Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Ben 25 yaşımda iken kendi isteğimle tesettüre girdim. Şu andaki düşüncemle baktığımda aslında tam anlamıyla da tesettürü yaşadığımı sanmıyorum fakat geçen sene şeytana uyup açıldım. Açıldıktan sonra çok gözyaşı döktüm, şimdi Allah'ın izniyle tekrar tesettüre girmek istiyorum, bu düşüncemi açtığım herkes tekrar açılırsın, iyi düşün diye hep olumsuzluklar dile getiriyorlar. Ben Allah'ın izniyle artık tam bir müslüman gibi yaşamak istiyorum, asıl tesettürü uygulamak istiyorum ama şu an çalışıyorum, ne yapabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Açık bir haram konusunda kimsenin sözünü dinlemeniz gerekmez. Gönül alma, idare ettirme taktikleri ile alıştırmaya çalışın. Allah Teâlâ sizi bir kere kurtarmış iken geri dönmeyin.
Selamünaleyküm. Ben size nasıl yardım edebilirim, tesettürsüz de olabilir mi diyeyim? Siz biraz daha makul düşünmeye çalışın. Dünya kadar ahireti de düşünün, çare üretmek de sizin işiniz olur.
Şeytanın sizi zorlamasına karşı sizin de direnmeniz gerekir. Kendinize ek gerekçeler üretin. Kıyafetinizde renk değişikliği yapın. Arkadaşlarınızla dışarı çıkın. Az etkilendiğiniz ortama daha fazla giderek ısınmayı artırın. Dua edin ama yılmayın.
Aleykümselam. Allah'ın emrine uymaktan vazgeçmeyin. Anne babanızın inadını da dikkate alın. Yavaş yavaş alıştırarak yapın yapacağınızı.
Şeytanın sizi zorlamasına karşı sizin de direnmeniz gerekir. Kendinize ek gerekçeler üretin. Kıyafetinizde renk değişikliği yapın. Arkadaşlarınızla dışarı çıkın. Az etkilendiğiniz ortama daha fazla giderek ısınmayı artırın. Dua edin ama yılmayın.
Selamünaleyküm.Bir kere grip olan, bir daha grip olurum diye sağlığına dikkat etmiyor mu? Bin kere batsak da bin bir kere doğrulmaya mecburuz. Siz samimi bir şekilde tevbe edin, Rabbinize dönün. İnşallah tekrar yıkılmazsınız.
açık giyimli kadın konusundaki diğer fetvalar
Münkere karşı çıkışı olmayan mü'minde ne hayır olacak? Elbette tepki göstereceksiniz. Allah sizden razı olsun, amelinizi kabul buyursun. Şuna dikkat edin: A- Daha beterinin nedeni olmayın. B- 'Masrafına değmez' bir işe girişmeyin. Maksadı aşmış iş olmasın yaptığınız. Yasal olarak 'enayi' durumuna düşmeyin. C- Tepkinizi o alanın dışına taşırmayın, panodaki bir resmi hedef alırken o binanın bütün duvarını mesela kirletmeyin. D- Bu yaptığınızın üzerine yatmayın. Asıl yapılması gerekenleri ihmal etme nedeniniz olmasın yaptığınız. Allah yardımcınız olsun, sa'yiniz meşkûr olsun.
Selamünaleyküm. Elbette, haram haramdır. Bir zorunluluk bulunmadıkça haram üzere olan biri ile bir arada bulunamayız. Rızamız olmadan, kalbimiz o duruma buğz ediyorken bulunmamızda ise bir sakınca olmaz. Allah, kimseye kaldıramayacağı bir yükü yüklemez.
Mü'min kadının ev giyimini üçe ayıralım: a- Evinde sadece eşinin ve kendisinin bulunduğu durum. Bu durumda kadının farz olan giyimi yoktur. Evi dışa karşı mahrem ise evde her türlü oturabilir, dolaşabilir. Evet, bir edep olması açısından evde de hassas davranırsa faziletlisini yapmış olur ama ev içinde zorunlu bir kıyafetten söz etmemiz mümkün değildir. Yalnız şunu not ediniz: Eşinizin dışarıda göz emniyetini dikkate alarak siz de evde ona dışarıdakiyle bağ kurmasın diye göz şovu yaparsanız bu bir psikolojik hata olur; onu adeta dışarıya hazırlamış olursunuz. Onu sizinle diğerleri arasında kıyas yapmaya elinizle itersiniz. Siz de kesinlikle bunu mağlup bitirirsiniz. Bunu ince bir çizgi olarak tespit ediniz. b- Evde onunla beraber bulunması caiz olan babası, amcası, dayısı, kardeşi, çocukları, yeğenleri, kayınpederi gibi mahremleri bulunuyorsa bu durumda belli bir tesettür zorunluluğu vardır. Bu da şudur: Başı açık olabilir. Kolları sıvanmış olabilir, ayakları çorapsız olabilir. Ağır avret bölgesi ise asla açık olamaz, açık gibi olmasını sağlayacak şeffaf ve dar bir kıyafetle olamaz. Bu noktada da bir çizgi çizmemiz gerekiyor: Evet, evde çarşafla durması gerekmiyor ama mesela babası veya çocuklarının yanında, onların onun bedeni hakkında ayrıntı bilebilecekleri bir tavizi de sahiplenmemelidir. c- Evde kaynı, yabancı misafir veya benzeri mahremi olmayan birisi bulunduğunda ise ya onlarla yüzleşmeyeceği farklı bir ortamda duracak ya da sokak kıyafeti ölçülerinde tesettürlü olacak. Mü'min bacılarımız şunu anlamalıdırlar: Onların varlığı bu mü'min ümmetin varlığıdır. Bu mü'min ümmet, cihat ümmetidir. Kadınları da kıyamete kadar cihadın alt yapısını oluşturacaklardır. Dolayısıyla kadınların tesettürlü olmaları bir tercih veya “Müslüman Kadın Kültürü” niteliğinde anlaşılmamalıdır. Kadınlarımızın tesettürü mahza bir cihattır. Cihat ise adı ile maruf zaten, zordur. Allah yardımcıları olsun.
Kadının tesettürlü olması Allah’ın ona bir emridir. Bir başka emri de mesela namaz kılmasıdır. İman edip mü'min olması ise bütün emirlerinin çatısı durumundadır. İman var oldukça biiznillah bir emrin eksikliği diğerleri de reddedilmiyor demektir. Tesettürü almamak ise kendi başına bir günah olarak kalır elbette. Yine de siz gayret edin ve tam bir mü'min olmaya çalışın.
Siz eşinizi koruyup yönlendiremezsiniz, boşuna emek vermeyin. Siz Allah’ı koruyun Allah da sizi korktuklarınızdan korusun. Bu iş böyledir. Rakipleriniz bir veya bin değil ki, nasıl baş edeceksiniz? En iyisi siz Rabbinize yönelin. Bunun için size tavsiyem şudur: Eşinizi kontrol altında tutmayı bir mücadele tarzı olarak benimsemeyin. Kendinize iyi bakın. Eşinizin cazip bulduğu renkleri giyinin, onun hoşuna giden parfümü kullanın. Onun sevdiği yemeklerle ilgilenin. Eşinizle siz bu konuları tartıştıkça onu başkalarına ittiğinizi iyi bilin. Emreden, açık sözlerle yönlendirmeye çalışan, sürekli tenkit eden kadın itici kadındır. Bunlar da sizin can noktalarınızdır. Cinsel ilişkinizin uzun soluklu olmasına gayret edin. Gerekiyorsa bir ilişkiyi bir saat gibi uzun tutmaya gayret edin. Eşiniz beceremese bile siz becermeye çalışın. Eşinizle kadın dünyasını konuşmak veya ikaz etmek yerine onu takvaya çekecek ibadetlere yönlendirin. Kur'an okumasını, camiye gitmesini, oruç tutmasını, kitap okuyup sohbet dinlemesini önermeye çalışın. Ve sabredin. Bu dünya savaşını sabredenler kazanacak. Sadece sabredenler… Gerisi toptan kaybedenlerden olacak. Bunu unutmayın.
Eşinizden bu konuda net bir tavır ve pişmanlık beklemek hakkınızdır. Yalnız bu konuda eşinizin tavrını dikkate almak zorundasınız. Eğer eşiniz hatasını anlamış ve bu davranışı tamamen bırakmışsa, geçmişe değil, bugüne odaklanmaya çalışmalısınız. Ancak eşiniz bu davranışı hala sürdürüyor ya da bunu küçümsüyorsa, ilişkinizde daha ciddi sorunlar olduğunu kabul etmek gerekebilir. Affetmek, eşinizin davranışını onayladığınız anlamına gelmez. Aksine, affetmek daha çok sizin ruh sağlığınız için gerekli olduğunu kendinize hatırlatın. Affedemediğiniz sürece, bu olayın ağırlığını sürekli üzerinizde taşımış olursunuz. Affetmek zaman alabilir; bu konuda aceleci olmayın, ancak affetmenin yollarını arayın. Evliliğinizin sadece bu olaydan ibaret olmadığını, yıllar içinde paylaştığınız güzel anların da olduğunu hatırlayın. Kendinize ve ailevi ilişkinize yatırım yapın. Bunun için de kocanızla birlikte güzel zaman geçirmeye, ilişkinizi güçlendirecek aktivitelerde bulunmaya çalışın. Birbirinize daha çok vakit ayırarak sevgi ve güven bağınızı yeniden inşa etmeye çalışabilirsiniz. Özetle evlilikler zaman zaman sınanır. Ancak bu süreçleri aşmak hem sizin hem de eşinizin çabasıyla mümkün olabilir. Eşinizin hatasını düzeltmek için çaba gösterip göstermediği ve sizin bu olayı aşmak için istekli olup olmadığınız, ilişkinizin geleceğini belirleyecektir. Allah’tan yardım ve kolaylık dileyerek sabır ve hikmetle hareket edin.