Fetva Meclisi
Soru
Hayırlı günler hocam. Kız kardeşim 9 yaşında. Yeni doğduğu zaman kulağına ezan okunmamış. Bu benim içimde hep kaldı. 9 yaş bunun için geç mi? Ben onun ablasıyım. Kimsenin olmadığı bir ortamda kulağına ezanı ve kameti ben okusam olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Okuyabilir, bir sakıncası olmaz.
Buna gerek yoktur. Allah Teâlâ ömrünüze bereket versin. İman ve ihlas ile yaşamayı size nasip etsin.
Selamünaleyküm. Şu anda ezan okumanın bir yararı yoktur. İsim değiştirmede de kötü bir isim olması durumunda bunu tavsiye ederiz. Sizin isminiz değiştirilecek düzeyde bir isim değildir.
Selamünaleyküm. Ezan okuyacak çocuğun en azından temyiz yaşını geçmiş olması gerekir. Bu da yaklaşık on yaşlarıdır. Ezan ve ikameti baliğ olanın yapması gerekir esasen. Diğer bölümleri çocuklara da yaptırmakta sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Yeni doğan çocuğu, babası veya kim ismini verecekse sağ kulağı göğse gelecek şekilde kucağına alır. Normal sesle ezan okur. Sonra sol kulağı göğsüne gelecek şekilde tutar ve kamet getirir. Sonra da ‘Yavrum, senin ismini ….. koyduk. Allah sana bereket versin’ der.
Aleykümselam. Kızım, iş ve meslek üzerinden hesap yapma. Annelik üzerinden yürüt planlarını. Annen ve babandan habersiz de kimseyle görüşme, konuşma!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Namazın sıhhatine zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Gıda sıkıtımızı dillendiren yazınızın size şefaate vesile olmasını dilerim Allah'tan. Bu, olsa olsa imandan kaynaklanan bir endişedir. Öyledir de biiznillah. Ancak ortada bir hakikat var. O hakikat şudur: H.Kamil Bey, çok güzel konuşuyor da, konuştuğunun pratiği ancak mezarda olabilecek kadar sıkıntılı konuları konuşuyor. Onu destekleyen güçlü isimler bulunmuyor, herkes 'iyi iyi diyorsun da!' diyerek cevap vermeye kalkışıyor. Öyle normal bir sorunla karşı karşıya değiliz biz. Gıda sorunumuzun en önemli boyutu, insanların bu durumu bildikleri hâlde sessiz kalmayı, hatta tüketmeye devam etmeyi tercih ediyor olmalarıdır. Fıkıh diliyle buna BELVAYI UMUMİ denmektedir. Yani içinden çıkmamız mümkün olmayan sıkıntı demektir. Mesela çikolatanın her çeşidinde jelâtin vardır. O olmadan üretilmesi zordur. Burada jelâtin yerine hangi jelâtin dememiz gerekmektedir. Evet, sıkıntımız vardır ve büyüktür ama bu sıkıntıyı evham düzeyine getirip asıl yapmamız gereken işlerden de geri kalamayız. Bunun için: A- Gıda konusunu imanımızla, mümin kimliğimizle alakalı bir konu olarak bilmeye mecburuz. Evimizdeki tutumuzdan, çocuklarımızı eğitmemizden bu anlaşılmalıdır. Gıda konusu sıradan bir konu değildir. Midelerimize girenlerin hesabını vereceğimizi ve midemize girenin ibadetimizi bile etkileyeceğini bileceğiz, planımız ve yaşantımız buna göre olacak. Bu birinci merhaledir. B- Ne kadar becerebilirsek o kadar seçici olacağız. Market seçeceğiz, firma seçeceğiz, misafirlik seçeceğiz. Seçmesini bilmeyen kullanılmaktadır. Bu da ikinci merhaledir. C- En iyisini yapmayı ister ve gayret eder olduktan sonra en iyiyi beceremez de bir altta ya da daha düşük bir seviyede kalırsak, bu durumda Rabbimizin engin rahmetine sığınır, O'nun affını dileriz. Mümin, yapamadıklarından sorumlu olmaz. Yapmaya muktedir olduğu hâlde yapmadıkları mümin için azap sebebidir. Gıda da durum böyledir. Ekmeğimizden suyumuza kadar ne tabii bir şey kalmıştır ne de helal! Tam anlamıyla kuşatılmış durumdayız. Bu kuşatılma da bizzat kendi elimizle oluşturduğumuz bir kuşatılmadır. Adeta ipimizi kendimiz çekiyoruz. Bu da üçüncü merhaledir. D- İfrat yani bir işi abartmak hiçbir zaman doğru değildir. Tespih gibi tekrar edilmeye başlanan bir şeye dönüştürmeyelim bu mücadelemizi. Sabırla ve sebatla yürümek zorundayız. Şeytan heyecanımızı ayağımıza bağ yapabilir. İstişare etmeye devam edelim. Çevremizi bu anlayışta olanlardan oluşturalım. Sürekli inceleyelim ama ne uçuk kaçık bir hâl alalım ne de ürküp kaçalım,bu ikisinin ortasında bir yol bulmalıyız. Bu da dördüncü merhaledir. Allah'tan midelerimizi temiz tutmada bize yardım etmesini dileriz. Size de dualar ederiz, dualarınızı bekleriz.
Selamünaleyküm. Yaptığınız işi hakkıyla yapıyorsanız ve kimseyi kayırmıyorsanız kazancınızın sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Kadınlar, mekân uygun ise mezar ziyareti yapabilirler. Kadının normal kıyafeti, yakın mesafeden bakıldığında içini göstermiyorsa onunla namaz kılınır.
Selamünaleyküm. Bu hususta örf muteberdir. O yöre de gelen geçene helal edilmiş bir meyve yenebilir.
Selamünaleyküm. İnsan bilmeden yaptığından ötürü mesul olmaz.