Fetva Meclisi
Soru
Hocam size birkaç sorum var. Maddeler halinde yazmak istiyorum. 1-Çocukların velayeti kaç yaşında babaya geçer? 2-Eski eşim öğretmen. Bu durumda velayeti onda olan çocuklar için iştirak nafakası vermem gerekiyor mu? 3-Eski eşime mihr vermem gerekir mi? Zira ilk geceden sonra bir kan akıntısı gelmedi. Ayrıca bir iki yıl sonra gelen bir akıntının kızlık zarı ile ilgili olduğunu söylemişti. Ancak ben buna inanmıyorum. 4-Kaynanam bana üç yıl önce çocuklara harcamak için on bin TL vermişti. Eski eşim bunun enflasyon farkı eklenerek iadesini istiyor. Bu farkı eklemek caiz mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Evet, haklısın haklı olmasına ama aile ortamında bu nedenle şimdiden tartışma üretirseniz ilerideki asıl tartışmalarda sabrınızı da bitirmiş olarak girebilirsiniz. Daha rahat olun, sabırlı olun, ikna ederek ve tartışmadan açıklamaya çalışın. Bu sadece sizin imtihanınız değil, böyle bir zamana geldik. Bu şekilde imtihan kazanacağız.
Allah Teâlâ size sabır ve sebat ihsan etsin. Sizin bu anlattığınız gerekçelerle velayeti üzerinize almanız dinen uygun hatta gerekendir ama bu durumu ne kadar mevcut yasal ortama uydurabilirsiniz onu iyi düşünün. Suç oluşturmayacak bir yöntemle alabiliyorsanız alın. Allah yardımcınız olsun.
Bir çocuğu, istenmediği yer hasta eder. Çocuk sevgiye ve şefkate ihtiyaç duyar. Bu yüzden eğer istemiyorlarsa başka bir yol arayın. Antidepresan uzun vadede iyi olmayabilir. Bu yüzden çocuğu bir psikiyatriste değil de bir çocuk psikoloğuna götürün. Onunla da istişareler yapın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kızım, böyle bir tartışma konusunda senin tek taraflı olarak haklı olsan bile görüş talep etmen sıkıntılıdır. Eşinin de bulunduğu bir ortamda her ikinizi dinleyecek birine gitmelisiniz. Mesela bir aile danışmanına beraberce gidin. Bu sizin için daha doğru olur. Mihr meselesine gelince, eşinizin sizin mihrinizde veya özel paranızda hiçbir şekilde hakkı yoktur. Rica ederse veya siz takdir ederseniz verirsiniz. Sabırlı olun. Muhakkak bir danışman nezaretinde bu süreci yürütün.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
ayrılık konusundaki diğer fetvalar
Boşanmak baştan bir hatadır ama insanın tahammülü de bitmiş olabilir. Tercihinizin bu olmamasını size tavsiye ederiz. Bir psikologla veya aile danışmanı ile görüşün. Aile büyüklerinizle genişçe istişare edin. Size boşanmanızın doğru olacağını tavsiye ederseler eşinizden sizi boşamasını helal yollarla isteyebilirsiniz. Ömrünüzün sonuna kadar pişmanlık duymamanız için böyle yapın.
Sizi boşamış bir Müslüman ile tekrar evlenebilmeniz için şart olan, bir başka erkekle nikâhlanıp cinsel ilişki yapmış olmanızdır. Eğer ikinci kişi de sizi boşarsa onun boşamasından üç ay sonra birinci eşinize yeni bir nikâhla dönebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası yoktur. Yalnız ne kadar doğru bir iş yapmış olacağınızı siz belirleyeceksiniz.
Önce bu büyük günahtan ötürü tevbe ve istiğfar etmelisiniz. Ölümüne de olsa bir daha bu hatayı yapmamaya azimli olmalısınız. Önce ve öncelikle bunu garanti edin. İkinci olarak da onun bu ayrılışını Allah’ın size bir iyiliği olarak görün. Karanlık bir gelecekten korumuş sizi. Asla onu düşünmeyin. Ona yalvarma zilletine düşmeyin. İşlediğiniz çirkinlik, çirkinlik olmasına pek ağır ama daha ilerisine bakarak ucuz kurtulmuş ya da ateş çukurunun kenarından dönmüşsünüz. Bu rezilliği gömün. Bir daha da kimseye açmayın. Tertemiz yaşamaya bakın. İbadetlerinizi yapın. Namazı aksatmayın. Kur'an okuyun ki içiniz açılsın.
Nişanlınız ile “nikâh akdi” yaptı iseniz evet, nikâhlısınız. Ancak nişan bozarken iki taraf da bozmayı kabul etmiş ise o nikâh da kalkmıştır. Ya da siz, nişanı atmayı düşündüğünüzü söylediğinizde o da kabul etti ise mesele kalmamıştır.
Bu bir çocukluk bile değil. Bile bile az önce eteğini tutuşturan ateşe yaklaşmaktan başka bir yorumu olamaz bunun. Neden ahiretinizi düşünmüyorsunuz? Neden kendi onurunuzu kendi elinizle eritiyorsunuz? Bu çocukluk bile değil. Demek ki siz tevbenizi üstünkörü yaptınız. Gerçek bir tevbe insanı ömrünün sonuna kadar dik tutar. Tekrar tevbeye sarılın ve ayağa kalkın, şeytanın elinde oyuncak olmaya ne gerek var?
Nikâh birliğin adıdır. Talak, iddet ise ayrılığın adıdır. Birlik akdi esnasında ayrılık gündem yapılmaz, yapılması gerekmez. Mihr, kadının kocasının evine kadın olarak girdiği pozisyonun bir nevi bedelidir. Dolayısıyla kadın, mihrini alır ve kocasının evine gider. Normal olanı böyledir. O esnada, daha sonra veya çok sonra alabilir bunu. Erkek ve kadının aralarındaki anlaşmaya bağlıdır. Kadın mihrini almadan babasının evinden çıkmama hakkına sahiptir.