Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim bir sorum, aslında daha doğrusu endişem var. Elhamdülillah mü'minim. Bununla da kendimi şanslı görüyorum. İbadetlerimi de yapıyorum. Haramlardan uzak duruyorum. Buraya kadar iyi de benim derdim şu: Namaz başta olmak üzere ibadetleri yük görüyorum üzerimde. Yaramaz bir çocuk gibiyim. Babası görmese hiçbir ödevini yapmayacak olur ya onun gibi. Benim ibadetleri sanki sevmiyor gibi olmam dinden çıkarır mı beni? Yıllardır böyle gidiyor. Allah için yardım edin bana.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Aman kendinize dikkat edin. Muhakkak evlenmelisiniz, muhakkak! Evlenmekten başka bir şeyle kendinizi zaptedemezsiniz. Orada evlenin veya başka bir yerde evlenin. Sizi yavrunuzla beraber kabul edecek birini bulamazsanız, bir erkeğin ikinci hanımı olma pahasına bile olsa evlenin. Allah sizi korusun, ayağınızı sabit tutsun. Çok endişelendik sözlerinizden. Sakın şeytana bir dakika bile fırsat vermeyesiniz. Sizden, iyi haberler bekleyeceğiz. Size çok dua edeceğiz.
Güzel kardeşim, “İslam nedir?” sorusuna namazdır, hactır gibi cevaplar veririz. Evet doğru. Ancak İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da, kendinden ve yapabileceklerinden emin olmasan da Allah’ın seni her defasında kaldıracağına, sana o heyecanı, ibadetlerini yapabilecek gücü verebileceğine inanmaktır. Rabbimizden umudumuzu kesemeyiz. Her defasında namazını kılabilen, dinin emirlerini hakkıyla yerine getiren, ahlakı Kur’an’ın tarif ettiği gibi olanlardan olabilmek düştüğümüzde aynı heyecanla yola devam ederek olabilecektir. Tüm ibadetlerini zahiren yapmayı başarabilenlerin de farklı imtihanları var elbette. Sizin imtihanınız da bu. Ama bir gün istediğinizden, hayal ettiğinizden çok daha güzelini verecektir Rabbimiz. Şu an bir sınavda olduğunuzu ve bu isteğinizde ne kadar samimi olduğunuza dair bir teste tabi tutulduğunuzu düşünün. Bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah’ın kapısından umutsuz olarak geri dönüleceğini, ne kadar istesen de asla ibadetlerini tam yapamayacağına dair başarısızlık, heyecansızlık vererek sonu olamayan bir döngüye girdiğini vehmettirmektir. Ki bu hastalık olarak bir mümine yeter de artar. Yılmayın ve dua edin kendinize. Ailenizin verdiği tepkilere ve sizi gördüğü konuma rağmen kendinizi yeterli hissetmeyip hep bir adım ilerisi için daha güzeli, olması gereken ne ise onu huzurla, gönül ferahlığı ile yapabilmek için her daim dua edin. Vazgeçmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Şeytan sizi etrafınızdakilerin övgüleriyle yeterliymişsiniz gibi hissettirdiği zamanlarda sizden daha iyilere bakın. Çevrenizi değiştirin. Durumu sizden daha iyi olanları gördüğünüz ve duyduğunuz zaman sadece tesettürünüzün yeterli olmadığını ve daha çok dua ederek sımsıkı sarılmanız gerektiğini anlayacaksınızdır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Bir kere bu dönüşümün seni bir nebze sarsmasını normal görmelisin. Hayatını öncesine göre aksi bir yöne çevirdiğine göre bir alışma dönemin olmalıdır. Bunun geçici olduğunu bil. İkinci olarak da aşırı gitmen doğru olmaz. Mesela namaza başla ama beşe beş katmayı uzun bir zamana yay. Haramlardan uzak dur ama titizliği uzun bir zamana yay. Sabırlı ol. Sebat et. Anne babanın duasını almaya ihmal etme. Bir yere kilitlenip kalma. Geniş bir çevre edinmeye çalış. İstersen bir de psikoloğa görünüp sana bir tavsiyesinin olup olmadığını öğren. Ve dua ederek yoluna devam et. Allah yardımcın olsun.
Bir psikologla durumu değerlendirip onun tavsiyeleri ile bize tekrar yazmalısınız.
Selamünaleyküm. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Şeytan sizi, bir hataya düşürmüşken ardından da ibadetten umudunuzu kesmeye çalışıyor ki bu iki darbeyi aynı anda vurmaktır. Dikkat edin, kendinizi koruyun. O halinizin nedeni de vakit fazlalığı yaşamanızdır. Kendinize ilave iş bulun. Bir derneğe gidin, ziyaretler yapın. Kur'an okuyun. Vaktiniz size yetmiyor olsun.
İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.
din konusundaki diğer fetvalar
Senin en büyük hizmetin dinini iyi yaşaman, erimemen, taviz vermemen, sabretmendir. Sabreden ve taviz vermeyen bir mümin delikanlı olduğunda sen hizmetini yapmış olursun. Sen o zaman en iyi hocadan daha iyi bir hocasın biiznillah. Çünkü varlığın bir örnek olacak ve sen bereket getireceksin. Konuşmadan etki altına alacaksın. İnsanlar sana ne yapacaklarını sormaya başlayacaklar... O gün kazanacaksın ve kazandıracaksın. Tamam mı?
Ortada yıkılmayı gerektirecek bir durum yoktur. Mevcut fırtına seni sallamış ise kendini kenara çekeceksin. İçindeki vesveseyi arttırma sebebi olacak konum ve işlerden uzak kal bir süre. Araştırma, inceleme, tartışma. Namaz ve Kur'an tilaveti ile yetin. Farklı alanlarda yor kendini. O konularda kitap okuma. Sen düzeltmeye çalıştıkça batabilirsin maazallah. Bu durum şu veya bu kişide herkeste görülebilir. Peşine takılan o bataklıkta batabilir. Sen yoluna devam et. Allah Teâlâ huzurunu ve afiyetini daim etsin.
Hayır, yüzde yüz her hadis sahihtir denmez ama konusu itibariyle Riyâzü’s Sâlihîn’de okuyunca sıkıntı oluşturacak bir hadis yoktur. Sahihlikten daha önemli bir konu, hadisleri bugünün dili ile anlamadaki zorluktur. Tercüme edilmiş olsalar bile anlama zorluğu çekilebilir. Bu nedenle de muhakkak şerhi ile beraber okunmalı ve anlaşılmasında zorluk çekilen sorulmalıdır.
Dinin temel unsurlarını bilmemek özür sayılamaz. Mesela meleklerin varlığını bilmemek diye bir özür olamaz. Bu çizginin dışındaki bilgileri mesela meleklerin isimlerini bilmemek bir özür olabilir. Ve genel olarak şunu söyleyebiliriz: Bilmemek zamana, mekâna ve kişiye göre değişebilir bir durumdur ama temel kural yukarıda söylenendir.
Dini hayatımız bedenimiz gibidir, inişi çıkışı, yükseği azı çok olur. Bunu dert etmeyin ve yıkılmayın şeytanın önünde. Bir geçici süredir böyle şeyler. Şeytan bunu bahane ederek sizi tamamen namazı terk etmeye sevk edebilir. İnadına inadına gidin şeytanın ve tembelliğin üzerine. Dikkatli olun. Allah mübarek etsin, ibadetlerinizi kabul buyursun.
a- Bir tek konu için birden çok yemin eden yeminini bozduğunda bir keffaret öder. b- Birden çok konu için yemin eden yeminini bozduğunda her yemin için bir keffaret öder. c- Bir konuda yemin edip onu bozan, aynı konuda tekrar yemin edip tekrar bozan bozduğu sayıca keffaret öder.