Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben eşimle güzel, bakımlı ve açık kadınlar yüzünden imtihanlar ve sıkıntılar yaşadım. Maalesef şu an öyle bir hal aldım ki kendi hemcinslerimden nefret eder oldum. Televizyonda görsem bile karnıma kramplar giriyor. Bunda eşimin çok rolü var, gözünü hiç sakındırmadı. Uzatmak istemiyorum, zaten yaşadığım imtihanları sizinle paylaşmıştım ve çok yardımcı olmuştunuz, Allah razı olsun. Ben bu durumun psikolojik rahatsızlık durumuna gelmesinden korkuyorum. Ne yapmalıyım hocam, nasıl düşünmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Her şeyden önce eşini bakımlı ve ilgili hale getirmeye çalış. Tek çaren eşindir, seveceğin şeyleri onun üzerinde artırmaya bak. Onu yüzüne karşı öv. Cinselliği sadece yatak ilişkisi olarak anlama, ön sevişme ve benzeri birliktelikleri artır. Onunla bu içerikteki muhabbetleri iyi değerlendir. Allah yardımcın olsun. Asla yılma, bittim tükendim zannetme. Yaşının getirdiği geçici bir sıkıntıdır bu.
Selamünaleyküm. Evet, bu zamanda ve bütün zamanlarda kadının işi zordur. Erkeğinki de zordur. Sizinki ise biraz daha zordur. Bunu bilmeniz ve ona göre kendinizi ayarlamanız gerekmez mi? Çevrenizi değiştiremezsiniz. Eşinizi avucunuzun içine alamıyorsunuz/almanız da zordur. Kendinizi ise şekillendirebilirsiniz. Başkalarının sıkıntılarını hesap edecek yerde biraz kendi üzerinizde helal olan değişiklikleri yapmaya çalışın. Mesela evde pantolon giyebilirdiniz. Helal olan şeyleri yapmaya çalışın. Bir de abartmayın konuları. Zaman ilerledikçe rahatlarsınız ama her şeyi kırk kere ölçmeye ve yorumlamaya kalkışırsanız kendi işinizi zorlaştırırsınız. Bu arada ibadetlerinize de yoğunluk verin. Bilhassa namaz kılmayı ve Kur'an okumayı sıklaştırın, içinizin açıldığını göreceksiniz. Size dualar ederiz, Allah yardımcınız olsun.
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Allah size sabırlar versin. Müslüman ahlakınızla davranmaya devam edin. Böyle yaptıkça hem dünyada hem de ahirette kazanan siz olacaksınız. Onlar vebale girecek ve siz bunun karşılığını Allah'tan muhakkak alacaksınız. Duymayın o sözleri. Eşinizle mutlu olmaya bakın. Daha çok dua edin. Allah'tan afiyet isteyin. Dünya böyledir. Sabreden kazanır. Kur'an ile meşguliyetinizi artırın. Çokça okuyun. Okuyamadığınız zaman dinleyin. Çocuklarınız varsa onlarla daha fazla vakit geçirin. Tıkandığınız yerde eşinizle beraber bir büyükten nasihat isteyin. Allah sizleri fitnelerden korusun.
açık giyimli kadın konusundaki diğer fetvalar
Kadının tesettürlü olması Allah’ın ona bir emridir. Bir başka emri de mesela namaz kılmasıdır. İman edip mü'min olması ise bütün emirlerinin çatısı durumundadır. İman var oldukça biiznillah bir emrin eksikliği diğerleri de reddedilmiyor demektir. Tesettürü almamak ise kendi başına bir günah olarak kalır elbette. Yine de siz gayret edin ve tam bir mü'min olmaya çalışın.
Mü'min kadının ev giyimini üçe ayıralım: a- Evinde sadece eşinin ve kendisinin bulunduğu durum. Bu durumda kadının farz olan giyimi yoktur. Evi dışa karşı mahrem ise evde her türlü oturabilir, dolaşabilir. Evet, bir edep olması açısından evde de hassas davranırsa faziletlisini yapmış olur ama ev içinde zorunlu bir kıyafetten söz etmemiz mümkün değildir. Yalnız şunu not ediniz: Eşinizin dışarıda göz emniyetini dikkate alarak siz de evde ona dışarıdakiyle bağ kurmasın diye göz şovu yaparsanız bu bir psikolojik hata olur; onu adeta dışarıya hazırlamış olursunuz. Onu sizinle diğerleri arasında kıyas yapmaya elinizle itersiniz. Siz de kesinlikle bunu mağlup bitirirsiniz. Bunu ince bir çizgi olarak tespit ediniz. b- Evde onunla beraber bulunması caiz olan babası, amcası, dayısı, kardeşi, çocukları, yeğenleri, kayınpederi gibi mahremleri bulunuyorsa bu durumda belli bir tesettür zorunluluğu vardır. Bu da şudur: Başı açık olabilir. Kolları sıvanmış olabilir, ayakları çorapsız olabilir. Ağır avret bölgesi ise asla açık olamaz, açık gibi olmasını sağlayacak şeffaf ve dar bir kıyafetle olamaz. Bu noktada da bir çizgi çizmemiz gerekiyor: Evet, evde çarşafla durması gerekmiyor ama mesela babası veya çocuklarının yanında, onların onun bedeni hakkında ayrıntı bilebilecekleri bir tavizi de sahiplenmemelidir. c- Evde kaynı, yabancı misafir veya benzeri mahremi olmayan birisi bulunduğunda ise ya onlarla yüzleşmeyeceği farklı bir ortamda duracak ya da sokak kıyafeti ölçülerinde tesettürlü olacak. Mü'min bacılarımız şunu anlamalıdırlar: Onların varlığı bu mü'min ümmetin varlığıdır. Bu mü'min ümmet, cihat ümmetidir. Kadınları da kıyamete kadar cihadın alt yapısını oluşturacaklardır. Dolayısıyla kadınların tesettürlü olmaları bir tercih veya “Müslüman Kadın Kültürü” niteliğinde anlaşılmamalıdır. Kadınlarımızın tesettürü mahza bir cihattır. Cihat ise adı ile maruf zaten, zordur. Allah yardımcıları olsun.
Eşinizden bu konuda net bir tavır ve pişmanlık beklemek hakkınızdır. Yalnız bu konuda eşinizin tavrını dikkate almak zorundasınız. Eğer eşiniz hatasını anlamış ve bu davranışı tamamen bırakmışsa, geçmişe değil, bugüne odaklanmaya çalışmalısınız. Ancak eşiniz bu davranışı hala sürdürüyor ya da bunu küçümsüyorsa, ilişkinizde daha ciddi sorunlar olduğunu kabul etmek gerekebilir. Affetmek, eşinizin davranışını onayladığınız anlamına gelmez. Aksine, affetmek daha çok sizin ruh sağlığınız için gerekli olduğunu kendinize hatırlatın. Affedemediğiniz sürece, bu olayın ağırlığını sürekli üzerinizde taşımış olursunuz. Affetmek zaman alabilir; bu konuda aceleci olmayın, ancak affetmenin yollarını arayın. Evliliğinizin sadece bu olaydan ibaret olmadığını, yıllar içinde paylaştığınız güzel anların da olduğunu hatırlayın. Kendinize ve ailevi ilişkinize yatırım yapın. Bunun için de kocanızla birlikte güzel zaman geçirmeye, ilişkinizi güçlendirecek aktivitelerde bulunmaya çalışın. Birbirinize daha çok vakit ayırarak sevgi ve güven bağınızı yeniden inşa etmeye çalışabilirsiniz. Özetle evlilikler zaman zaman sınanır. Ancak bu süreçleri aşmak hem sizin hem de eşinizin çabasıyla mümkün olabilir. Eşinizin hatasını düzeltmek için çaba gösterip göstermediği ve sizin bu olayı aşmak için istekli olup olmadığınız, ilişkinizin geleceğini belirleyecektir. Allah’tan yardım ve kolaylık dileyerek sabır ve hikmetle hareket edin.
Münkere karşı çıkışı olmayan mü'minde ne hayır olacak? Elbette tepki göstereceksiniz. Allah sizden razı olsun, amelinizi kabul buyursun. Şuna dikkat edin: A- Daha beterinin nedeni olmayın. B- 'Masrafına değmez' bir işe girişmeyin. Maksadı aşmış iş olmasın yaptığınız. Yasal olarak 'enayi' durumuna düşmeyin. C- Tepkinizi o alanın dışına taşırmayın, panodaki bir resmi hedef alırken o binanın bütün duvarını mesela kirletmeyin. D- Bu yaptığınızın üzerine yatmayın. Asıl yapılması gerekenleri ihmal etme nedeniniz olmasın yaptığınız. Allah yardımcınız olsun, sa'yiniz meşkûr olsun.
Aleykümselam. Bin kere yıkılsanız bile bin bir kere kalkmaya hazır olun. Şeytan sizi yıkıldığınız yerde çökertmek istiyor. Onu sevindirmeyin, melekleri sevindirin. Allah'ın razı olacağı işi yapın. Hemen dönün. Hiç geciktirmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Elbette, haram haramdır. Bir zorunluluk bulunmadıkça haram üzere olan biri ile bir arada bulunamayız. Rızamız olmadan, kalbimiz o duruma buğz ediyorken bulunmamızda ise bir sakınca olmaz. Allah, kimseye kaldıramayacağı bir yükü yüklemez.