Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben 27 yaşını doldurmuş ve 3,5 yıllık evli bir kadınım ve çocuğumuz olmuyor. Doktora gittim küçük bir sorun dışında gebe kalmamı engelleyecek bir durumun olmadığını öğrendim. Eşime ısrar ettim sen de git diye ama sonrasında bu kadar pişman olacağımı bilemezdim. Çünkü eşimin test sonuçları kötü çıktı. Bu haberi aldığımızda en çok benim için üzüldü, sen çok istiyordun dedi. Ben de kendime kızdım bu kadar belli ettiğim için şimdi tek sorunum eşim kendini kötü hissetmesin, erkeklik duyguları ezilmesin, bunun için ne yapmam gerekir bilemiyorum. Elimden geleni yapmaya gayret ediyorum, kendimde sıkıntılar görüyorum. Mesela bir gün eşimi karşıma alıp diyorum ki, ne olursa olsun doktorlar ikimizde de sorun olduğunu söylese bile Allah dilerse olmayacak şey yoktur buna iman ediyorum çok şükür. Tam kendimi toparlamış gibi olduğumda yeni evlenmiş birinin hamilelik haberini alınca da çok kötü oluyorum bu hastalıklı bir duygu mu hocam? En büyük korkum ise çocuğun olmadığı evlilik sıkıntıya uğrar mı? Toplum baskısına karşı henüz çocuk düşünmüyoruz desem günah olur mu? Bir de eşim tüp bebek olayına da çok karşı sizce bu değerlendirilmesi gereken bir yöntem veya bir nimet mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kere tıbbin bütün imkanlarını kullanın. Ondan sonra olmuyor deyin.İkinci olarak da asıl bu durumda yatak ilişkinizi bir tedavi-teselli olarak sürdürmeniz gerekirdi, yanlış yapmışsınız. Yeniden yatağa dönün. Çok dua edin. Kitap okuma, sohbetlere gitme gibi bir ilave iş üretin kendinize. Bayanlar arasında çocuğunuzun olmamasını gündem yapmamaya çalışın. Biri bin yaparak size yaralarlar. Allah yardımcınız olsun. Çocuk büyük bir nimettir elbette ama hayat çocuk demek değildir. Dengeli bakmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Öncelikli olarak düşünmeniz gereken şey, harama tevbe etmeniz ve bir daha onu yapmamaya ahdetmeniz olmalıdır. Haramdan kurtulmadıkça huzurunuzun olması mümkün değildir. Sebep ne olursa olsun harama karşı kendinizi koruyun. İkinci olarak da şöyle yapın: Sizin aileniz ve eşinizin ailesinden büyüklerin oluşturduğu bir hakem heyeti kurun. Geçmiş yılları onlara anlatın. Gerekiyorsa eşinizi tedavi ettirin. Neticede size 'cinsel ilişkisi olmayan bir eş' kabul etmeye karar verirlerse öyle bir karar tabii de değildir, dinen de tutarlılığı yoktur. Böyle bir kararı kabul etmeniz gerekmez. Bunun dışındaki kararlarını kabul edin. Gerekiyorsa da o heyetin tasvibi ile boşanmanızda bir sakınca yoktur. Sizin anlattığınız gibi ise evli olmanın da bir anlamı yoktur. Büyüklerinizi devreye koymadan karar vermeyin.
Tam bir imtihana tutulmuşsunuz, Allah yardımcınız olsun. Eşinizin derdini bilmedikçe net bir şey söylememiz mümkün olmaz. Ancak büyük ihtimalle geçici bir sıkıntıya benziyor. Siz bir şey olmamış gibi davranmaya, çok da üzerine gitmemeye, soruşturmamaya çalışın. Ev dışında beraberlik pozisyonları oluşturun. Sorun sadece kadın sorunu olmaz. Hayattan genel bir soğukluk da olabilir. Neticede bir kadına dayanması da mümkündür. Sabredin, tatlı konuşun. Bu konuyu sürekli irdeleyip durmayın, derinleşmesine sebep olursunuz. Dualar edin, Kur'an okuyup kendinizi rahatlatın. Konuyu bilen sayısının fazlalığı çözümü zorlaştıracaktır, ona göre derdinizi yaymaya önem verin. Allah kalbinizi rahatlatsın.
Boşanmak tüm alternatifler tüketildiğinde yuvanızın yürümesi mümkün olmadığında düşünülebilir. Bilgilerinizden mücadele ettiğinizi anlıyorum. Fakat kocanızla evlilik yoluna girdiğinizi unutmayın. Hemen vazgeçmeyin. Kocanız size zulmetmiyorsa Meryem ve Asiye olmaya devam edin. Bunun için; -Çevre büyüklerinizden destek alma konusunda ısrarcı olun. -Kocanızla cennette beraber olmak üzere birbirinize destek olun. -Eşinize baskı yapmadan tatlı dil ve güler yüzünüzü eksiltmeden iyi hanım olmaya devam edin. -Çocuk sahibi olmak için çaba gösterin ama olmazsa olmaz gibi de görmeyin. Bir imtihan anlayışı içinde olun. -Yaşadıklarınızı iç dünyanızda kavga etmemek için kendinize bir eğitim programı oluşturun. Bu konuda hocamızın, "Kadın Fıkıh Okulu" derslerini not tutarak dinlemenizi tavsiye ederim. -Dua ve sabrınız her zaman yanı başınızda olsun. -Kendi başınıza sakın kesin kararlar almayın. Bir karar alacaksanız mutlaka büyüklerinizle istişare yapınız. Allah yardımcınız olsun.
Allah size afiyet versin, çocuklarınızı hayırlı kılsın. Bu durumda daha fazla çocuk olmamasını istemekle günaha girmezsiniz biiznillah. Çocuktan önce eşinizle muhabbetinizi ve karşılıklı anlayışınızı geliştirin ve koruyun. Bu daha önemli sizin için.
Selamünaleyküm. Bu dünyada düzen yoktur, en düzenli hâli bile geçicidir. Bir de siz ne kadar geç doğurursanız o kadar zor büyüteceksiniz. Vaktinde doğurun, annelik zevkini iliklerinize kadar yaşayın. Bir gün olsan önce anne olmaktan büyük bir zevk var mıdır bir kadın için? Bile bile zevkinizi, Allah'ın size ihsan buyurduğu dünyanın en tatlı nimetini nasıl geciktirirsiniz?
bebek konusundaki diğer fetvalar
Yirmi dört aydan küçük olan bir çocuğu emzirirseniz o sizin süt evladınız olur. Miras hariç diğer çocuğunuzla aynı durumda olur. Yalnız yetiştirebilmeden önce, diğer çocuğunuzla uyumu konusunda sıkıntı çekme riskiniz bulunmaktadır. Bir çocuk daha derken eldekini zayi etme riskinizi de unutmayınız. Öyle bir çocuğu alıp büyütmenin sevabını ise konuşmaya bile gerek yoktur, büyük hayır işlersiniz ama her büyüğün sıkıntısı da büyük olabilir. Size tavsiyemiz şudur: Eşinizle tam ittifak etmeden girmeyin bu işe, ikiniz de tam istiyor olun ki şeytana fırsat kalmasın. Allah Teâlâ niyetinizi kabul buyursun.
Eşinizin sizi bebeksiz bırakmaya hakkı yoktur ama siz bunu tartışma ile çözmeye kalkışmayın. Aile huzurunuz açısından da bakın meseleye. Zamana yayarak ve tatlı dil kullanarak çözüm üretmeye çalışın. Önce aileniz sonra çocuğunuz.. Bunu unutmayınız.
İnsanın üreme organlarının başka insana nakli caiz değildir. Rahim ise üreme organı kabul edilmemektedir. Âlimler farklı toplantılarda bu meseleyi tartışmışlardır. Fıkıh Konseyi’nin vardığı sonuç ise rahmin üreme organı sayılmadığı için naklinin caiz olacağı şeklindedir. İhtilaftan kurtulmak için böyle bir nakle yanaşmamak evla ve kalbe huzur veren tercihtir şüphesiz.
Bebeklerin iki yıl üzerine sütten kesilmesi emir değil yönlendirmedir. İki yılın normal olabileceği gösterilmektedir. İki yıldan az da olabilir çok da olabilir. Çok olmasında dinen hiçbir sakınca yoktur. Her çocuğun durumu farklı olabileceği için kesin bir tarih zikredilmemiştir.
Tıbben yeterli denebilecek bir uzman uyarısı ile annenin veya ceninin hayati tehlikesi bulunduğu uyarısı ile teklif edilen sezaryenin yapılması tıpkı bir hayat kurtarma durumu gibi algılanır ve farz duruma geçer. Aynı uyarı, daha rahat bir doğum, daha az sancı gibi bir gerekçe ile yapılmış olsa idi o takdirde farz olur diyemezdik. Zira birinci durumda sezaryen bir hayati tehlikeye karşı yapılabilecek en yakın kurtarma operasyonudur ve alternatifi yoktur.
Buna gerek yoktur. Allah Teâlâ ömrünüze bereket versin. İman ve ihlas ile yaşamayı size nasip etsin.