Fetva Meclisi
Soru
Hocam ailemde nasıl çözeceğimi bilmediğim çok büyük bir sorun var. On iki yıllık evliyim ve üç çocuğum var. Yurt dışında yaşıyoruz. Ailem eşim hakkında on yıldır kötü konuşmayı bırakmadı. Ona hakaret etmedikleri bir gün yok. Onun hakkında kötü konuşmadıkları bir gün yok. Her gün kusur arıyorlardı. Bak ne satın almış, bu kadın senden gizli bir şeyler satın alıyor, bu kadın çocuklara iyi bakmıyor vb. sözler sürekli dillerinde. İyice arada kaldım bir yanda annem ve babam, diğer yanda eşim. Eşim hiçbir zaman ilk önce tartışmaya girmedi, hep sabırlı olmaya çalışıyor ama sonra da bütün gece ağlıyor. Bugün ne yazık ki eşim saldırıya uğradı. Ona el kaldırdılar. Babam ona küfür etti. Çok acı çekiyorum. Cezalandırılmak istemiyorum, ailemin acı çekmesini istemiyorum ama bunun da durmasını istiyorum. Onları da bırakamam, karımın acı çekmesini de izleyemem. Canım o kadar acıyor ki eve girmek istemiyorum. Ailemde huzur kalmadı. Başka eve taşınmaya da ekonomik durumum yetmiyor. Aynı evde yaşayan ama birbiriyle konuşmayan bir aile olduk. Ne yapmalıyım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Bacı, sizin anlattığınızı esas alarak size cevap yazıyoruz. Belki eşinizin anlatacakları ile olayın seyri değişebilir. Bu cevap, sizin anlattığınız kadarının cevabıdır: Kadının çalışma mecburiyeti yoktur bizim dinimizde, evi geçindirmek zorunda olan erkektir. Size defalarca kapıyı göstermiş biri ile saadetiniz zor görünmektedir. Bu ayrıntılardan sonra da kızınız nedeni ile evinize dönmenizi anlamlı ve akıllı bir iş görmeyiz.
Kıymetli kardeşim sen iki ateşin ortasında kalmışsın. Ama önce şunu bil: Senin sağlığın, senin iyiliğin hepsinden önemli. Sen ayakta kalamazsan, kimseye de faydan olmaz. Bu yüzden önce kendini toparlaman lazım. Öncelikle bu yükü taşımanın seni hasta ettiğini fark et. Çünkü bu bir “görev” değil, hakkın olmayan bir yük. Annene de, eşine de, açıkça ve saygıyla bu seni hasta eden ortamı konuşman gerekiyor. Yanı sıra onların birbirleriyle olan diyaloglarını azaltacak adımlar at. Onların birbirleriyle ne kadar az görüşebileceği makul ve meşru yöntem varsa ortaya konulmalı ve ikisi birbirinden uzak tutulmalı. Senin onlardan birine gidince de birinin diğeri hakkındaki konuşmasından kaçınman lazım. "Bu konuşmanın kimseye bir faydası yok ama bana çok zararı var. Sağlığım bozuluyor. Bana zarar vermek mi istiyorsun açık açık söyle!" diyerek kişilere yaptıklarının tek sonucunun ne olduğunu iyice göster. Bu süreçte yalnız kalma. Dertleşeceğin dostlar bul. Bir psikologdan veya aile danışmanından yardım al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Kocanıza karşı ne hata yaptığınızı bilmediğimden en ağırı "iffetinizi korumama" senaryosu üzerinden konuyu ele alıyorum. Eşinizin ısrarla geçmişi karıştırması ve sizin de tevbe etmiş olduğunuz konuları açıklamanız yanlış olmuş. Bu süreçte iletişim çok önemlidir. İlişkinizi düzeltmek için elinizden geleni yapın ama kendi manevi huzurunuzu da koruyarak hareket edin. Eşiniz de bu durumdan rahatsızsa birlikte sabır, sevgi ve anlayış temelinde yeni bir başlangıç yapmaya çalışın. Ama kocanız bir kafa karışıklığı içerisindeyse yazacaklarımı gözden geçirin. Kocanıza, yaptığınız hatalardan dolayı pişman olduğunuzu ve samimi bir şekilde tövbe ettiğinizi hatırlatın. Artık geçmişte yapılan hataların bir daha tekrarlanmayacağına dair onu ikna edin ve bunu davranışlarınızla gösterin. Sürekli yüzünüze vurulan hataların ilişkiyi zedelediğini açık bir şekilde ifade edin. Bu konuşmayı sakin bir dille ve suçlamadan yapmanız önemlidir. Bir sınır çizerek artık geçmişi konuşmamak konusunda anlaşmaya çalışın. Boşanmayı bir çözüm değil, en son çare olarak düşünmelisiniz. Evliliğinizi kurtarmak için tüm yolları denediğinizden emin olun. Ancak kocanız affetmekte ve ileriye dönük bir hayat kurmakta zorluk yaşıyorsa, aile içi danışmanlıkla bu konuyu çözmeye çalışabilirsiniz. Allah size kolaylıklar versin ve aranızdaki sevgiyi, güveni yeniden inşa etmenize yardım etsin.
Selamünaleyküm. Siz bir düşünün; evlilik harama düşecek boyutta sizi sıkıştırıyorsa, babanızın sınırları bitmiş demektir. Allah'ın dini size yön verecek baba karışamayacaktır. Evlenir gidersiniz. Ona karşı da nezaket kusuru işlemezsiniz. Buna çok dikkat edin. Eğer bu oranda sıkışmadı iseniz, onun yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka türlü Allah'ın rızasını yakalayamazsınız.
aile konusundaki diğer fetvalar
Eşiniz ile olan muhabbetinizi daima sıkı tutun. Siz eşinizin gönlünü yapmakla sorumlusunuz. Diğerleri mecbur olduğunuz bir şey değil. Fakat elbette Müslümana yakışan yumuşak huyluluk bellidir. Başkalarının evliliğinize müdahalesinden dolayı duyduğunuz rahatsızlığı daha stratejik bir biçimde kocanıza anlatıp bu konuda daha dirayetli durmasını sağlamaya çalışın. Siz de bu süreçte ona destek olun. Yorulunca ayağa kaldırın. Enerjik olun. Başkalarına olan tepkiselliğinizi de biraz kısıp kendi huzurunuza odaklanın. Bazen sorunlar onları bir miktar kendi haline bırakarak da çözülür. Bunu da gözetin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Anne babanız başta olmak üzere üzdüğünüz insanların gönüllerini alıp Allah'a tevbe ederek telafi edebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.
Tanımadığım bir hanım hakkında tavsiye vermem zor. Bana verdiğin bilgiye göre kız ısrarla peşinden koşuyormuş. Bu durum bir hanımın izzetine yakışır bir davranış değil. Ailenle bir konuyu değerlendirmeden kesin ve son kararı verme. “Kıblegâh Ev İnşaatı” ders serisini mutlaka dinlemeni tavsiye ederim.
Ailenize gönderdiklerinizi eşinize söylemek zorunda değilsiniz. Ayrıca bu konuları eşinize de açmayın; ailenizden bahsetmeyin. İlerideki hayallerinizi konuşun. Eşinizle daha iyi anlaştığınız ortak noktalar üzerinde sohbetler üzerinde odaklanın.
Boşanmak tüm alternatifler tüketildiğinde yuvanızın yürümesi mümkün olmadığında düşünülebilir. Bilgilerinizden mücadele ettiğinizi anlıyorum. Fakat kocanızla evlilik yoluna girdiğinizi unutmayın. Hemen vazgeçmeyin. Kocanız size zulmetmiyorsa Meryem ve Asiye olmaya devam edin. Bunun için; -Çevre büyüklerinizden destek alma konusunda ısrarcı olun. -Kocanızla cennette beraber olmak üzere birbirinize destek olun. -Eşinize baskı yapmadan tatlı dil ve güler yüzünüzü eksiltmeden iyi hanım olmaya devam edin. -Çocuk sahibi olmak için çaba gösterin ama olmazsa olmaz gibi de görmeyin. Bir imtihan anlayışı içinde olun. -Yaşadıklarınızı iç dünyanızda kavga etmemek için kendinize bir eğitim programı oluşturun. Bu konuda hocamızın, "Kadın Fıkıh Okulu" derslerini not tutarak dinlemenizi tavsiye ederim. -Dua ve sabrınız her zaman yanı başınızda olsun. -Kendi başınıza sakın kesin kararlar almayın. Bir karar alacaksanız mutlaka büyüklerinizle istişare yapınız. Allah yardımcınız olsun.