Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir çocuk annesiyim ve sürekli elimde telefon sanki o da benim bir çocuğum gibi yanımdan ayırmıyorum. Sürekli bir dizi merakı var, takvalı biri olmak istiyorum fakat takvaya uymayan hareketlerde bulunuyorum. Telefonun ahlaki değerlimizi çok yıprattığı bilincindeyim fakat kendimi bu riskli durumdan koruyamıyorum. Bir müslüman genç kadın böyle olmamalı, çocuğunu eğitip eşinin rızasını gözetmeli ama ben sürekli telefonu gözetleyip duruyorum aynı hatalara tövbe edip artık yapmayacağım deyip bir bakıyorum yine aynı tehlikeli sulardayım. Müslüman bir kadın neyi eksik yapıp bu zayıflığa düşer, eşime, evime ve evladıma Rabbimin bana koyduğu sınırlara sadık olmak istiyorum fakat bazen kendimi düzeltemiyorum. Böyle olunca da gitgide agresifleşiyorum hocam bu durumdan nasıl kurtulurum?
Cevap
Benzer fetvalar
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Gayet güzel yapıyorsunuz, Allah kabul buyursun. Bu programınıza Kur'an okumayı da ilave edin. Kendinizi ağır bir programa kilitlemeyin. Bir hocadan yaptığınız zikirlerin okunuşunda hatanız olup olmadığını öğrenin. Zorlanmadan yapabildiğiniz kadar zikir yapın. Eksiğiniz varsa ilmihal de okuyun. Sosyal görevlerinizi ve özellikle de ailenizi ihmal etmeyin. Gayet güzel. Allah yardımcınız olsun.
Kızım, Allah seni tam bir belanın eşiğinden kurtarmış iken böyle mi yapman gerekirdi? Kendine gelmelisin. Gerekiyorsa tekrar psikoloğa git. Telefonunu değiştir. Ona tekrar bağlantı kurarsa polise bildireceğini söyle. Kendini yoğun işlerle meşgul et. Çokça Kur'an oku, kitap oku. Gıdanı kontrol et. Ve ilk fırsatta temiz biri ile evlenmeye bak. Sabret kızım sabret ve kazan bu çileli dünya sınavını. Allah yardımcın olsun.
Öncelikle, Allah’ın rızasını gözeterek haramdan sakınma hassasiyetiniz çok kıymetlidir. Bu, imanınızın güçlü olduğunu gösterir. Ev arkadaşınızın yaşam tarzından uzak durun. Onu uyarmışsınız ancak düzelmiyorsa bu konuda daha fazla zorlamanıza gerek yoktur. Eğer mümkünse farklı bir ev arkadaşı bulmaya çalışın. Kendi özel alanınızı koruyun, haram ortamına maruz kalmamaya dikkat edin. Zinadan kendinizi korumaya çalışın. Bunun için ibadetlerinizi artırın, özellikle namazı terk etmeyin ve Kur’an okumaya devam edin. Kendinizi yalnız bırakmayın, güvenilir ve dindar arkadaşlar edinin. Boş zamanlarınızı verimli kullanın, spor, ilim, mesleki gelişim gibi alanlara yönelin. Allah’tan yardım isteyin. İlmî ve dini sohbet halkalarına katılın.
Selamünaleyküm. En büyük hedefiniz ve gayretiniz, eşinizle huzurunuz olsun. Onunla siz ikiniz bir dünya olun, çocuk olsa da olmasa da sizi sarsmaz. İkinci hedefiniz de, insanları yok sayan bir anlayışla yaşamak olmalıdır. Size ve eşinize Allah yetmelidir. Kendisi de kusurlarla dolu, dert küpü insanlar sizin için bir şey deseler ne olur demeseler ne olur? Bunu iyi düşünün. Üç yıl, çocuk için çok uzun bir zaman değildir. Neden sabırsızlanıyorsunuz ki? Böyle düşünürseniz, çocuğunuz olduğunda da onu normal bir çocuk gibi büyütemeyeceksiniz. Muhakkak kitap okuyun. Bir ders halkasına katılın, Kur'an okumayı sakın ihmal etmeyin. Her gün planlı bir Kur'an okumanız olsun. Belli tesbihatı ihmal etmeyin. Eşinizle küçük bir dünya kurun, birbirinizin kıymetini bilin. Özel bir dua yoktur, siz içinizden geleni dua olarak tekrar edin. Ve unutmayın ki, çocuklu olmak mı yoksa şu hâliniz mi sizin için daha hayırlıdır, bunu bilemezsiniz. Kaderinize razı olun, sabırlı olun. Şeytana ve şeytanlaşmış insanlara karşı direnin. Direnin ve kazanın. Allah'a emanet ederim sizi.
Önce bu büyük günahtan ötürü tevbe ve istiğfar etmelisiniz. Ölümüne de olsa bir daha bu hatayı yapmamaya azimli olmalısınız. Önce ve öncelikle bunu garanti edin. İkinci olarak da onun bu ayrılışını Allah’ın size bir iyiliği olarak görün. Karanlık bir gelecekten korumuş sizi. Asla onu düşünmeyin. Ona yalvarma zilletine düşmeyin. İşlediğiniz çirkinlik, çirkinlik olmasına pek ağır ama daha ilerisine bakarak ucuz kurtulmuş ya da ateş çukurunun kenarından dönmüşsünüz. Bu rezilliği gömün. Bir daha da kimseye açmayın. Tertemiz yaşamaya bakın. İbadetlerinizi yapın. Namazı aksatmayın. Kur'an okuyun ki içiniz açılsın.
anne konusundaki diğer fetvalar
Büluğ çağına ermiş ve akıllı bir insanın kendi evini kurması hakkıdır. Anne babanın reşit bir erkek çocuğunu ev kurmaktan men etme hakkı yoktur. Özel bir sağlık sorununuz yoksa evinizi kurabilirsiniz. Anne babanın hizmetini görmek, onlara asi olmamak başka şeydir, hayata girip yol almak başka şeydir. Anne babanızın hizmetini görün, evinizi de kurun, herkes gibi siz de evinizin idarecisi olun. Yeter ki bu esnada onlara karşı incitici bir söz sarf etmeyin, onların bir hizmeti eksik olmasın. Onlar ilk günler tepki gösterseler de siz alttan almaya devam edin. Bu arada da kesinlikle eşinizi bu işe karıştırmayın. Bu sorumluluk sizindir. Böyle yapın. Vebaliniz olmaz biiznillah.
İlke olarak bilmemiz gereken şudur: Allah’ın yarattığı şekli kalıcı olarak değiştirmek haramdır. Ciddi bir sağlık nedeniyle bu haram kuralına karşı bir ruhsat oluşabilir. Kadının kısırlaştırılması bu nedenle haramdır ancak hamile kalması durumunda onu hamileliğini sürdüremeyecek veya ilaçla tedavisi mümkün olmayacak ağır sıkıntılara sebep olacak şekilde hasta edecek bir durum oluştuğu uzman güvenli bir doktor tarafından tespit edilirse kısırlaştırma caiz olur. Bu durumun herkesin kendi durumu için özellikle öğrenilmesini tavsiye ederiz.
Asıl olan mübah olmasıdır. Mübah, kulun yapıp yapmamakta serbest olduğu şey demektir. Ayrıntılı olarak ele alırsak şu hükümleri sayabiliriz: - Farz olabilir. Bir farzı yerine getirebilmek için gerekiyorsa telefon da farz olur. Anne babaya hizmet için şart olması gibi bir durum buna örnek verilebilir. - Mekruh olur. Kullanımı ile ortaya çıkan işin kendisi mekruh ise telefonun kullanılması da mekruhtur. - Haram olur. Kullanımı ile ortaya çıkan iş haram ise telefon da haram olur.
a. Helal yiyin için. b. Helal ailesi olun. c. Helal oturun kalkın. d. Helal konuşun. e. Helal uyku uyuyun. f. Helal seyahat yapın. g. Helal akrabalık yapın. h. Helal muhabbetler yapın. i. Helal nefes alın. Bunlar yeter.
Annenin yirmi dört ayı dolmadan önce süt emzirdiği çocuk senin kardeşindir. Onun kardeşleri ise senin kardeşin değildir.
Sadaka belaları defeder, böyle inanıyoruz. Kurban da bir ibadettir ve sadaka çeşitlerinden olabilir. Ancak, ŞU SIKINTIDA KURBAN KESERSEN SIKINTIN GİDER şeklinde kesin bir dini bilgimiz yoktur. İnsanların ete çok muhtaç oldukları bir zamanda kurban kesip et dağıtmak iyi bir sadaka olduğu için belayı defedebilir ama bu dönemde et birinci derecede muhtaçlara verilebilecek bir sadaka çeşidi değildir. Kimi durumlarda basit bir çocuk bezi bile etten daha değerli olabilmektedir. Bu sebeple o günde hangi ihtiyaç daha önde duruyorsa sadaka olarak onu öne çıkarmak en güzeli olur. Bunu da sadaka ibadetine niyet ederek yapmak gerekir. Belanın gitmesi için ödenecek bir vergi anlaşılırsa sadaka olma özelliğini yitirebilir.