Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz çocuklarımızı güzel yetiştirmek için çaba gösteriyoruz ancak eşimin hem bazı caiz olmayan alışkanlıkları (video izleme) hem de oyun bağımlılığı var. Evde sürekli elinde telefonla vakit geçiriyor. Beni üzmemek için ara ara söz verip oyunları silse de gün içinde yedi saate varan süreyle oyun oynadığı oluyor. Evliliğimizde birlikte zaman geçirmemiz neredeyse yok denecek kadar az. Artık kadınlığımı bile düşünmüyorum, "Tek göz, tek kulak olayım." diye içime atıyorum. Sosyal medya kullanmıyorum, telefonla vakit geçirmeyi sevmem ama çocuklarımız da bu oyunlara çok düşkünleşti. Hatta yeri geliyor, eşim onlara oyunları kendi yüklüyor. Uzun vadede bu durum beni çok endişelendiriyor. Uykularım kaçıyor, rüyalarımda bile bunu görür oldum. Eşimin hem beni üzmesine hem de çocuklarımıza bu durumun sirayet etmesine kaygılanıyorum. Bu konuda sizin nasihatlerinize çok ihtiyacımız var. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşinizden bu konuda net bir tavır ve pişmanlık beklemek hakkınızdır. Yalnız bu konuda eşinizin tavrını dikkate almak zorundasınız. Eğer eşiniz hatasını anlamış ve bu davranışı tamamen bırakmışsa, geçmişe değil, bugüne odaklanmaya çalışmalısınız. Ancak eşiniz bu davranışı hala sürdürüyor ya da bunu küçümsüyorsa, ilişkinizde daha ciddi sorunlar olduğunu kabul etmek gerekebilir. Affetmek, eşinizin davranışını onayladığınız anlamına gelmez. Aksine, affetmek daha çok sizin ruh sağlığınız için gerekli olduğunu kendinize hatırlatın. Affedemediğiniz sürece, bu olayın ağırlığını sürekli üzerinizde taşımış olursunuz. Affetmek zaman alabilir; bu konuda aceleci olmayın, ancak affetmenin yollarını arayın. Evliliğinizin sadece bu olaydan ibaret olmadığını, yıllar içinde paylaştığınız güzel anların da olduğunu hatırlayın. Kendinize ve ailevi ilişkinize yatırım yapın. Bunun için de kocanızla birlikte güzel zaman geçirmeye, ilişkinizi güçlendirecek aktivitelerde bulunmaya çalışın. Birbirinize daha çok vakit ayırarak sevgi ve güven bağınızı yeniden inşa etmeye çalışabilirsiniz. Özetle evlilikler zaman zaman sınanır. Ancak bu süreçleri aşmak hem sizin hem de eşinizin çabasıyla mümkün olabilir. Eşinizin hatasını düzeltmek için çaba gösterip göstermediği ve sizin bu olayı aşmak için istekli olup olmadığınız, ilişkinizin geleceğini belirleyecektir. Allah’tan yardım ve kolaylık dileyerek sabır ve hikmetle hareket edin.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
Sizi tanıyan, seven, önemseyen aile büyükleriniz ile yakınlarınız ile durumunuzu istişare edin. Öncelikle yuvanızı ve yuvanızın huzurunu kurtarmak için ne yapabileceğinizin yollarını araştırın. Sevgi bağını tesis etmenin, güçlendirmenin yollarına bakın. Eğer olmazsa bundan sonra ne yapabileceğinizin istişaresini yapın. Eşinizin şikâyetlerini, taleplerini netleştirmeye çalışın. Bu konuda neler yapabileceğinizi değerlendirin. Bu süreçte Allah'a bolca dua edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Çocuklardaki bu durumun ilaçlı tedavisi yoktur. Her çocuğun buna benzer çıkmazları olabilir. Sabırla beklemekten başka çaresi yoktur zannederim. Çocuğu iterek yatağında uyutabilirsiniz ama size karşı kırık tarafları kalabilir. Biraz daha sabredin, eşinizi ikna etmeye çalışın. Gündüz yorulmasını sağlayın, kendisi erkenden yatmak istesin. Anaokuluna başlayınca değişmesi muhtemeldir. Allah yardımcınız olsun.
Bu konuyu aile danışmanından ziyade kendiniz bireysel olarak bir psikoloğa giderek kendiniz ve çocuklarınız için en doğrusunun ne olduğunu anlamak niyetli destek almalısınız. Bunun yanı sıra da aile geleceğiniz için de aile büyüklerinizle ve fikir danışabileceğiniz tecrübeli ve yakın büyüklerinizle istişare etmelisiniz. Bu süreçte Allah'tan size yardım etmesini dileyin. Size hidayet etmesini dileyin. Allah bir yol gösterecektir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Her şeye rağmen eşler aralarındaki eşliğin gerektirdiği sevgi ve saygıyı yitirmemeye çalışmalıdırlar. Peygamberlerin de eşleriyle bu tür sorunları oldu ama onları boşamayı denemediler. Evet, Müslüman'ın kendi evinden vurulması çok ağır bir imtihandır fakat bu bir imtihandır. İmtihanlar bizim isteğimize ve keyfimize göre olmayacaktır elbette. Kesinlikle sabırlı ve nazik olacaksınız. Sizin tartışmanızda nazik olan kazanacaktır. Her işte sabırlı olanlar, kabalığa başvurmayanlar sonuca ererler. Allah Teala size böyle bir imtihan takdir buyurdu ise siz bunu kazanmaya mecbursunuz. Zira, namaz kılmak için gösterdiğiniz gayretten sevap kazandığınız gibi eşinize tahammül etmekten de sevap kazanacaksınız. Zor ama gerekli bir uygulamadır bu. Aman sabredin, seviyenizi düşürmeyin. Kopacaksa koparan diğeri olsun. Çocuklarınızın gözünde de iyi örnek siz olmalısınız. Allah'ı ve Peygamber'ini sevmenin gereği budur. Allah'a emanet olunuz.
anne baba konusundaki diğer fetvalar
Eşler arasında karşılıklı rıza ve anlayışla olduktan ve kullanılan yöntem helal olduktan sonra çocuğun ertelenmesinde hiçbir sakınca yoktur. Allah Teâlâ huzur ve afiyetinizi daim kılsın.
Böyle bir hak şekli yok. Evlilik, ona hazır ve ihtiyaç duymuş herkese farzdır. Bir farz varsa ortada demek ki onu yapmaya imkân da vardır. Çünkü yapmaya imkân olmayan hiçbir şey farz olmaz. Allah taşıyamayacağı yükü kula yüklemez çünkü. Belki sizin haktan kastınız evlilik öncesinde alınan çeyizlik ürünlerin sizden önce kardeşiniz için alınmaya başlamış olmasıdır. Bu konu ise evlilik sırasından biraz daha farklı bir durumdur. Fakat aklınıza getirin ve hatırlayın ki bugün siz hazırlık eşyalarının önce kime alınacağının kavgasını yaparken evden birileri fitneye ve harama düşme tehlikesi ile karşı karşıya olabilir. Bu yüzden illa bir evlilik sırası varsa bu fitneye en yakından en uzağa olan kişiler arasında olur ancak. Bu konuları çok endişe uyandırıcı olarak görmemenizi tavsiye ederim. Sizin için asıl endişe verici olan, sizin huzurunuzu kaçıran, dedikodular ve alaylarla kalbinizi kıran ve şeytanın misyonunu yüklenmiş "evde kaldın" diyen kişilerdir. Onlardan uzak durun. Onlardan uzak durmadığınız sürece önce siz evlenseniz bile fitne fesattan yeterince uzaklaşmış olmazsınız. Çünkü o tip insanlar yine bir şeyler bulur ve fitne ateşlerini yakarlar. Allah'a sığının. Sabırlı olun. Dua edin. Evlenmek isteğinizi güvendiğiniz kişilere belirtin. Kısmetlerinizle görüşün. İstişareler edin. Allah nasip edince sizin işleriniz de kolaylıkla hallolacaktır inşaallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Sanırım obsesiflikten (takıntı/vesvese) oğlunuzun çocuk gibi kararsız ve takıntılı olmasını kastettiniz. Yani oğlunuzun zihinsel yaş geriliği yok. Kişi deli olmadıktan sonra obsesif gibi rahatsızlığı olsa da normal kimseler gibi ibadetlerle yükümlüdürler. On beş yaşına kadar ergenliğe girmemiş olsalar da ergen kabul edilirler. Buna göre oğlunuz aşırı dalgın da olsa namazları çocuk gibi kılsa da sağlığı oranında sorumludur. Bir anne olarak tedavisini ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Neyin niçin olduğunu sadece Allah bilir. Her halimizi imtihan kabul edersek bu kadar vesvese yapmaya da gerek kalmaz. Yine de insan günahları için sürekli istiğfar etmeli ve günahta ısrar etmemelidir.
Kızım, nişanlı iken bunları konuşmanız doğru değil. Siz evliliğinize odaklanın. Görüşmelerinizi de abartmayın. Müstakbel kocanıza da kendinizi "maddi masrafları sorun etme ben hallederim" der gibi patronvâri de göstermeyin. Evliliğinizin saadeti açısından da masraf konusunu müstakbel kocanıza bırakın. Takıldığı yerde yardımcı olmaya çalışırsınız. Aksi takdirde evliliğinize hem karı hem de koca olmak zorunda kalırsınız. Allah yardımcınız olsun.
Kıymetli Kardeşim; 1- Önce, kendinize bu konuları dertleşebileceğiniz bir kadın arkadaş bulun, haftada bir de olsa onunla dertleşin, size nasihat ederse nasihatine kulak verin. Yalnızlık büyük bir sıkıntıdır ve azaptır. 2- Bu mantıkta olmayanlarla oturup kalkmayın. 3- Sonra da uykunuzu, başından kontrol edin. Her gün aynı saatte yatın. Bu saat de ondan sonrası olmasın. Yedi saatte de kalkın. Yatmadan dört saat önce hiçbir şey yemeyin, yatağa aç girin. Akşamları TV seyretmeyin. İki ay buna uyarsanız uykunuz düzene girer. Uykunuz düzene girerse tembellikten şikâyetiniz azalır. 4- Kitap okumaya alıştırın kendinizi. Önce basit hikâyeler de olsa yavaş yavaş yükselen bir tempo ile kitap okuyun. 5- Sesli dersler dinleyin. Meselâ bizim derslerin sesli MP3 ile hazırlanmışları var. www.sosyaldoku.com adresinden onları indirip dinleyebilirsiniz. İnşaallah açılacaksınız. 6- Sakın kendinizden umut kesmeyin, şeytanı kıs kıs güldürürsünüz. Bir kere sizi mağlup ettiğini de anlarsa bir daha elinden kurtulamazsınız. Allah kolaylıklar versin.