Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben elhamdülillah İslam terbiyesinin hâkim olmaya çalışıldığı bir evde yetiştim. Bu düsturda bir evlilik yapmak için yola çıktım ve bu şekilde ilerledim. Hiç kimseyi zora sokmadan evlenelim istedik. Rabbim de bize bunu nasip etti. Eşimin ailesine ellerini ceplerine bile sokturmadan düğün yaptık. Eşimin ailesi örfleri ve kendi isteklerinden öteye bir adım geçmiyor. Beni istememişler. Evlendikten sonra annesi söyledi. Kendi istedikleri gibi yaşayan gelin istiyorlarmış. Nişan, düğün ve beş aylık evlilik sürecimizde Kur'an ve sünnete ters diye yapmak istemediğim ve anlatmaya çalıştığım ne varsa hepsi yüzünden annesinden, babasından, annesinin doldurmasıyla birlikte kardeşleri ve akrabalarından hakarete uğradım. Evlendiğimiz hafta kaldığımız yere akrabası gelip eşime erkek ol, karını dize getir diye hakaret edip çekip gitti. Hak helalliği, beddua, tehdit, kavga vs. aklım almadı, almıyor. Sizin gibi büyük değerli hocalarımıza ve psikiyatri doktoruna danışarak hareket etmeye çalıştık hep ama inatlarını bırakmıyorlar. Benim onların isteklerine tabii olmamı istiyorlar. Bir oluyorum ikincide sıkıntı çıkarıyorlar. Bütün herkesi üzerimize salıyorlar. Hastalıklara yakalandım. Panik ataklar, gece rüyadan korkarak uyanmalar... Yine bir şey olacak diye bir anda titremeye başlıyorum. Eşim seni de onları da görüyorum merak etme, diyor. Yuvamızı korumak istiyoruz ama böyle nereye kadar bilmiyoruz. Bunları yapmaya hakları var mı hocam? Bize bir yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah yardımcınız olsun. Şimdi bu durumda sizin üzerinize düşen, onun dediği gibi yapıp kendi başınıza doktora ve gidilmesi gereken yerlere gitmek olur. Zira siz, hatanızı itiraf ediyorsunuz ve kurtarmak istiyorum diyorsunuz. Sonunda kurtulmayacak olsa bile maazallah, siz onun iddiasını sonlandırmak için doktora da gidin, bakkala da gidin. Her yere gidin ve sonunda olumsuzluk çıkarsa maazallah, kalbiniz rahat eder ve huzur içinde olursunuz. Böyle yapmazsanız bir zaman sonra “keşkeler” sizi yiyip bitirebilir. Allah yardımcınız olsun.
Kadın ve erkek savaşının bir sahnesini görmüşsün. Elhamdülillah bir sıkıntı olmamış. Yüz verme, yalnız gezme. Cevap bile verme. Gerekiyorsa yakındaki bir emniyet mensubuna şikâyette bulun ama bu konuyu afet gibi abartmana da gerek yoktur. Sen kulluğunu yaşamana bak. Allah yardımcın olsun.
Allah Teâlâ size sabır versin. Ne edip edin eşinizi bir psikoloğa gitmeye ikna edin. Anlattıklarınızdan eşinizin rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Siz bu durumu mesela filan hastalığa yakalanması veya bir trafik kazası geçirmesi gibi görmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kendinizi yıpratırsınız. Bu da sorunun bir iken iki olmasını sağlar. Onunla tartışmayın. Dolaylı yollardan konulara girin. Bir süre bu hastalığı devam edecektir. Tartışırsanız derinleşecek ve iyileşmesi daha uzun yıllar alacaktır. O diretmedikçe çocuk konusunda ertelemeden yana olmanızı size tavsiye ederiz. Üzerinize düşeni yapın gerisini Allah’a havale edin. Tam anlamı ile bir hastalık veya kaza geçirmektesiniz. Size dua ederiz.
Selamünaleyküm. Bu durumda sizin, kendi onurunuzu da dikkate alarak uzaktan yönlendirmeniz uygun düşer. Tavsiye edin, yönlendirin; uzaktan olsun. Evlendirmeyi iyi düşünmüşsünüz. Ama kimsenin namuslu kızını aldatmayın. Kendi kapağıyla yuvarlansınlar. Bizim vazifemiz, iyiliğe delalet etmek, iyileşmesi için yardım etmek olmalıdır. Çok da üzerine yığılırsanız naza çeker, işi uzatır. Bırakın biraz kendi düşünsün. Sizlere dualar ederiz.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ size afiyet ve huzur ihsan etsin. Âmin. Babanla ilgili konuda gereksiz yere endişe ediyorsun. Babanın böyle bir hakkı yoktur. Yaptığının doğru olması veya olmaması başka bir konu ama sana müdahale hakkı yoktur. Onunla tartışma, gerekli gereksiz cevap verme hatta sessiz kal. Bildiğini de yap. Halana gelince: Senin onunla sadece akrabalıktan dolayı sorumluluğun olabilir. Kaynanan olarak sana karışamaz, karışsa da değeri olmaz. Bu anlattığına göre sana tavsiyem şudur: Eşinle iyi ve başarılı bir aile ortamını canlandırmaya çalış. Halanı yok say. Sanki o yokmuş gibi davran. Her şeyi duyduğun ve gördüğün için bunalıyorsun. Sokaktaki trafik gürültüsüne kafanı takarsan delirebilirsin. Bu da bir trafik gürültüsü sayılır. Öyle say. Sılayırahim bir görev olarak vardır ama sağlığımızı harap eden, aile huzurumuzu bitiren veya dinimize zarar veren bir sılayırahim olmayabilir. Bunda hiçbir sakınca yoktur. Halan, kendisiyle ilgilenildiği için bu politikayı sürdürüyor. Yok sayılabileceğini anlasa susar ya da yok sayabilenle ilgilenmez bile... Allah yardımcın olsun. Sen eşinle ve çocuklarınla ilgilen. Önceliğini eşine ver.
aile konusundaki diğer fetvalar
Anne babanız başta olmak üzere üzdüğünüz insanların gönüllerini alıp Allah'a tevbe ederek telafi edebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.
Tanımadığım bir hanım hakkında tavsiye vermem zor. Bana verdiğin bilgiye göre kız ısrarla peşinden koşuyormuş. Bu durum bir hanımın izzetine yakışır bir davranış değil. Ailenle bir konuyu değerlendirmeden kesin ve son kararı verme. “Kıblegâh Ev İnşaatı” ders serisini mutlaka dinlemeni tavsiye ederim.
Ailenize gönderdiklerinizi eşinize söylemek zorunda değilsiniz. Ayrıca bu konuları eşinize de açmayın; ailenizden bahsetmeyin. İlerideki hayallerinizi konuşun. Eşinizle daha iyi anlaştığınız ortak noktalar üzerinde sohbetler üzerinde odaklanın.
Boşanmak tüm alternatifler tüketildiğinde yuvanızın yürümesi mümkün olmadığında düşünülebilir. Bilgilerinizden mücadele ettiğinizi anlıyorum. Fakat kocanızla evlilik yoluna girdiğinizi unutmayın. Hemen vazgeçmeyin. Kocanız size zulmetmiyorsa Meryem ve Asiye olmaya devam edin. Bunun için; -Çevre büyüklerinizden destek alma konusunda ısrarcı olun. -Kocanızla cennette beraber olmak üzere birbirinize destek olun. -Eşinize baskı yapmadan tatlı dil ve güler yüzünüzü eksiltmeden iyi hanım olmaya devam edin. -Çocuk sahibi olmak için çaba gösterin ama olmazsa olmaz gibi de görmeyin. Bir imtihan anlayışı içinde olun. -Yaşadıklarınızı iç dünyanızda kavga etmemek için kendinize bir eğitim programı oluşturun. Bu konuda hocamızın, "Kadın Fıkıh Okulu" derslerini not tutarak dinlemenizi tavsiye ederim. -Dua ve sabrınız her zaman yanı başınızda olsun. -Kendi başınıza sakın kesin kararlar almayın. Bir karar alacaksanız mutlaka büyüklerinizle istişare yapınız. Allah yardımcınız olsun.