Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim annem ve babam bugüne kadar evlilik sırasına riayet ettiler. Ancak sıra bana gelince küçük kardeşimi benden önce evlendirecekler. Çünkü bir yıldır görüştüğü biri varmış. Çevremdeki insanlar tarafından zorbalığa maruz kalıyorum, "Evde kaldın." gibi sözler duyuyorum. "Küçüğü evleniyor ama büyüğü hâlâ bekliyor." diyerek üzerimde baskı oluşturuyorlar. Bu söylentilerle başa çıkmak çok zor. Daha önce ablamlar böyle bir durum yaşadığında annem, "Büyük gitmeden küçük gitmez" diyordu. Ancak şimdi aynı şeyi söylemiyorlar. Eğer bu bir haksa, hakkıma giriyorlar mı? Bu durum beni psikolojik olarak çok yoruyor. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Siz bir düşünün; evlilik harama düşecek boyutta sizi sıkıştırıyorsa, babanızın sınırları bitmiş demektir. Allah'ın dini size yön verecek baba karışamayacaktır. Evlenir gidersiniz. Ona karşı da nezaket kusuru işlemezsiniz. Buna çok dikkat edin. Eğer bu oranda sıkışmadı iseniz, onun yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka türlü Allah'ın rızasını yakalayamazsınız.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Bu fani dünyanın en ağır imtihanlarından biri insanın anne veya babası ile kavgaya zorlanmasıdır. Allah yardımcınız olsun. Size şunu tavsiye ederim: a- Asla anne babanızın arasında hakem rolüne girmeyin. Size göre “o annem”, “o da babam” siz bu dünyadan göçene kadar devam etsin. Birinin hatırı için diğerini ezmeyeceksiniz. Birinin kızmasını önlemek için öbürünü terk etmeyeceksiniz. Gerekiyorsa mesela, babanızla muhabbetinizi annenizden gizleyeceksiniz ama babanızı asla silmeyeceksiniz. Onların kavgasına alet de olmayacaksınız kürek de. b- Eşinizin öfkesinin geçmesini bekleyin. Eşiniz üstünlüğü terk etmemeli, o düzeye düşmemelidir. Evet, eşiniz haklıdır haklı olmasına ama dünya budur, her ailenin buna benzer bir sıkıntısı olabilir. Biz mü'min olarak olayların altında değil olayların üstünde rol almalıyız. İmanımız bunu gerektiriyor. Eşinizin zamanla kurallarını gevşetmesini bekleyin. O izin vermedikçe de annenizin sizin evinize gelmesi doğru olmaz. Sorun sizin eşinizle aranızda dal budak salmaya başlaması şeklini alır ki asıl afeti o zaman görürsünüz. Annenizle buluşmanızı üçüncü mekânlarda yapmaya çalışın. c- Bütün bunlarda en temel çizginiz, sizin aile huzurunuz olmalıdır. Ailenizin huzurundan verip alabileceğiniz bir şey yoktur. O noktaya gelmeniz anne babanızın macerasını tekrarlamanız olur ki bunu yaparsanız, tarihten ibret almama cahilliği yapmış olursunuz. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Sizin bu derdiniz esasen bütün Müslümanların derdi olmalıdır. Dedikleriniz tamamen doğrudur, haklısınız ama kaçarak bir çözüm üretmek mümkün değildir. Biz, kötülüğü lanetleyerek bir yere ulaşamayız. Kötülüğün karşısına iyiliği dikerek asıl kimliğimizi ortaya koymuş oluruz. Siz samimiyetinizi koruyun, göreceksiniz Allah Teâlâ sizin karşınıza tertemiz birini çıkaracaktır. Yangına dalıp tutuşmak akıllılık olmadığı gibi yangını bırakıp kaçmak da Müslümanlık değildir. Ortasını bulacağız. Bir husus daha dikkatinizden kaçmasın. Sizin bu hassasiyetinizi şeytan kullanabilir. Hassasiyetler de hassaslık üretir duruma geldiğinde ipler elimizden kaçar. Şeytanın oyuncağı olmadan yolumuza devam ederiz. İçinde kaybolup gitmeden itfaiyeci mantığı ile çevremizin üzerine gideriz. İbadetlerimizi ihmal etmeyeceğiz. Muhakkak âyet ve hadis konuşulan bir ders halkası bulup katılacağız. İmtihanın para ve cinsellik üzerinden yürdüğünü anlamış olacağız. İyi bir evlilik için mücadele edeceğiz; evliliğin gecikmesi, korktuğumuzun başımıza gelmesi şeklinde sonuçlanabilir. İstişare edip dertleştiğimiz bir kardeş çevremiz bulunsun. Olaylardan büyük olmaya mecburuz. Kur'an okuyun, dua edin. Kendinize, bize, bütün Mü'minlere dua edin. Allah sizi de bizi de fitnelerden korusun.
Kumar bağımlılığına yakalanmış kimsenin arkasından borçlarını kapatma çabanız doğru değildir. Dünyanın tüm serveti sizin olsa dahi borçlarını kapatmakta yetiremezdiniz. Allah'ın lütfu en azından bir yerde durmasını bildiniz. Farklı daha büyük felaketlerle karşılaşabilirdiniz. Abinizle küsmeyin ama mesafe koyun; yüreğiniz sakinleşene kadar da uzak durun. Yuvanıza odaklanın. Geleceğe umutla bakarak kendinizi ve eşinizi motive edin. Beraber hayal kurun, sizi bu sıkıntıları hatırlatmayacak küçük seyahatler yapın. Tarihi camileri dolaşın, içinizdeki negatif enerjiyi dağıtacak yeni arkadaşlar edinin. Bu günleri atlatacaksınız. İçiniz rahat olsun. Yeter ki umudunuzu kaybetmeyin.
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
anne baba konusundaki diğer fetvalar
Eşiniz için belki çok bir müdahale yapamazsınız ama çocuklarınız için yapabileceğiniz şeyler olabilir. Onların oyun oynamakla alakalı durumlarına savaşarak kendinizi yormayın. Siz enerjinizi, onlara oyunun dışında da güzel ve eğlenceli bir dünyanın var olduğunu göstermeye, sosyal olmanın önemi ve güzelliğini göstermek üzerine harcamaya gayret edin. Güzel alışkanlıklar, çirkin alışkanlıkların gücünü zayıflatır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Eşler arasında karşılıklı rıza ve anlayışla olduktan ve kullanılan yöntem helal olduktan sonra çocuğun ertelenmesinde hiçbir sakınca yoktur. Allah Teâlâ huzur ve afiyetinizi daim kılsın.
Sanırım obsesiflikten (takıntı/vesvese) oğlunuzun çocuk gibi kararsız ve takıntılı olmasını kastettiniz. Yani oğlunuzun zihinsel yaş geriliği yok. Kişi deli olmadıktan sonra obsesif gibi rahatsızlığı olsa da normal kimseler gibi ibadetlerle yükümlüdürler. On beş yaşına kadar ergenliğe girmemiş olsalar da ergen kabul edilirler. Buna göre oğlunuz aşırı dalgın da olsa namazları çocuk gibi kılsa da sağlığı oranında sorumludur. Bir anne olarak tedavisini ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Neyin niçin olduğunu sadece Allah bilir. Her halimizi imtihan kabul edersek bu kadar vesvese yapmaya da gerek kalmaz. Yine de insan günahları için sürekli istiğfar etmeli ve günahta ısrar etmemelidir.
Kızım, nişanlı iken bunları konuşmanız doğru değil. Siz evliliğinize odaklanın. Görüşmelerinizi de abartmayın. Müstakbel kocanıza da kendinizi "maddi masrafları sorun etme ben hallederim" der gibi patronvâri de göstermeyin. Evliliğinizin saadeti açısından da masraf konusunu müstakbel kocanıza bırakın. Takıldığı yerde yardımcı olmaya çalışırsınız. Aksi takdirde evliliğinize hem karı hem de koca olmak zorunda kalırsınız. Allah yardımcınız olsun.
Kıymetli Kardeşim; 1- Önce, kendinize bu konuları dertleşebileceğiniz bir kadın arkadaş bulun, haftada bir de olsa onunla dertleşin, size nasihat ederse nasihatine kulak verin. Yalnızlık büyük bir sıkıntıdır ve azaptır. 2- Bu mantıkta olmayanlarla oturup kalkmayın. 3- Sonra da uykunuzu, başından kontrol edin. Her gün aynı saatte yatın. Bu saat de ondan sonrası olmasın. Yedi saatte de kalkın. Yatmadan dört saat önce hiçbir şey yemeyin, yatağa aç girin. Akşamları TV seyretmeyin. İki ay buna uyarsanız uykunuz düzene girer. Uykunuz düzene girerse tembellikten şikâyetiniz azalır. 4- Kitap okumaya alıştırın kendinizi. Önce basit hikâyeler de olsa yavaş yavaş yükselen bir tempo ile kitap okuyun. 5- Sesli dersler dinleyin. Meselâ bizim derslerin sesli MP3 ile hazırlanmışları var. www.sosyaldoku.com adresinden onları indirip dinleyebilirsiniz. İnşaallah açılacaksınız. 6- Sakın kendinizden umut kesmeyin, şeytanı kıs kıs güldürürsünüz. Bir kere sizi mağlup ettiğini de anlarsa bir daha elinden kurtulamazsınız. Allah kolaylıklar versin.