Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir çocukla konuştum ama konuşmamız internette başladı. Samimiyetine ve iyi niyetine güvendiğim ortak arkadaşımız da vardı. Telefon numaramı istedi ben de verdim. Bu şekilde hiç birbirimizi görmeden tam iki buçuk yıl sadece telefonda konuştuk. İki buçuk seneden sonra görüştük ve ben onun evine gittim, aynı yatakta uyuduk. Şimdi ayrıyız, kendisi ayrılmak istedi. Ben bir şey yaşamasak da başkasıyla evlenemem artık dedim. Millet neler yapıyor diye karşılık verdi bana. Benim için çok ağır bir durum bu. Kendimi çok günahkâr hissediyorum, ileride eğer birisiyle evlenirsem o kişiye karşı çok günahkâr hissediyorum. Ne yapmam lazım lütfen yardımcı olun bana?
Cevap
Benzer fetvalar
Af dileyin Rabbimizden. Tevbe edin! Allah'ın mağfireti dışında bir çıkışımız yoktur. Kurtuluşumuz O'nun bizi affına bağlıdır. Bundan sonra aynı hatanın yanından dahi geçmemek için şunlara dikkat etmelisiniz; - Zina günahına, haramına insanı sürükleyen ilk aşama gözdür. Gözünüzü kontrol altına almaya çalışın, ufacık gördüğünüz bir hatadan pişmanlığa koşun. Gözünüzü sizi kışkırtan şeylerden uzak tutun. - Gıdanıza, uykunuza özen gösterin. Düzenli ve yoğun bir hayatınız olsun. - Sizi olumsuz yönde etkilendiğini alenen gördüğünüz çevre, sosyal medya ilişkinizden uzaklaşın. - İşlemiş olduğunuz bu büyük günahı kimseye anlatmayın, yazarak dahi olsun tekrar o cümleleri kurmayın. Tevbe edin ve unutun. - İbadetlerinizle teselli bulun. İbadetle teselli bulduğunu düşündüğünüz insanlarla bir araya gelin, konuşun, takip edin. Bir kötülükten insan iyiliği hayatına geçirerek çıkabilir. Yaptığınız güzel amelleri artırın, dua edin, tevbe edin, namaz kılın, Kur'an’ı Kerim okuyun.
İnsan bir belaya uğrar, büyük bir hata işler; insan olması buna uygundur. Bu, şaşılacak bir şey değildir. Niceleri böyle hatalara düştü. Fakat insan hiç, katilini özler mi? Geçmiş altı yılını harap eden bir sistemin içinde olmak için çırpınılır mı? Aklını mı yitirdin? Dikkat et, bak göreceksin: Bedenin üzerinden bir hataya düştün. Sonra Allah sana rahmet etti, aklın seni sıkıştırdı. Yaptığının yanlış olduğunu idrak ettin. Bu sefer sinsi bir şekilde 'bir daha' deyip duruyorsun! Bu ne büyük çelişki! Hemen Rabbine dön. Hiç gecikme. Ve iki şeye büyük bir karar ver: Birincisi, seni harap eden o insanla bir daha ebediyen buluşmama kararı olsun. Ama ebediyen. O bir veli, sen de bir veli olarak şöhret bulsan bile kararın bu olsun. Bu kararında da samimi ol, ciddi ol. İkincisi de bundan sonrasını Allah'ın rızasına göre yaşamaya karar ver. Bu kararları ver ki Allah seni samimi görsün ve sana yardım etsin. Göreceksin, bu sefer kötülükten güzellikler çıkacak, kalbin huzur dolacak. Kaçırma bu fırsatı. Allah kalbine huzur versin. İyi haberlerinizi bekliyoruz.
Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.
Bir Müslüman, insan olarak insanî kimliğini yitirmemeye çalışmalıdır. Sizin, sizi sevmeyen bir insana bağlı kalmanız doğru değildir. Yeteri kadar rica etmişsiniz hatta yalvarmışsınız. Bundan ötesi şahsiyetinizi öldürür. Kesinlikle dert etmemelisiniz. Daha güzel bir evlilik sizi bekliyor olabilir. Hanımlar genelde dulluğu ölüm gibi görürler ama bu doğru değildir. Sizi ezecek bir evde yaşamaktansa dik durabileceğiniz bir çadırda yaşamaya razı olun. İlla derdinizi arıyor gibi olmayın. İşinizi de kaybedebilirsiniz aklınızı da. Dik durun, sabredin, o erkekteki bütün kanuni haklarınızı da alın. Sonra da ibadetinizi yaparak kendinizi rahata verin. Allah yardımcınız olsun.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
ayrılık konusundaki diğer fetvalar
Sizi boşamış bir Müslüman ile tekrar evlenebilmeniz için şart olan, bir başka erkekle nikâhlanıp cinsel ilişki yapmış olmanızdır. Eğer ikinci kişi de sizi boşarsa onun boşamasından üç ay sonra birinci eşinize yeni bir nikâhla dönebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası yoktur. Yalnız ne kadar doğru bir iş yapmış olacağınızı siz belirleyeceksiniz.
Nişanlınız ile “nikâh akdi” yaptı iseniz evet, nikâhlısınız. Ancak nişan bozarken iki taraf da bozmayı kabul etmiş ise o nikâh da kalkmıştır. Ya da siz, nişanı atmayı düşündüğünüzü söylediğinizde o da kabul etti ise mesele kalmamıştır.
Boşanmak baştan bir hatadır ama insanın tahammülü de bitmiş olabilir. Tercihinizin bu olmamasını size tavsiye ederiz. Bir psikologla veya aile danışmanı ile görüşün. Aile büyüklerinizle genişçe istişare edin. Size boşanmanızın doğru olacağını tavsiye ederseler eşinizden sizi boşamasını helal yollarla isteyebilirsiniz. Ömrünüzün sonuna kadar pişmanlık duymamanız için böyle yapın.
1- Ayrılık durumunda çocuğun velayeti annede olur yani çocuk annenin yanında kalır. Annede mahkemenin veya bilirkişinin takdir edeceği özel bir sorun varsa ikinci bir veli aranabilir. Bilhassa kız çocukları annede kalır. Anneden sonra da yine anneanne gibi birinin yanında kalır. Siz baba olarak çocuk baliğ olduktan sonra size gelirse onu alabilirsiniz. Genel kural böyledir. 2- Baba olarak çocuğunuzun masraflarına katkı sağlamanız vicdanen gerekli olduğu gibi dinen de gerekendir. 3- Mehir, eşinizin sizinle gerdeğe girdiği gece hak ettiği hakkıdır. Daha sonra şu veya bu özürle bunu yok saymanız mümkün değildir. Onu vermeli idiniz. Eşinizin üzerinden bu saatten sonra kan aktı akmadı diye konuşmanız hiç uygun değil, böyle konuşmayın. 4- Size verilen borcun miktarı ne kadar ise onu aynen geri verin, fazlasını vermeniz gerekmez.
Nişanlı iken nikâhlı ifadesi yanlıştır. Nikâh ile beraber nişan da bitmiştir. Nikâhtan sonra ayrılma ise şöyle değerlendirilir: Eğer eşler cinsel ilişki yapmamışlarsa ya da cinsel ilişki yapmaya uygun bir ortamda baş başa kalmamışlarsa nikâhta konuşulan mehrin yarısı eşe verilir. Cinsel ilişki ya da uygun bir ortamda baş başa kalmak gerçekleşti ise mehrin tamamı kadına verilir. Gerçekleşti ise…
Kadının boşama hakkı olmadığına göre vazgeçme hakkı da olmaz.