Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben üç ay önce bir haram sevdadan çıktım ve daha iki aydır kendime geldim. Keşke ben bitiren taraf olsaydım ama olmadı. Bu süre zarfında güzel bir genç olmaya ve ibadetlerime dikkat etmeye çalışıyorum. Çok pişmanım, tövbe ediyorum ve çok dua ediyorum. Günün her saatinde neredeyse gönül yorgunluğum var. İletişime geçmek istiyorum ama engel oluyorum kendime. Gönlümü durduramıyorum, hâlâ yoğun muhabbet besliyorum. Dua ederken Allah'a bizi hayırla bir araya getirmesini istiyorum. Beraber günaha girdiğim bir insanın ileride hayırlı bir şekilde hayatımda olması için dua etmem doğru olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu delilik için gerçek bir tevbe et. Ebediyen bozulmaz bir tevbe olsun bu. Ağrı dağı yerinden oynasın ama senin bu tevben bozulmasın. Şeytan seni bir zaman sonra normal bir işti mantığına getirebilir, çok dikkat et. Sonra da sana bunu yapan kişiyi “arkadaş” olmaktan çıkar. Sen başka bir dünyada o başka bir dünyada olsun artık. Görme görünme artık. İbadetlerini ihmal etme. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Ve Allah’ın tevbeni kabul etmesine güven. İki şeye dikkat et: Şeytanın o normaldi tuzağına ve o kişinin seni yeni bir oyunla tuzağına çekmesine.
Önce tevbe gerçekleşmeli, tevbe! Ebediyen tekrar etmemek üzere tevbe ile temizlenilmelidir. Şu da anlaşılmalı ki, şeytanın şakası yoktur. Bir okyanus suyu bir iğne deliğinden geçirebilir o. Bunu unutmak yok! Sırf bu nedenle o hanımla evlenmeniz gerekmez. Sen ve o tevbenizi edin, bu olayı ebediyen gizleyin. Değil başkalarından kendinizden bile gizleyin. İbadetlerle ve iyi bir mü'min hayatla bunu silmiş olun. Tekrar buluşabileceğiniz ortamlardan uzak kalın. Allah yardımcınız olsun.
Bu düşünceniz işlediğiniz eski hatalardan daha ağır bir hatadır. Siz adeta Allah Teala’nın sizi affedemeyeceğini söylemiş gibi oluyorsunuz. Siz neden tevbenizi yapıp ona sarılmıyorsunuz? Tevbe edin tevbesini koruyan tertemizdir, tertemiz ne demek biliyor musunuz? Şeytan sizi onun için daha ucuz bir yöntemle bitirmek istemektedir, akıllı davranmanız ve sizin onu bitirmeniz gerekir değil mi? Tekrar düşünün ve kendinize yeni bir rota belirleyin. Yapmanız gereken budur.
Aleykümselam.Binlerce kere bozulsa da tevbe etmeye devam edeceksin, yılmayacaksın. İkinci olarak da, senin vaktin sana çok geliyor. Kendine iş üret, uyumaya vaktin kalmasın adeta. Bir de çevreni değiştir. Gündemi iyi işler olan dostların olsun. Onlarla otur kalk, kıymetlerini bil.
A- Çocuklu veya çocuksuz, hangi ailenin daha iyi olacağını bilemezsiniz, bilemeyiz. Sabırla geçirmemiz gereken bir hayatı böyle bir takıntıya kurban etmeyiniz. B- Toplumdan etkileniyor olmanız, birinin hamilelik haberinin sizi etkilemesi Allah’ın size verdiği enerjiyi tüketmiyor olmanızdandır. Ev işi size az geliyordur, kendinize aktif işler üretin, bir vakıfta sosyal işler yapın. Çok Kur’an okuyun, zikir yapın, ilim meclislerine katılın. Şeytanın sizinle ilgilenmesine fırsat bırakmayın. Duanız eksik olmasın. Dünyayı cennetiniz zannetmeyin. Dertlerden daha büyük bir yürek taşımaya bakın. Allah yardımcınız olsun. Selamünaleyküm.
Yaşınız evlilik ihtimali olmayan bir yaş değildir. Hiçbir yaş evlenemez hükmü verdiremez insana. Evlilik, kaderdir. Allah'ın kaderidir. Evliliği istemek, günlerce, aylarca, yıllarca bu isteği Rabbine dile getirmek bir ibadettir. Dua ediyor olmak arz talep meselesi olmaktan çok uzak bir kulluk pozisyonudur. Bu pozisyonla iftihar ediniz. Evliliği düşünüyor, istiyor, ihtiyaç duyuyor olmanız tabidir, doğaldır. Bu doğallığı aman şeytanın vesveseleri ile bozmayınız. Sabredin, sabretmeye devam edin. Bu duyguların sizi harama sürüklemesine izin vermeyin. Unutmayın Allah'ın kaderinden umut kesmek de günahlardan bir günahtır. Allah'a emanet olun.
ayrılık konusundaki diğer fetvalar
Nikâh birliğin adıdır. Talak, iddet ise ayrılığın adıdır. Birlik akdi esnasında ayrılık gündem yapılmaz, yapılması gerekmez. Mihr, kadının kocasının evine kadın olarak girdiği pozisyonun bir nevi bedelidir. Dolayısıyla kadın, mihrini alır ve kocasının evine gider. Normal olanı böyledir. O esnada, daha sonra veya çok sonra alabilir bunu. Erkek ve kadının aralarındaki anlaşmaya bağlıdır. Kadın mihrini almadan babasının evinden çıkmama hakkına sahiptir.
Sadece “terk etmek” ile nikâh düşmez. Bu durumu size en yakın bir müftüye giderek onun soracağı soruların cevabı ile beraber öğrenmeniz daha yararlı olur.
Eşinizden boşandıktan sonra ondan kendi adınıza nafaka alamazsınız. Eski eşinizle ortak çocuğunuz için ise onun nafaka ödemesi görevidir. Çocuğunuz adına yatırılan nafakayı da anne olarak siz alacaksınız elbette. Çocuk için gerekli yerlere harcarsınız o parayı. Evde çocuğun yeme içmesi, giyinmesi, eğitimi gibi masraflara onu harcarsınız. Zengin olun veya olmayın bu kural değişmez. Kullanmak istemezseniz veya artarsa onu çocuk adına bir yatırıma dönüştürebilirsiniz. Allah Teâlâ size sabırlar versin.
1- Ayrılık durumunda çocuğun velayeti annede olur yani çocuk annenin yanında kalır. Annede mahkemenin veya bilirkişinin takdir edeceği özel bir sorun varsa ikinci bir veli aranabilir. Bilhassa kız çocukları annede kalır. Anneden sonra da yine anneanne gibi birinin yanında kalır. Siz baba olarak çocuk baliğ olduktan sonra size gelirse onu alabilirsiniz. Genel kural böyledir. 2- Baba olarak çocuğunuzun masraflarına katkı sağlamanız vicdanen gerekli olduğu gibi dinen de gerekendir. 3- Mehir, eşinizin sizinle gerdeğe girdiği gece hak ettiği hakkıdır. Daha sonra şu veya bu özürle bunu yok saymanız mümkün değildir. Onu vermeli idiniz. Eşinizin üzerinden bu saatten sonra kan aktı akmadı diye konuşmanız hiç uygun değil, böyle konuşmayın. 4- Size verilen borcun miktarı ne kadar ise onu aynen geri verin, fazlasını vermeniz gerekmez.
Boşanmak baştan bir hatadır ama insanın tahammülü de bitmiş olabilir. Tercihinizin bu olmamasını size tavsiye ederiz. Bir psikologla veya aile danışmanı ile görüşün. Aile büyüklerinizle genişçe istişare edin. Size boşanmanızın doğru olacağını tavsiye ederseler eşinizden sizi boşamasını helal yollarla isteyebilirsiniz. Ömrünüzün sonuna kadar pişmanlık duymamanız için böyle yapın.
Bu ayrılma kararı ikisinin beraberce aldığı bir karar ise ve ikinci evliliği bu olaydan üç ay sonra gerçekleşti ise ortada bir sakınca yoktur. Kız tek başına “ben ayrılıyorum” dedi ama erkek kabul etmedi ise durum vahimdir. Bir müftüye gidilip görüşülmelidir.