız. Bu programlardan birini seçerken kendinizi yıpratmamaya özen gösterip dikkat edin. Gücünüzün yetmeyeceği yüklerin altına girmekten sakının. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kızım, itirazım var sana. İtirazımın gerekçelerini de sayayım: Elhamdülillah, imanın var. Allah’ı, Peygamber aleyhisselamı, onun ümmetini… biliyorsun. Hâlinin iyi olmadığını itiraf edecek bilincin var, hatanı itiraf ediyorsun. Daha güzelinde olman gerektiğini anlıyorsun. Kötüyü övmeyen, beğenmeyen bir anlayışın var. İbadetlerden tamamen kopmadın. Namaz gibi bir ibadeti yapabiliyorsun. Sabah namazı kılabilmiş bir mü'minsin. Allah’ın rahmetini ve mağfiretini hatandan daha büyük ve kurtarıcı görüyorsun… Bunlar basit şeyler mi sence? Bu yapabildiklerinin şükrünü yapman gerekmez mi? Hayır, bunlar çok değerli ama şeytan seni, içinde bulunduğun kaosta boğmak istiyor ve beceriyor. Ayağa kalkabileceğin hâlde kalmaman için seni nefessiz bırakıyor. Kendine gel. Mü'min olmanın azametini düşün. Beğendiğin ve imrendiğin mü'minlerin otomatik olarak iyilerden mi olduklarını zannediyorsun? Herkesin şeytanla öyle veya böyle bir boğuşması vardır. Ona teslim olanlar eriyip gidiyor, onunla ölesiye boğuşanlar sonunda kazanıyor. Gerçek budur. sen böyle düşünmekle kendi bataklığını derinleştiriyorsun. Silkin ve kurtul biiznillah.
Siz Müslüman bir çevre ile dininizi yaşamaya bakın. Namazı hiç bırakmadan kılın. Gerisi zamanla kendiliğinden gelecektir ama acele etmeyin.
Yönelttiğiniz soru köşeli olduğundan namazın "mekruh bir şekilde kılınma" ihtimali olduğu gibi "bozulma" durumu da söz konusudur. Net bir cevap verebilmek içi rükûnun ne derecede yapılıp yapılmadığını; namazda sallanmanın basit/küçük bir sallanma mı yoksa abartılı bir sallanma mı olduğunun bilinmesi gerekir. Bunun için de görmeden cevap vermek zordur. Ama anlattığınız üzere en hafifi mekruhtur. İmamınızı mutlaka uygun bir dille uyarınız. Allah yardımcınız olsun.
Abdestinizi alın ve bir daha almayın. Namazınızı kılın ve bir daha kılmayın. Sizin ibadetinizi Allah böyle kabul eder.
Hocamızın, "Mümin Psikolojisi" derslerini takip etmenizi tavsiye ederim. Sorunuzun cevabını iman ve psikoloji ekseninde etraflı bir şekilde alacaksınız. https://www.youtube.com/playlist?list=PL3P7x9qFB3oWWLRmzWNtnC4FNy8w8tq4T