Fetva Meclisi
Soru
Hocam lohusalık dönemimde eşimin sosyal medyada çıplak vücut hatları belirgin kadın fotoğraflarına baktığını fark ettim. Bu durum nedeniyle çok büyük kavgalar yaşadık ve güvenim ciddi şekilde sarsıldı. Aradan bir buçuk yıl geçmesine rağmen hâlâ unutamıyorum. Eşime baktıkça o olay aklıma geliyor ve bu durum, aramızdaki ilişkiye zarar veriyor. Sırf bu yüzden boşanma aşamasına bile geldik ancak yine de devam etmeye karar verdim. Şimdi ise her hatırladığımda kendimi çok kötü hissediyor, kahroluyor ve eşimden soğuyorum. Allah rızası için bana bu konuda ne yapmam gerektiğini söyleyin; tavsiyelerinize çok ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Kocanıza karşı ne hata yaptığınızı bilmediğimden en ağırı "iffetinizi korumama" senaryosu üzerinden konuyu ele alıyorum. Eşinizin ısrarla geçmişi karıştırması ve sizin de tevbe etmiş olduğunuz konuları açıklamanız yanlış olmuş. Bu süreçte iletişim çok önemlidir. İlişkinizi düzeltmek için elinizden geleni yapın ama kendi manevi huzurunuzu da koruyarak hareket edin. Eşiniz de bu durumdan rahatsızsa birlikte sabır, sevgi ve anlayış temelinde yeni bir başlangıç yapmaya çalışın. Ama kocanız bir kafa karışıklığı içerisindeyse yazacaklarımı gözden geçirin. Kocanıza, yaptığınız hatalardan dolayı pişman olduğunuzu ve samimi bir şekilde tövbe ettiğinizi hatırlatın. Artık geçmişte yapılan hataların bir daha tekrarlanmayacağına dair onu ikna edin ve bunu davranışlarınızla gösterin. Sürekli yüzünüze vurulan hataların ilişkiyi zedelediğini açık bir şekilde ifade edin. Bu konuşmayı sakin bir dille ve suçlamadan yapmanız önemlidir. Bir sınır çizerek artık geçmişi konuşmamak konusunda anlaşmaya çalışın. Boşanmayı bir çözüm değil, en son çare olarak düşünmelisiniz. Evliliğinizi kurtarmak için tüm yolları denediğinizden emin olun. Ancak kocanız affetmekte ve ileriye dönük bir hayat kurmakta zorluk yaşıyorsa, aile içi danışmanlıkla bu konuyu çözmeye çalışabilirsiniz. Allah size kolaylıklar versin ve aranızdaki sevgiyi, güveni yeniden inşa etmenize yardım etsin.
Evlenmişsiniz, nikâh olmuş, bir yuva kurulmuş. Şimdi sizin önünüzde iki yol var: Ya geçmişi sürekli kurcalayıp kendinize azap edeceksiniz, ya da “geçmişiyle değil bugünümle benim” deyip hayatınıza bakacaksınız. Hiç kimse eşinin mazisini değiştiremez. Siz eşinizin bugününe ve size karşı duruşuna bakmalısınız. Telefon karıştırmak, sürekli şüpheyle yaşamak hem sizi hem de evliliğinizi yıpratır. Böyle giderse siz de huzur bulamazsınız, eşiniz de bulamaz. Eğer güven duygusunu yeniden inşa edebileceğinizi hissediyorsanız, bu evliliği sabır ve dua ile yürütebilirsiniz. Ama “ben ne yaparsam yapayım içim rahat etmiyor” derseniz, o zaman da oturup ciddi bir şekilde evliliği devam ettirip ettirmemeyi konuşmanız gerekir. Unutmayın, evlilik güven üzerine kurulur. Güven olmayan yerde huzur olmaz. Karar sizin, dua sizin, tevekkül sizin. Bizim size tavsiyemiz, geçmişe değil bugüne bakmanızdır. Rabbim hakkınızda hayırlısını nasip etsin.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Eşiniz için belki çok bir müdahale yapamazsınız ama çocuklarınız için yapabileceğiniz şeyler olabilir. Onların oyun oynamakla alakalı durumlarına savaşarak kendinizi yormayın. Siz enerjinizi, onlara oyunun dışında da güzel ve eğlenceli bir dünyanın var olduğunu göstermeye, sosyal olmanın önemi ve güzelliğini göstermek üzerine harcamaya gayret edin. Güzel alışkanlıklar, çirkin alışkanlıkların gücünü zayıflatır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Eşinizin mesajlarını yakaladığınızda, özür dilemiş ve hata yaptığını kabul etmiş. Ancak, bu özrünü fiilen göstermesi, güveninizi yeniden inşa etmek için çaba göstermesi gerekir. Sadece özür dilemek yeterli değildir. Şu an hala yalnız kalıyor, desteğini göremiyor ve bu durumun devam etmesinden korkuyorsunuz. Bu nedenle şunları değerlendirebilirsiniz: Eşiniz gerçekten hatasını telafi etmek istiyor mu? Bunun için somut bir adım atıyor mu? Mesela; sizi anlamak, desteğini göstermek, kendini değiştirmek için çabalıyor mu? Şu an eşinizle yeniden bir güven inşa edebileceğinizi düşünüyor musunuz? Kendi içinizde bu ilişkiyi sürdürme gücünü buluyor musunuz? Eşiniz hatasını telafi etmek için samimi bir çaba gösteriyorsa, ilişkinizi düzeltmek için sabır gösterebilirsiniz. Ancak bunun bir sınırı vardır. Eşiniz hiçbir şey yapmıyorsa, bu sabır zulme dönüşebilir. Tüm hislerinizi, kırgınlıklarınızı ve beklentilerinizi açıkça ifade edin. Ona bir şans vermek istiyorsanız, bu şansı nasıl değerlendireceğini netleştirin. Eşinizle birlikte aile terapisine gitmeyi önerebilirsiniz. Eşiniz reddetse bile, sizin bireysel olarak bir uzmandan destek almanız ruhsal yükünüzü hafifletebilir. Önemli bir karar vermeden önce istihare namazı kılarak Rabbimize yönelin ve ondan doğru yolu göstermesini dileyin. Dua, müminin en büyük silahıdır. Bu süreçte Allah’a sığının, sizi ve çocuğunuzu en hayırlı olana yönlendirmesi için dua edin. Boşanma kararı alırsanız, bunu bir kaçış değil, bir çözüm olarak görün. Eğer evliliği sürdürme kararı alırsanız, bunun için eşinizin de aynı derecede istekli ve çabalı olması gerektiğini unutmayın. Allah, sizin ve yavrunuz için en hayırlısını nasip etsin.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
açık giyimli kadın konusundaki diğer fetvalar
Siz eşinizi koruyup yönlendiremezsiniz, boşuna emek vermeyin. Siz Allah’ı koruyun Allah da sizi korktuklarınızdan korusun. Bu iş böyledir. Rakipleriniz bir veya bin değil ki, nasıl baş edeceksiniz? En iyisi siz Rabbinize yönelin. Bunun için size tavsiyem şudur: Eşinizi kontrol altında tutmayı bir mücadele tarzı olarak benimsemeyin. Kendinize iyi bakın. Eşinizin cazip bulduğu renkleri giyinin, onun hoşuna giden parfümü kullanın. Onun sevdiği yemeklerle ilgilenin. Eşinizle siz bu konuları tartıştıkça onu başkalarına ittiğinizi iyi bilin. Emreden, açık sözlerle yönlendirmeye çalışan, sürekli tenkit eden kadın itici kadındır. Bunlar da sizin can noktalarınızdır. Cinsel ilişkinizin uzun soluklu olmasına gayret edin. Gerekiyorsa bir ilişkiyi bir saat gibi uzun tutmaya gayret edin. Eşiniz beceremese bile siz becermeye çalışın. Eşinizle kadın dünyasını konuşmak veya ikaz etmek yerine onu takvaya çekecek ibadetlere yönlendirin. Kur'an okumasını, camiye gitmesini, oruç tutmasını, kitap okuyup sohbet dinlemesini önermeye çalışın. Ve sabredin. Bu dünya savaşını sabredenler kazanacak. Sadece sabredenler… Gerisi toptan kaybedenlerden olacak. Bunu unutmayın.
Kadının tesettürlü olması Allah’ın ona bir emridir. Bir başka emri de mesela namaz kılmasıdır. İman edip mü'min olması ise bütün emirlerinin çatısı durumundadır. İman var oldukça biiznillah bir emrin eksikliği diğerleri de reddedilmiyor demektir. Tesettürü almamak ise kendi başına bir günah olarak kalır elbette. Yine de siz gayret edin ve tam bir mü'min olmaya çalışın.
Mü'min kadının ev giyimini üçe ayıralım: a- Evinde sadece eşinin ve kendisinin bulunduğu durum. Bu durumda kadının farz olan giyimi yoktur. Evi dışa karşı mahrem ise evde her türlü oturabilir, dolaşabilir. Evet, bir edep olması açısından evde de hassas davranırsa faziletlisini yapmış olur ama ev içinde zorunlu bir kıyafetten söz etmemiz mümkün değildir. Yalnız şunu not ediniz: Eşinizin dışarıda göz emniyetini dikkate alarak siz de evde ona dışarıdakiyle bağ kurmasın diye göz şovu yaparsanız bu bir psikolojik hata olur; onu adeta dışarıya hazırlamış olursunuz. Onu sizinle diğerleri arasında kıyas yapmaya elinizle itersiniz. Siz de kesinlikle bunu mağlup bitirirsiniz. Bunu ince bir çizgi olarak tespit ediniz. b- Evde onunla beraber bulunması caiz olan babası, amcası, dayısı, kardeşi, çocukları, yeğenleri, kayınpederi gibi mahremleri bulunuyorsa bu durumda belli bir tesettür zorunluluğu vardır. Bu da şudur: Başı açık olabilir. Kolları sıvanmış olabilir, ayakları çorapsız olabilir. Ağır avret bölgesi ise asla açık olamaz, açık gibi olmasını sağlayacak şeffaf ve dar bir kıyafetle olamaz. Bu noktada da bir çizgi çizmemiz gerekiyor: Evet, evde çarşafla durması gerekmiyor ama mesela babası veya çocuklarının yanında, onların onun bedeni hakkında ayrıntı bilebilecekleri bir tavizi de sahiplenmemelidir. c- Evde kaynı, yabancı misafir veya benzeri mahremi olmayan birisi bulunduğunda ise ya onlarla yüzleşmeyeceği farklı bir ortamda duracak ya da sokak kıyafeti ölçülerinde tesettürlü olacak. Mü'min bacılarımız şunu anlamalıdırlar: Onların varlığı bu mü'min ümmetin varlığıdır. Bu mü'min ümmet, cihat ümmetidir. Kadınları da kıyamete kadar cihadın alt yapısını oluşturacaklardır. Dolayısıyla kadınların tesettürlü olmaları bir tercih veya “Müslüman Kadın Kültürü” niteliğinde anlaşılmamalıdır. Kadınlarımızın tesettürü mahza bir cihattır. Cihat ise adı ile maruf zaten, zordur. Allah yardımcıları olsun.
Münkere karşı çıkışı olmayan mü'minde ne hayır olacak? Elbette tepki göstereceksiniz. Allah sizden razı olsun, amelinizi kabul buyursun. Şuna dikkat edin: A- Daha beterinin nedeni olmayın. B- 'Masrafına değmez' bir işe girişmeyin. Maksadı aşmış iş olmasın yaptığınız. Yasal olarak 'enayi' durumuna düşmeyin. C- Tepkinizi o alanın dışına taşırmayın, panodaki bir resmi hedef alırken o binanın bütün duvarını mesela kirletmeyin. D- Bu yaptığınızın üzerine yatmayın. Asıl yapılması gerekenleri ihmal etme nedeniniz olmasın yaptığınız. Allah yardımcınız olsun, sa'yiniz meşkûr olsun.
Aleykümselam. Bin kere yıkılsanız bile bin bir kere kalkmaya hazır olun. Şeytan sizi yıkıldığınız yerde çökertmek istiyor. Onu sevindirmeyin, melekleri sevindirin. Allah'ın razı olacağı işi yapın. Hemen dönün. Hiç geciktirmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Elbette, haram haramdır. Bir zorunluluk bulunmadıkça haram üzere olan biri ile bir arada bulunamayız. Rızamız olmadan, kalbimiz o duruma buğz ediyorken bulunmamızda ise bir sakınca olmaz. Allah, kimseye kaldıramayacağı bir yükü yüklemez.