Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Allah’tan korkan bir genç olmaya çalışıyorum. Yaşadığım bölgeden farklı bir yere memur olarak atandım ve burada çalışıyorum. Ancak buranın kültürü doğduğum yerden çok farklı. Şu an bir memur arkadaşımla aynı evde kalıyorum fakat ev arkadaşım sürekli zina yapıyor. Bu durumdan rahatsız olduğumu defalarca dile getirdim ama anlamadı. Aynı ortamda kaldığım için bu durum beni de etkiliyor ve bu günaha düşmekten korkuyorum. Buradaki insanlar da zinayı çok normalleştirmiş durumda. Bazen kendime hâkim olamam diye endişeleniyorum. Aklımda iki seçenek var, ya istifa edip memleketime döneceğim ya da iki yıl sabredip tayin isteyeceğim. Ancak bu süreçte nefsime yenik düşmekten çok korkuyorum. Bu durumda nasıl bir yol izlemeliyim? Bana bir fikir sunar mısınız? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.
Böyle bir sabır olmaz, devlet yurduna çık, şartları daha zor da olsa başka bir yere çık. Sen de onlara karışabilirsin maazallah.
Selamünaleyküm. Bu iyiye gidiş kalbinizi rahatlatıyorsa mesele yoktur. Eğer aldanmadığınıza inanıyorsanız çalışmaya devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Size önce şunu tavsiye etmeliyim: Bu dünya bir imtihan yeridir. Rabbimiz, her birimiz için ayrı ayrı bedenler ve ruhlar yarattığı gibi farklı farklı imtihanlar da takdir buyurmuştur. Her birimiz, kendi imtihanımızla baş başayız. Bunu unutmayalım. Bir de şunu unutmayalım: İmtihanı ancak sabredenler kazanacaktır! Sabredip kazanacaksınız. Başınıza büyük bir felaket gelmiş, haklısınız ama ne yaparsanız sizin için daha iyi olur bunu çok iyi düşünün. Çocuklarınızın hatırına, çevrenin sizi horlamasına karşı sabretmeyi de tercih edebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası olmaz. Dilinizi ve elinizi bir kötülüğe bulaştırmadan boşayabilirsiniz de. Bunun da dinen bir sakıncası olmaz. Aile büyüklerinizden birini kendinize hakem yaparak, ne yapacağınız konusunda fikir alırsanız daha iyi edersiniz. Allah yardımcınız olsun. Ne edin edin, dilinizi ve elinizi kötülüğe bulaştırmayın. Bir olan derdi ikiye çıkarmayın. Size dua ederiz.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Özet olarak size şu tavsiyelerde bulunabilirim: - Acele etmeyeceksin. Bedenin büyüdüğü gibi maneviyatın da büyüyecek. Bunun adına sabırla ve yılmadan, erimeden yaşamaya devam etmek diyebiliriz. - İbadetlerini ihmal etmeyeceksin. Elbette önce farz ibadetleri kastediyoruz. Nafile ibadetleri artırmaya bakacaksın. Mesela Kur'an okumayı, zikir yapmayı günlüğün haline getireceksin. - Çevreni temiz tutacaksın. Zararı yok, kimse olmasın yanında ama olan sana zarar vermesin. Üç kişi de olsalar, Allah yolunda arkadaş edindiklerin çevrenden eksik olmasın. - Haramlardan ve haramlara götüren sebeplerden uzak duracaksın. - Aile saadetini ahiretin açısından çok önemli olarak göreceksin. - Haber programları dâhil, dünyevileşmeye neden olacak bilgi kirliliğinden kendini koruyacaksın. - Çok dua edeceksin. Çok, çoook... Allah yardımcın olsun.
Siz ahlakınızdan taviz vermeyin. İnsanlarla iyi geçinin. Ama insanları zorlamayın. Farz denecek konularda ve haramlar konusunda bu titizliğinizi koruyun ama diğer ayrıntı konularda abartıya kaçmayın ve insanların sizin gibi olmasını beklemeyin. Yoksa onları kendinizden soğutursunuz. Allah hepinize afiyet versin.
arkadaş çevresi konusundaki diğer fetvalar
Bu sıkıntıyı giderebilmiş bir mü'min, öyle bir ortam bulunduğunu zannetmiyorum. Mikroplarla dolu olduğu hâlde kalabalık ortamlarda yaşamayı becermek zorunda olduğumuz gibi bunu da becermeye mecburuz. Şöyle yapabilirsin: Kendin için bir ideal oluştur. Bu idealin gayeni ve prensiplerini ihtiva etsin. İdealini de taviz verilemez çizgilerin ve esnetilebilir çizgilerin olarak çeşitlendir. Açık haramlar ve senin akıbetin için tehlike olacak noktaları kırmızı çizgin say. Diğerlerini de adamına göre, senin vakit durumuna göre, risk ağırlığına göre esnet veya esnetme. Ancak böyle bir çalışma ve yürüme ilkesi ile rahat edebilirsin, az zararla yol alırsın. Allah yardımcın olsun.
Arkadaş çevreniz, takip ettiğiniz medya, okuduğunuz kitaplar size etki etmektedir. Onları yeniden şekillendirin. İbadetlerinizi istikrarlı ve ihlaslı yapmıyorsunuzdur. Ona şekil verin. İstiğfar etmeyi ihmal ediyorsunuzdur. Çokça istiğfar edin.
İman ve ahlâk sıkıntısı yaşayanlarla insan olarak ilişki içinde olabiliriz/olmalıyız da. Şunu da unutmamak zorundayız: Biz de insanız, onların etkilendiği gibi biz de etkilenebilir ve onlar gibi olabiliriz. Bu nedenle ‘insanî ilişki’ düzeyinde ve seviyeli bir beraberliğimiz olmalıdır. Onları ıslah etme gayretimiz bile bir risktir. Bugün onları kınadığımız şeyleri yarın biz yapıyor olabiliriz. Neticede bir mikrop her şeyi bitirebiliyor.
Hepimiz mü'mince yaşamaya mecburuz. Mü'mince yaşamanın en temel ilkelerinden biri de mü'minleştirilmiş bir ortam oluşturup yaşamaktır. Mü'mince yaşadığını zannedip çevresini ihmal edenler kendilerinin de düşebileceği bir kuyunun kazıldığını anlamamaktadırlar. Elbette çevrenizle ilgileneceksiniz. Elbette arkadaşlarınız adına endişe edeceksiniz ama iki hususu unutmadan: a- Allah Teâlâ kimseye kaldıramayacağını yüklememiştir. Bu konuda da sorumluyuz ama takatımız kadar sorumluyuz. b- Hiçbir sorumluluk kendi özel sorumluluğumuz kadar değildir. Önce kendi kulluğumuzu düşünüp planlamalıyız. Sonra da dışımızdakileri planlayacağız. Allah yardımcımız olsun.
Peygamberler ve Allah'a davet edenler senelerce konuştular da netice alamadılar ama yılmadılar. Siz de onların yolunda iseniz öyle yapın: - Önce kendinizi canlı ve hareketli tutmaya bakın. - Yaşayarak anlatın, söyleyerek anlatın. - Eğlence konusu olmamaya önem verin. Vakarlı olun, seviyeli olun. - Sabrı en büyük silahınız bilin. - O insanlar için arkalarından dua edin. - Mikrobun size bulaşmasana karşı uyanık bulunun. - Bu işlerin yapılması asla sizi kendi ibadetinizden ve insanî görevlerinizden alıkoymasın.
Selamünaleyküm. Burada anne babanın mesuliyeti elbette açıktır. Gence gelince, akil ve baliğ olmayı hak etmeyeceği bir durum varsa erginlik çağına girmiş olması bir şey değiştirmiyor. 'Baliğ' olmanın yanında 'akil' de olmak gerekir ki mesuliyet başlasın.