Fetva Meclisi
Soru
Hocam madde bağımlısı olan bir Müslüman, farz ibadetlerini yerine getirip ardından bağımlılığı nedeniyle günah olduğunu bilerek madde kullanmaya devam ediyorsa, bu durumda nasıl bir çıkış yolu aramalıdır? İmanını kaybetme korkusu taşıyan ancak haramdan da kurtulamayan bu kişi, sürekli günah işleyip tövbe ederek bir kısır döngü içinde çaresiz hissediyor. Bu durumda ne yapması gerektiği konusunda bir yol haritası nasıl olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Hayat, zorluk ve kolaylık gel-gitlerinin yaşandığı bir yerdir. Devamlı sıkıntı veya devamlı rahatlığın olduğu bir dünya yok. Dolayısıyla her ikisine de hazır bir halde yaşamımızı sürdürmeliyiz. Kişide bazen motivasyon düşüklüğünün verdiği sürçmeler olur. Önemli olan kişi tekrar esas değerlerine dönüş yapmasıdır. Dualarımızda hem dünyada hem de ahirette iyilik/hayr istemek zorundayız. Bu dengeyi kurarak yaşamak ölçümüz olmalıdır. Çevrende Müslümanlık derdini paylaştığın ve kaynaştığın dostların olsun. Aile bağlarının güçlü olmasına özen göster. Günlük bir sayfa da olsa Kur'an okumayı önemsemelisin.
Öncelikle, Allah’ın rızasını gözeterek haramdan sakınma hassasiyetiniz çok kıymetlidir. Bu, imanınızın güçlü olduğunu gösterir. Ev arkadaşınızın yaşam tarzından uzak durun. Onu uyarmışsınız ancak düzelmiyorsa bu konuda daha fazla zorlamanıza gerek yoktur. Eğer mümkünse farklı bir ev arkadaşı bulmaya çalışın. Kendi özel alanınızı koruyun, haram ortamına maruz kalmamaya dikkat edin. Zinadan kendinizi korumaya çalışın. Bunun için ibadetlerinizi artırın, özellikle namazı terk etmeyin ve Kur’an okumaya devam edin. Kendinizi yalnız bırakmayın, güvenilir ve dindar arkadaşlar edinin. Boş zamanlarınızı verimli kullanın, spor, ilim, mesleki gelişim gibi alanlara yönelin. Allah’tan yardım isteyin. İlmî ve dini sohbet halkalarına katılın.
Yaptığın yanlış ve günah bir iştir. Ama onun gibi bir günah iş de Allah’tan umut kesmendir. Ne olursa olsun, ne kadar olursa olsun, nerede olursa olsun sen tevbede samimi olduğun sürece Allah’ın kapısı sana açıktır. Zaten senin tek kurtuluşun Allah’ın kapısıdır, onun rahmet ve mağfireti seni kurtaracaktır. Sen ise o kapıyı ihmal ediyorsun veya yanlış değerlendiriyorsun. Önce bundan kurtul yani Allah beni sildi deme aksine o varken ben kurtulurum de. Böyle bakmaya çalış. Böyle bir direnç gösterirsen biiznillah takıldığın şeyi de bırakırsın. Kendine farklı meşguliyetler üret. O his sana ne zamanlar ve nerelerde geliyor olduğunu tespit et. Sen de o zaman ve durumları başka şeylerle doldur. Namazlarına dikkat et. Çokça Kur'an oku. Zikirler yap. Allah yardımcın olsun.
1- Günahtan samimi bir tevbe etti iseniz, 2- O günaha tekrar dönmüyorsanız, pişmanlığınız devam ediyorsa, 3- İmani kimliğinizi koruyorsanız, salih amel yapmaya devam ediyorsanız, Şeytana aldanmayın; sizi geçmişinizle meşgul ederek oyalamak istiyor. Yolunuza devam edin. İyi işler yapmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Güzel kardeşim, “İslam nedir?” sorusuna namazdır, hactır gibi cevaplar veririz. Evet doğru. Ancak İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da, kendinden ve yapabileceklerinden emin olmasan da Allah’ın seni her defasında kaldıracağına, sana o heyecanı, ibadetlerini yapabilecek gücü verebileceğine inanmaktır. Rabbimizden umudumuzu kesemeyiz. Her defasında namazını kılabilen, dinin emirlerini hakkıyla yerine getiren, ahlakı Kur’an’ın tarif ettiği gibi olanlardan olabilmek düştüğümüzde aynı heyecanla yola devam ederek olabilecektir. Tüm ibadetlerini zahiren yapmayı başarabilenlerin de farklı imtihanları var elbette. Sizin imtihanınız da bu. Ama bir gün istediğinizden, hayal ettiğinizden çok daha güzelini verecektir Rabbimiz. Şu an bir sınavda olduğunuzu ve bu isteğinizde ne kadar samimi olduğunuza dair bir teste tabi tutulduğunuzu düşünün. Bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah’ın kapısından umutsuz olarak geri dönüleceğini, ne kadar istesen de asla ibadetlerini tam yapamayacağına dair başarısızlık, heyecansızlık vererek sonu olamayan bir döngüye girdiğini vehmettirmektir. Ki bu hastalık olarak bir mümine yeter de artar. Yılmayın ve dua edin kendinize. Ailenizin verdiği tepkilere ve sizi gördüğü konuma rağmen kendinizi yeterli hissetmeyip hep bir adım ilerisi için daha güzeli, olması gereken ne ise onu huzurla, gönül ferahlığı ile yapabilmek için her daim dua edin. Vazgeçmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Şeytan sizi etrafınızdakilerin övgüleriyle yeterliymişsiniz gibi hissettirdiği zamanlarda sizden daha iyilere bakın. Çevrenizi değiştirin. Durumu sizden daha iyi olanları gördüğünüz ve duyduğunuz zaman sadece tesettürünüzün yeterli olmadığını ve daha çok dua ederek sımsıkı sarılmanız gerektiğini anlayacaksınızdır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Elhamdülillah Allah’a ve onun iman edin dediklerine iman ediyorsunuz. Hayat buradadır. Bu iman var oldukça sizde can var demektir. Can varken de umutsuz kalmayız. Evet, namaz kılmak ve namaza âşık olmak mesela gerekli olandır ama bu gerekliliği bir seviye olarak görüp o seviyeye henüz tırmanamadığınızı da düşünebilirsiniz. Gayret ederseniz bir gün o seviyeye de tırmanırsınız biiznillah. Şeytan mevcut durumu takıntınız hâline getirip sizi yoldan çevirmesin sakın. Bilin ki, bu durumunuz imanınıza zarar vermemektedir. İnsan olarak iş yapmaktan, yük kaldırmaktan uzak durmak istiyor olabiliriz ama yüreğimiz dinimizi içine bastıktan sonra biiznillah yoldayız demektir. Gayret ve dua ile bu engel de aşılabilir. Allah yardımcınız olsun.
günah konusundaki diğer fetvalar
Tevbe her zaman lazım. Ama dini konularda takıntı yaşıyorsanız bir anormallik belirtisidir. Bu psikolojik bir rahatsızlık veya bilgisizlikten kaynaklanabilir. Her hâlükârda bu sorunu çözmeniz gerekir.
Siz kardeşinizle kardeşlik hukukuna dayalı bir görüşme yapıyorsunuz. Size düşen bölüm, harama karşı kendisini uyarmak, usulünce yaptığını onaylamadığınızı beyan etmektir. Sizin evinizden çıkıp nereye gittiğine ise müdahale edemezsiniz. Kardeşiniz için bol bol dua edin, davranışını tasvip etmediğinizi dile getirin. Allah Teâlâ doğru şekilde yaşayabilmemizi nasip eylesin.
Fıkıhta önemli kaidelerden biri şudur: “Alınması haram olan şeyin verilmesi de haramdır.” Bu kaideye göre de faiz almakla vermek aynı olur. Rüşvet vermekle almak aynı olur. Müzik aletlerinin kullanılması ve satılması aynı olur. Kullanılması caiz olmayan altın ve gümüş kapların Müslüman’a satılması ile onu Müslüman’ın alması aynı olur. Haram mevzular ihtiva eden kitapların yazılması ve okunması aynı olur. Alkol kullanılması ve üretilip satılması aynı olur. Domuz üretilmesi ve satılması aynı olur. Put olarak kullanılacak şeyin üretilmesi ve satılması aynı olur. Harama hizmet olan her şey haram olur. Haram olan bir ameliyatı yapan doktorun yaptığı da haram olur. İnsan organı üzerinden ticaret haram olur.
Bir çaresi yok bunun, bin kere yıkıldığın yerde bin birinci kere ayağa kalkacaksın. Hayat böyledir, yıkıldığın yerde yığılıp kalırsan bitersin. Diren ve dikil sonra da yürü. Allah yardımcın olsun.
Böyle bir gerekçe ile oruca niyet etmemek olamaz. İş yoğunluğu oruca mani değildir. Evet, niyet etmezseniz kefaret değil kaza etmeniz gerekir ama büyük bir günaha girersiniz, hayatınızın bereketini giderirsiniz maazallah.
Bu sözün, kullanılması abes bir söz olacağı kesindir, kullanılmamalıdır. Kullanıldığında ise kastın bir inkâr niteliği taşımayacağı da bellidir. İstiğfar edilmesi yeterlidir.