Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam benim size sorum artık içinden çıkamaz olduğum hazır gıda tüketimi hususunda. Uzun zamandır GİMDES’i takip ediyorum. Sizinde fıkıh kurulu üyesi olduğunuzu öğrendim. Lakin ne GİMDES’in çalışmaları nede Müslümanların bu konudaki hassasiyeti! Yeterli. Hüseyin Kâmil beyi dinleyince tamam artık hayatımızdan çıkaralım diyoruz ama iş gerçekleştirmeye gelince o kadar basit olmuyor. Üstelik çevremdeki daha takvalı insanlarında bunları tükettiklerini görünce biraz daha gevşiyoruz. Söyledikleri gibi üretici firmaları sürekli arıyor ve helal sertifikasını sorguluyorum ama cevap vermeye bile tenezzül etmiyorlar. Açıkça var ya da yok bile demiyorlar herkesin güvendiği Ülker bile bunu yapıyor. Ayet ve hadislerde olunca insan çıkmaza düşüyor. Hayatımdan hangisini çıkarabilir ya da kaç gün siparişlerle idare edebilirim hadi biz büyükler ettik diyelim çocuklarımızı korumak imkânsız gibi bir şey her seferinde oğluma; oğlum bunlar sağlıksız Allah bunu yememizden hoşlanmaz diyip oyalıyordum. Fakat artık büyüyor ve benimde her şeyi yasaklayan baskıcı bir anne gibi görecek. Bu durumu nasıl düzeltebiliriz. Haram gıdalardan nasıl kendimizi koruyabiliriz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İlgilendiğiniz konu oldukça önemli olmasına rağmen, mü'min kardeşlerimiz arasında gerekli alakayı bulmuyor. Bulsa, tüccar ne pahasına olursa olsun işimize yarayanı üretir. Gayret edeceğiz, sabredeceğiz. Yılmadan yolumuza devam edeceğiz. Bu hususu, Müslüman medya ve giyim esnafımız üzerinden yürütmemizin etkisinin daha yoğun olacağını düşünüyorum. Allah sizden razı olsun.
Dininizle alakalı bir konuda titiz davranmanız güzel olmuş, Allah sizden razı olsun. Titizliğinize devam edin ama KESİN sakıncalı bildiğinizi asla yemeyin. Tereddüt ettiklerinizi ise böyle nadir durumlarda yemenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Diyanet'in böyle bir izni olduğunu bilmiyorum. Kesen Müslüman olursa yiyebiliriz ama satıcının Müslüman olması işi değiştirmiyor. Dini yaşamak böyle bir şeydir. Allah Teâlâ imtihan eder kulunu; kim ne kadar dayanacak, görmek ister. Midelerine giren rızkın ne olduğunu merak etmeyen bir nesil nasıl iyi bir mümin nesil olabilir? Direnin ve ayakta kalın. Bin yıl yaşayın ama midenize Allah'ın helallerinden başkasını koymayın. Bir gün ebedî yurdumuza cennetlere geçince kim ne yiyecek göreceğiz, kim aşırı kim normal belli olacak! Allah'a emanet olun.
Müslüman olmayan ülkelerden getirilen yiyecekler konusunda domuz eti ve alkol endişesi taşımamız gerekmektedir. Ancak acı bir gerçekle karşılaştık; bizim yaşadığımız yerlerde de satılan gıda mallarının oralarda üretilip, bizim şartlarımızla ambalajlanarak marketlerimize getirilmediğinden ve bunu sahibi Müslüman olan bir firmanın yapıp yapmadığından emin değiliz artık. Çok dikkat edeceğiz. Gıdamız dinimiz ve sağlığımız için son derece önemlidir. Eşinizin getirdiği yiyecekleri alkol ve domuz ürünleri açısından inceleyebildiğiniz kadar incelersiniz; ayrıca bir laboratuar çalışması yapmanız gerekmez. Allah'a emanet olunuz.
Azıcık alkolle beraber takvamızın da uçup gittiğini unutmayalım. O azıcık, bu birazcık derken ne hale geldik. Çikolata zaruret midir, eksikliği bir sakınca doğuruyor mu ki, şüpheli olduğu halde onu yiyelim. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, şüpheli şeylerden kaçınanın dinini ve iffetini koruyacağını bildirmektedir. Takva yolunda terlemeye çalışalım. Temel gıda maddelerinden birinde aynı şey mesela peynirde olsaydı belki fetva çıkışını zorlardık. Bırakın Müslümanların üretmediği çikolataları yemeyelim.
Mübalağa ve ispatı zor sözlerden sıkılmakta haksız değilsiniz. Sözü ettiğiniz kurumdaki kardeşlerimizin kuru bir iddia içinde olmayacaklarını düşünüyorum. Davalarına ve ahitlerine güvenmelerinden olsa gerek bu tutumları. Genel bir helal arayışı içinde olun siz. Elinizden gelen gayreti yapın. Takatınızın üstünde bir şey yapmaya mecbur değilsiniz. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İsim konduktan sonra gerek kalmamıştır.
Selamünaleyküm. Yaptığınız işi hakkıyla yapıyorsanız ve kimseyi kayırmıyorsanız kazancınızın sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Bu hususta örf muteberdir. O yöre de gelen geçene helal edilmiş bir meyve yenebilir.
Selamünaleyküm. Namazın sıhhatine zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Müminlerin dinlerini, önceki dinlerin mensuplarının dinlerini konuştuğu gibi konuşmaları ne kadar abes bir iştir. Bugün keffareti bu şekilde ağzına alanların yarın namazı da hafife almayacağı nasıl garanti edilebilir? Böyle bir meselede size cevap vermemiz doğru olmaz. Zira siz, öğrenmek için sormuyorsunuz anlaşılan. Eğlenmek için de dinden başka bir şey bulmalısınız kendinize. Yine de size söylenecek bir sözümüz vardır elbette: a- Bizim fukahamız, fakülte amfilerinde makam hırsı ile yıllarını geçirmiş TV ekranında kadınlara yağcılık yapan tipler değildirler. Dolayısıyla onlar, ilim mücahitleridirler. Onları TV horozları gibi görenleri samimi bulamayız. B- Sözünü ettiğiniz keffaret konusu bir hikâyeden kaynaklanmış değildir. Buharî ve Müslim gibi ki muteber hadis kitabının rivayet ettiği bir hadisten kaynaklanıyor bu. Sizi tövbe etmeye davet ederim. Zira İslam'ın önemli bir bölümü o kaynaklardan öğrenilmiştir. Siz bakmayın TV horozlarına! C- Fukahanın keffaretle alakalı sözleri, kişisel değildir. İlk nesilden itibaren bütün fukaha ana ilke olarak keffareti kabul etmişlerdir. Çünkü onlar, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden gelen bir bilgiyi teğet geçecek kadar cesur hiç olamadılar. Allah onlara rahmetler etsin.
Selamünaleyküm. Kadınlar, mekân uygun ise mezar ziyareti yapabilirler. Kadının normal kıyafeti, yakın mesafeden bakıldığında içini göstermiyorsa onunla namaz kılınır.