Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben evli birisiyle imam nikâhlı olarak iki buçuk yıl yaşadım. O süre içinde bana fazla zaman ayıramıyordu. Birbirimizi çok sevdik fakat yuvasını yıkmasını istemedim ve ayrıldım. Daha sonra uygun bir evliliğe adım atacaktım, imam nikâhımızı da kıydık. Resmi nikâhtan önce sorunları olduğunu öğrendim yani on beş gün bir karı koca durumumuz oldu sonra ayrıldık. Şimdi ise önceki imam nikâhlı olduğum kişiyle tekrar imam nikâhı kıyabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunun adına rezalet denebilir ancak. Siz nikâhı ne kadar basit görmüşsünüz! Allah hepimizi mağfiret buyursun. Birinci eşiniz sizi boşamadı ise siz ikinci adamla zina halinde idiniz. Dolayısıyla sadece eşinize dönmüş oldunuz. Birinci eşiniz boşadı da siz başka biri ile evlendi iseniz, birinci eşinize dönüşünüz zina idi. Tekrar dönerken de ikinci erkeğin sizi boşayıp boşamadığı belli değil. Önce sizi kim boşadı kim boşamadı bunları belirleyin.
Bu ayrılma kararı ikisinin beraberce aldığı bir karar ise ve ikinci evliliği bu olaydan üç ay sonra gerçekleşti ise ortada bir sakınca yoktur. Kız tek başına “ben ayrılıyorum” dedi ama erkek kabul etmedi ise durum vahimdir. Bir müftüye gidilip görüşülmelidir.
Nikâh kıymakla karı koca olmuş oldunuz. Cinsel ilişki yaşamadan ve bir kapalı ortamda baş başa kalmadan boşama olduğuna göre de talak gerçekleşmiş oldu. Bu durumda yeni bir mehir ve yeni bir nikâhla bir araya gelmeniz mümkündür. Bu anlattığınızın dışında bir ayrıntı dikkatinizden kaçmış olabileceğinden size yakın bir müftüye gidip duruma dair fetva almanızı tavsiye ederiz.
Sizin durumunuz psikiyatrik bir durumdur. İnsan bu kadar basite alır mı kendini, anlayamadım doğrusu. Ve hâlâ “birbirinizi sevdiğinizi” söylerken bizi mi çocuk zannediyorsunuz kendinizi mi çocuk yerine koyuyorsunuz? Hayat sizin için bu kadar ucuz mu?
Bu soruya cevap verilebilmesi için verdiğiniz bilginin eksik olan kısımların tamamlanması gerekir. Buna göre erkek karısına boşama yetkisini nikâh akdinden önce, "evlenirsek kendini boşayabilirsin" derse veya nikâh esnasında kadın ilk olarak "istediğimde seni boşamak şartıyla evlendim" deyince adamın kabul etmesi veya nikâhtan sonra erkeğin karısına boşama yetkisi vermesiyle kadın boşama hakkına sahip olur. Aksi takdirde olmaz. Yukarıda verilen bilgilere göre kadın talak hakkı almışsa kocanın karısına boşama hakkını veriş şekli muteberdir. Buna göre de bâin olabilir, ricî boşama olabilir, bir kere boşama olabilir, kadının tekrar boşama hakkı olabilir... (Soruda bu bilgi verilmemiş. Kocanın kadına bu hakkı verirken ne dediği bilinmiyor?) Özetle bu konu biraz girift/karmaşık/çok kurallı olması münasebetiyle muhatabı olan kimseler beraberce en yakın müftülüğe giderek yüz yüze çözüm aramaları en doğru olandır. Aksi takdirde eksik bilgi farklı bir fetva verilmesine neden olacaktır. Allah yardımcıları olsun.
Nikâhınız olmuş olabilir. Böyle kabul edelim. Nikâhtan daha kesin ise talak gerçekleşmiş duruyor. Yeni bir erkekle evlenmedikçe de onunla nikâh kıymanız bu durumda mümkün değil. Bir realite olarak da bu süreç sizi tekrar aynı kişiden uzak durmaya sebep olmalı değil mi idi? Böyle düşünün, ders çıkarmış olun kendinize.
ayrılık konusundaki diğer fetvalar
Önce bu büyük günahtan ötürü tevbe ve istiğfar etmelisiniz. Ölümüne de olsa bir daha bu hatayı yapmamaya azimli olmalısınız. Önce ve öncelikle bunu garanti edin. İkinci olarak da onun bu ayrılışını Allah’ın size bir iyiliği olarak görün. Karanlık bir gelecekten korumuş sizi. Asla onu düşünmeyin. Ona yalvarma zilletine düşmeyin. İşlediğiniz çirkinlik, çirkinlik olmasına pek ağır ama daha ilerisine bakarak ucuz kurtulmuş ya da ateş çukurunun kenarından dönmüşsünüz. Bu rezilliği gömün. Bir daha da kimseye açmayın. Tertemiz yaşamaya bakın. İbadetlerinizi yapın. Namazı aksatmayın. Kur'an okuyun ki içiniz açılsın.
Boşanmak baştan bir hatadır ama insanın tahammülü de bitmiş olabilir. Tercihinizin bu olmamasını size tavsiye ederiz. Bir psikologla veya aile danışmanı ile görüşün. Aile büyüklerinizle genişçe istişare edin. Size boşanmanızın doğru olacağını tavsiye ederseler eşinizden sizi boşamasını helal yollarla isteyebilirsiniz. Ömrünüzün sonuna kadar pişmanlık duymamanız için böyle yapın.
Nişanlınız ile “nikâh akdi” yaptı iseniz evet, nikâhlısınız. Ancak nişan bozarken iki taraf da bozmayı kabul etmiş ise o nikâh da kalkmıştır. Ya da siz, nişanı atmayı düşündüğünüzü söylediğinizde o da kabul etti ise mesele kalmamıştır.
1- Ayrılık durumunda çocuğun velayeti annede olur yani çocuk annenin yanında kalır. Annede mahkemenin veya bilirkişinin takdir edeceği özel bir sorun varsa ikinci bir veli aranabilir. Bilhassa kız çocukları annede kalır. Anneden sonra da yine anneanne gibi birinin yanında kalır. Siz baba olarak çocuk baliğ olduktan sonra size gelirse onu alabilirsiniz. Genel kural böyledir. 2- Baba olarak çocuğunuzun masraflarına katkı sağlamanız vicdanen gerekli olduğu gibi dinen de gerekendir. 3- Mehir, eşinizin sizinle gerdeğe girdiği gece hak ettiği hakkıdır. Daha sonra şu veya bu özürle bunu yok saymanız mümkün değildir. Onu vermeli idiniz. Eşinizin üzerinden bu saatten sonra kan aktı akmadı diye konuşmanız hiç uygun değil, böyle konuşmayın. 4- Size verilen borcun miktarı ne kadar ise onu aynen geri verin, fazlasını vermeniz gerekmez.
Nişanlı iken nikâhlı ifadesi yanlıştır. Nikâh ile beraber nişan da bitmiştir. Nikâhtan sonra ayrılma ise şöyle değerlendirilir: Eğer eşler cinsel ilişki yapmamışlarsa ya da cinsel ilişki yapmaya uygun bir ortamda baş başa kalmamışlarsa nikâhta konuşulan mehrin yarısı eşe verilir. Cinsel ilişki ya da uygun bir ortamda baş başa kalmak gerçekleşti ise mehrin tamamı kadına verilir. Gerçekleşti ise…
Bu bir çocukluk bile değil. Bile bile az önce eteğini tutuşturan ateşe yaklaşmaktan başka bir yorumu olamaz bunun. Neden ahiretinizi düşünmüyorsunuz? Neden kendi onurunuzu kendi elinizle eritiyorsunuz? Bu çocukluk bile değil. Demek ki siz tevbenizi üstünkörü yaptınız. Gerçek bir tevbe insanı ömrünün sonuna kadar dik tutar. Tekrar tevbeye sarılın ve ayağa kalkın, şeytanın elinde oyuncak olmaya ne gerek var?