Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir mümin olarak nasıl olur da günah, haram veya yanlış meselelerde çekingenlik gösteriyorum özgüven gösteremiyorum? Bu beni çok üzüyor, yanlış veya günah olan her şeye net bir şekilde hayır diyebilmek ve mümince bir duruş sergilemek istiyorum ama yapamıyorum. Nedir bunun ilacı? Günah mı değil mi bilmeden ya da değilse de tövbe etmeyi gerektirecek bir durum olmadığı halde yine de tövbe etmek doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Senin durumun bir takıntıyı gösteriyor. Bu konular seni zihin kargaşasına götürdüğüne göre bunlarla ilgilenme. Dinden çıktığına kendi kendine karar verme. Başka işlerle meşgul olmaya bak. İbadetlerini yap, işine gücüne bak.
Tevbeniz tevbedir. Gerisini karıştırmayın. Bir daha da geri asla dönmeyin. Allah sizi de bizi de korusun.
Dinin muteber delilleriyle haramlığı sabit olan haramın haram olduğuna inanmamak veya temelden haramı inkâr etmek dinden çıkmaktır. İnkâr etmeden haram işlemek ise büyük günah sahibi olmaktır. İnsanların harama bakışları elbette her müminin derdi olmalıdır ama asıl olan insanın önce kendi imanını ve amelini düşünüyor olmasıdır. Takatımız yettiği kadar da insanlara doğruyu anlatmak isteriz ama asıl olanın kendi imanımızı ve amelimizi korumak olduğunu biliriz. Rabbim yardımcımız olsun.
Bu kardeşimiz öncelikle bir psikologla görüşmelidir. Yaşadığı bu süreç bir sağlık sorununu gösteriyor olabilir. İkinci olarak da tevbesi ciddi ise ve o tevbeyi korursa biiznillah geçmişi zayi olmaz.
Yaptığın tövbe biiznillah o hataları da silip sürür. Sen tevbeni koru ve bundan sonra namaza sarıl. Allah Teâlâ geleceğini mübarek kılsın.
Bunlar mevsimlik denebilecek geçici hislerdir. Abartma ve takılma bunlara. İbadetlerine devam et. Kendini yoğun tut. Boş vaktin olmasın. Bunlar gelip geçicidir.
günah konusundaki diğer fetvalar
Kişinin işlediği günahın hatalı olduğunu bilip nefsine mağlup olarak yapması imanını zedelemez. Fakat ahiretin sıkıntılarından kurtulmak için Allah'ın emanet ettiği vücudu da korumak gerekir. Genç kardeşim, içinde bulunduğun yaşamı asla kabullenme. Bu bağımlılığından kurtulmak için çaba göstermelisin. Bunun için de yetkililerden yardım istemelisin. Bak o vakitte Allah sana nasıl yardımlar edecek, önündeki engelleri aşmanı sağlayacak. Vazgeçme, kararlılıkla bu girdaptan kendini kurtar. Sana yapacağım bu duayı her gün sen de kendine yap. "Allah'ım seni seven bu genç kardeşimi yaşadığı bu bağımlılıktan kurtar. Ona bir çıkış yolu göster."
Siz kardeşinizle kardeşlik hukukuna dayalı bir görüşme yapıyorsunuz. Size düşen bölüm, harama karşı kendisini uyarmak, usulünce yaptığını onaylamadığınızı beyan etmektir. Sizin evinizden çıkıp nereye gittiğine ise müdahale edemezsiniz. Kardeşiniz için bol bol dua edin, davranışını tasvip etmediğinizi dile getirin. Allah Teâlâ doğru şekilde yaşayabilmemizi nasip eylesin.
Bir çaresi yok bunun, bin kere yıkıldığın yerde bin birinci kere ayağa kalkacaksın. Hayat böyledir, yıkıldığın yerde yığılıp kalırsan bitersin. Diren ve dikil sonra da yürü. Allah yardımcın olsun.
Fıkıhta önemli kaidelerden biri şudur: “Alınması haram olan şeyin verilmesi de haramdır.” Bu kaideye göre de faiz almakla vermek aynı olur. Rüşvet vermekle almak aynı olur. Müzik aletlerinin kullanılması ve satılması aynı olur. Kullanılması caiz olmayan altın ve gümüş kapların Müslüman’a satılması ile onu Müslüman’ın alması aynı olur. Haram mevzular ihtiva eden kitapların yazılması ve okunması aynı olur. Alkol kullanılması ve üretilip satılması aynı olur. Domuz üretilmesi ve satılması aynı olur. Put olarak kullanılacak şeyin üretilmesi ve satılması aynı olur. Harama hizmet olan her şey haram olur. Haram olan bir ameliyatı yapan doktorun yaptığı da haram olur. İnsan organı üzerinden ticaret haram olur.
Böyle bir gerekçe ile oruca niyet etmemek olamaz. İş yoğunluğu oruca mani değildir. Evet, niyet etmezseniz kefaret değil kaza etmeniz gerekir ama büyük bir günaha girersiniz, hayatınızın bereketini giderirsiniz maazallah.
Bu sözün, kullanılması abes bir söz olacağı kesindir, kullanılmamalıdır. Kullanıldığında ise kastın bir inkâr niteliği taşımayacağı da bellidir. İstiğfar edilmesi yeterlidir.