Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bebekken kulağıma ezan okumamışlar ve ben artık 33 yaşındayım. Bu ezanın telafisi var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Okuyabilir, bir sakıncası olmaz.
Bir namazın vaktinin çıkmasına kaç dakika kalırsa kalsın o namazı hemen farzı olarak kılmak gerekir. Son saniyeye bile yetişsek bizim için kurtuluştur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Yaşınız, işiniz, çevreniz, zekânız.. hepsi sizi etkiliyor olabilir. Bunda endişelenecek bir durum yoktur. Ezberlemeden dininizi yaşamaya bakın. Ezber şart değildir. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. İsim konduktan sonra gerek kalmamıştır.
Bunun çok özel bir anlamı olması gerekmiyor. Sizin hissedemediğiniz bir ortamda mesela uykulu iken öyle bir ses onu ürkütmüştür, o korkuyu atamamış olduğu için sizin duyurmanızla ürkmesi canlanıyor. Buna takılıp kalmayın. Üzerine üzerine de gitmeyin. Cin ve benzeri şeyleri de üretmeyin durup dururken. Allah Teâlâ size ve yavrunuza afiyetler ihsan etsin.
Selamünaleyküm. Ezan okuyacak çocuğun en azından temyiz yaşını geçmiş olması gerekir. Bu da yaklaşık on yaşlarıdır. Ezan ve ikameti baliğ olanın yapması gerekir esasen. Diğer bölümleri çocuklara da yaptırmakta sakınca yoktur.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Tıbben yeterli denebilecek bir uzman uyarısı ile annenin veya ceninin hayati tehlikesi bulunduğu uyarısı ile teklif edilen sezaryenin yapılması tıpkı bir hayat kurtarma durumu gibi algılanır ve farz duruma geçer. Aynı uyarı, daha rahat bir doğum, daha az sancı gibi bir gerekçe ile yapılmış olsa idi o takdirde farz olur diyemezdik. Zira birinci durumda sezaryen bir hayati tehlikeye karşı yapılabilecek en yakın kurtarma operasyonudur ve alternatifi yoktur.
Bebeklerin iki yıl üzerine sütten kesilmesi emir değil yönlendirmedir. İki yılın normal olabileceği gösterilmektedir. İki yıldan az da olabilir çok da olabilir. Çok olmasında dinen hiçbir sakınca yoktur. Her çocuğun durumu farklı olabileceği için kesin bir tarih zikredilmemiştir.
İnsanın üreme organlarının başka insana nakli caiz değildir. Rahim ise üreme organı kabul edilmemektedir. Âlimler farklı toplantılarda bu meseleyi tartışmışlardır. Fıkıh Konseyi’nin vardığı sonuç ise rahmin üreme organı sayılmadığı için naklinin caiz olacağı şeklindedir. İhtilaftan kurtulmak için böyle bir nakle yanaşmamak evla ve kalbe huzur veren tercihtir şüphesiz.
Yirmi dört ayı geçmemiş bir bebeğe kadının sütü iyice doyacak kadar verilebilirse kadın sütanne olur. Kadının sütünün doğal süt olarak geldikten sonra ilaçla veya başka bir yöntemle gelmesi sonucu değiştirmez. Yeter ki memeden gelen süt olsun.
a. Tıbbi kaynaklardan öğrendiğimiz kadarı ile memeden gelen sütün tek kaynağı kadının doğumu değildir. Doğumla bağlantılı organları kadar beyinle alakalı noktalar da bulunmaktadır. Hormonlar süt ürettiği kadar kadının duygusallığı, psikolojik etkenler de süt nedeni olabilmektedir. Bu da şu demektir: Hamile kalmamış hatta evlenmemiş bir kadından da süt gelebilir. Önce bu durumu tespit etmiş olalım. b. Doğum yapmış bir kadından gelen süt veya hamile kalmamış bir kadından gelen süt aynıdır. İkisi de onu emen veya o süt midesine inen çocuk açısından annelik/evlatlık ilişkisini oluşturur. Mühim olan süttür, annenin konumu değildir. c. Kadından çocuğun midesine geçen sütün direkt memeden emilmesi veya memeden bir yolla alındıktan sonra çocuğa mesela biberonla verilmesi süt evlatlığı bağlantısı açısından aynıdır. d. Kadının çocuğa aktarılan sütünün miktarı bakımından Hanefi mezhebi fukahası az/çok ayrımı yapmamıştır. Adına “süt emme” denebilecek her miktar için kural oluşmuş kabul edilir. İhtiyaten bu kuralla hareket edilmelidir. e. Süt ilişkisi oluşması açısından anne için (emziren kadın için) bir yaş tahdidi yoktur ama emecek çocuğun YİRMİ DÖRT AYI geçmemiş olması gerekir. Bu zaman dilimini aşan çocuk süt emse de bu bağ oluşmaz.
Yirmi dört aydan küçük olan bir çocuğu emzirirseniz o sizin süt evladınız olur. Miras hariç diğer çocuğunuzla aynı durumda olur. Yalnız yetiştirebilmeden önce, diğer çocuğunuzla uyumu konusunda sıkıntı çekme riskiniz bulunmaktadır. Bir çocuk daha derken eldekini zayi etme riskinizi de unutmayınız. Öyle bir çocuğu alıp büyütmenin sevabını ise konuşmaya bile gerek yoktur, büyük hayır işlersiniz ama her büyüğün sıkıntısı da büyük olabilir. Size tavsiyemiz şudur: Eşinizle tam ittifak etmeden girmeyin bu işe, ikiniz de tam istiyor olun ki şeytana fırsat kalmasın. Allah Teâlâ niyetinizi kabul buyursun.