Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah'ın karanlıktan aydınlığa çıkardığı müminler kimlerdir? Onların tövbesi nasıl bir tövbedir ve onların ibadeti nasıl bir ibadettir? Onların imanı nasıl bir imandır?
Cevap
Benzer fetvalar
Siz, bir hususu merak edip araştırdığınızda bunu cevabına iman etmeniz gereken birinden öğrendi iseniz kesinlikle risk alırsınız itiraz ederek. Mesela internetten bir cevap öğrendi iseniz buna şüphe etmenizde bir sakınca olmaz.
Senin durumun bir takıntıyı gösteriyor. Bu konular seni zihin kargaşasına götürdüğüne göre bunlarla ilgilenme. Dinden çıktığına kendi kendine karar verme. Başka işlerle meşgul olmaya bak. İbadetlerini yap, işine gücüne bak.
Tevbe her zaman lazım. Ama dini konularda takıntı yaşıyorsanız bir anormallik belirtisidir. Bu psikolojik bir rahatsızlık veya bilgisizlikten kaynaklanabilir. Her hâlükârda bu sorunu çözmeniz gerekir.
Dinin muteber delilleriyle haramlığı sabit olan haramın haram olduğuna inanmamak veya temelden haramı inkâr etmek dinden çıkmaktır. İnkâr etmeden haram işlemek ise büyük günah sahibi olmaktır. İnsanların harama bakışları elbette her müminin derdi olmalıdır ama asıl olan insanın önce kendi imanını ve amelini düşünüyor olmasıdır. Takatımız yettiği kadar da insanlara doğruyu anlatmak isteriz ama asıl olanın kendi imanımızı ve amelimizi korumak olduğunu biliriz. Rabbim yardımcımız olsun.
İçimizden geçenleri dillendirmedikçe iman açısından sıkıntısı yoktur.
Yaşadığımız zaman imanın avuçta kor taşımak kadar zor olduğu bir zamandır. Hepimiz, herkes bu fitneye karşı uyanık olmalıdır. Bugün bir arkadaşa “Neden böyle düşünüyor ki?” diye hayret ederken insan fark etmeden kendisini zehirleyecek bir fitne de kapmış olabilir. Siz kendinizi koruyun. Arkadaşınız samimi sorular sorarsa onları cevaplandırın veya cevap verecek birine yönlendirin. Kurtuluş aramayana çare üretmek zordur. Önce kendi imanınızı ve insanlığınızı korumaya bakın. Allah Teâlâ hepimize hayırlar ihsan etsin.
ibadet konusundaki diğer fetvalar
Abdestinizi alın ve bir daha almayın. Namazınızı kılın ve bir daha kılmayın. Sizin ibadetinizi Allah böyle kabul eder.
Yönelttiğiniz soru köşeli olduğundan namazın "mekruh bir şekilde kılınma" ihtimali olduğu gibi "bozulma" durumu da söz konusudur. Net bir cevap verebilmek içi rükûnun ne derecede yapılıp yapılmadığını; namazda sallanmanın basit/küçük bir sallanma mı yoksa abartılı bir sallanma mı olduğunun bilinmesi gerekir. Bunun için de görmeden cevap vermek zordur. Ama anlattığınız üzere en hafifi mekruhtur. İmamınızı mutlaka uygun bir dille uyarınız. Allah yardımcınız olsun.
Siz Müslüman bir çevre ile dininizi yaşamaya bakın. Namazı hiç bırakmadan kılın. Gerisi zamanla kendiliğinden gelecektir ama acele etmeyin.
Namaz, hem beden sağlığı hem de ruh sağlığı için bir şifa kaynağıdır. Hem dünya hayatınız hem de ahiret saadetiniz için namazı yaşamınızın merkezine koymaya çalışın. Rabbim, sizleri hem korkularınızdan hem de vesveselerden muhafaza etsin ve namazınızı daha büyük bir aşkla kılmanızı nasip etsin.
Kendinize gelin, sevginin aşırısı da kontrolsüz sevgi de zehirdir. Kendinizi zehirlemeyin. Bu davranışla eşinize de zarar veriyorsunuz. Dengeli olmaya çalışın. Her şeyin sahibi Allah'tır. Allah kâinatta ne dilerse o gerçekleşir. İradenize sahip olmaya çalışın. Onu terbiye edin. Bu konuda gerekirse bir doktordan destek alın. Hocamızın, "İrade Eğitimi" dersini izlemenizi tavsiye ederim.
Bütün programları aynı anda uygulamayın. Ya iki günde bir oruç tutarsınız, ya pazartesi-perşembe oruç tutarsınız. Bu programlardan birini seçerken kendinizi yıpratmamaya özen gösterip dikkat edin. Gücünüzün yetmeyeceği yüklerin altına girmekten sakının. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.