Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Avrupa da yaşıyorum ve sizle görüşmeye geldiğimizde helal et konusunu sormuştum. Bize Gayri Müslim’in kestiği tavuk eti de olsa yenmez demiştiniz. Çevremde buna karşı çıkan çok kişi var. Delil olarak ta Kuranı Kerimdeki ve Diyanetin verdiği fetvaları öne sürüyorlar. Müslüman kasaplar var ama onlar da toplu ve şüpheli ortamlarda kesim yapıyorlar. Tek güvenli yol kendimizin satın alıp kesmesi. Bunu da herkes yapamıyor ya da yapma gayretinde bulunmuyor. Dışarıdan kesinlikle hiç bir çeşit et ürünü yememeye karar verdim. Çevremdekiler sen çok abarttın, sonuçta tavuk eti bir şey olmaz, bu gidişle sen huuculara karışacaksın gibisinden şeyler diyorlar. Bu konuda tepkim ne olmalı ve dışarıdan hiç bir et ürünü yememek doğru mu? Arkadaş çevremi bu konuda uyarmaya çalışmalı mıyım? Bu konuyu aydınlatırsanız sevinirim. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Size bu sözü söyleyenin sizin nezrinizdeki itimadına bağlı bir durumdur bu. İnsanlar bir sıradan Müslümanlık yaşıyorlar bir de derdi olan Müslüman olarak yaşıyorlar. Size bu sözü söyleyenin kimliğine bakın, imanını derdi edinmiş biri ise sözüne itimat edebilirsiniz.
Lailaheillellah Muhammedurresulullah diyen ve aksi bir itikat sahibi olmayan herkese mü'min olarak bakmalıyız. Namaz kılmaması veya benzeri bir ibadeti yapmaması elbette bir eksikliktir ama dinin dışında olması değildir. Namaz kılmamış olsa bile bir mü'minin kestiği hayvan yenir. Et ve tavuk meselesi sizin de belirttiğiniz gibi gerçekten büyük bir sorundur. Bu sorunu ancak devletin çözmesi mümkündür. Müslümanlar bu hususta siyasileri sıkıştırmasını bilmeli ve gerekli takibi yaptıklarını hissettirmelidir. Siyasilerin seçim meydanlarında hayvan kesimi konusunu dine göre halledeceklerine dair vaatler yapmaya başladıklarında bu mesele de çözüm yolunda bir mesele olacaktır biiznillah. Bu arada siz, kendi çapınızda yapabildiğiniz kadarı ile hassas davranmaya çalışarak üzerinize düşeni yapmış olun.
Bu hassasiyetiniz imanınızın eseridir şüphesiz, Allah sizden razı olsun. Yalnız kasapları soruşturmak yerine resmi makamları sıkıştırmamız gerekmektedir. Siz ve komşularınız en az ayda bir belediyenin ilgili birimini arayarak, etler konusunda müftülük desteği alıp almadıklarını sormalıyız. Bunu yapmazsak vebalde kalabiliriz. Böylesi bir yöntem daha etkin olur. Netice olarak biz de kasaplardaki ete itimat etmeye yanaşamıyoruz. İtimat ettiğimiz ya da itimat ederek kendimizi rahatlattığımız arkadaşlarımızdan et ihtiyacını gideriyoruz. Size yer ismi zikretmemiz doğru olmaz. İlke olarak şunu söyleyebiliriz: Şu andaki mevcut durum itibariyle İstanbul ve benzeri belediye yönetiminde namaz kılanların bulunduğu şehirlerin mezbahalarında kesilen etlerin yenmesinin haram olacağını söyleyemeyiz. Takva ise başka bir boyutun adıdır. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Biz Müslüman'ız yani Allah'a teslim olmuşuz. Allah'ın helal ettiğine helal, haram ettiğine de haram deriz. Allah'ın helaline yasak diyeni de olduğu gibi yok sayarız. Eti yenebilen hayvanların kesilmesine karşı çıkanların yaptığı, Allah'ın yaratmasını Allah'tan iyi bilmek iddiasıdır. Her zaman böyle havadan konuşan bir nesil bulunur biz işimize bakarız. Dinimiz bize yeter. Her sese kulak verirsek elimizdeki dini de tahrip edebiliriz maazallah.
Sorunu çözümsüzlük sınırına taşıyorsun, buna gerek yok. Her şeye rağmen genel bir istiğfar ve sürekli salih amellerle kapanır bu biiznillah. Bu şekilde düşünmeniz sağlıklı değil. Sanki affı olmaz bir günah olabilirmiş gibi kör bir noktaya taşınıyorsunuz. Tevbe ettikten sonra öyle bir günah yoktur.
Gönül ister ki böyle bir uygulamaya hiç karışmamış olalım. Bulunduğunuz devletin zaruri saydığı bir uygulama olduğu için bir vebal olmamasını ümit ederiz. Mümkünse yemek dağıtma sırasında başka bir çalışana devretme yolunu deneyebilirsiniz. Mümkün değilse kalbimizde bu işten hoşlanmadığımız hissiyatını canlı tutarak dağıtım yaparsınız. Allah'ın bu durumdan kurtarması için de duanızı kesmeyin. Allah yardımcınız olsun, sıkıntılı durumlardan en kısa sürede kurtulmanızı nasip etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sevgili kızım, sana ilk ve en önemli tavsiyem, önce kendini korumandır. Sen de bir genç olarak ne kadar şuurlu olsan da, senin gibi olmayanlardan etkilenebilirsin. Onu kurtarırken kendin kayabilirsin. Buna çok dikkat et. İkinci olarak da, o anlayıştakilere yapabileceğiniz en büyük yardım, onların sizi izlemesi esnasında onurlu duruşunuzdur. Sözünüzden çok sizin şahsiyetiniz onları etkiler. Konuşarak değil kendinizi ispat ederek, Mümin kimliğinizi yücelterek çekin kendinize. Allah sizi muhafaza buyursun. Siz genç kızlarımız, ümmetimizin umudusunuz.
Selamünaleyküm. Sen, kendini korumak zorundasın. Onların iç tartışmalarına girme. Durabildiğin kadar onların kargaşasından uzak dur. Onların savcısı ya da hakemi gibi olmamaya çalış. Sabırlı ol.
Daraltılmış bir hedef yerine dine hizmet gibi geniş bir açı ile siyasete girmek gerekir. Girdikten sonra da ne kadar hedef peşinde koşulduğuna bakmak şarttır. Siyaset, ayakların kolay kaydığı bir zemindir.
Selamünaleyküm. Erkek veya kadın üzerinde KALICI OLMAYAN ve KADININ AVRETİNİ YABANCIYA AÇMAYI GEREKTİRMEYEN tedbirler alınabilir. Ümmetin çoğalması ise herkese nasip olur bir hizmet değildir. O gayeyi gütmek başka şey, evliliğin nimetlerinden istifade etmek başka şeydir.
Selamünaleyküm. Evet, orada hayat faizsiz sürmüyor ama siz orada yaşamaya mecbur değilsiniz. Ezansız yerleri terk etmenizde ne sakınca var? Artık, eski durum yoktur. Türkiye daha iyi iman şartlarında bulunulabilecek bir yerdir. Ekonomi olarak da Türkiye biiznillah daha iyidir.
Selamünaleyküm. Onun saçı ne kadar ayıbı ise sizin de yaşınızın ilerlemiş olması, üç kere nişan bozmuş olmanız ayıbınızdır. O da sizi bu mantıkla araştırsa hoşunuza gider mi? Böyle bakmanız sizde bir sorun olduğunu gösteriyor olabilir. Daha dengeli düşünün.