Fetva Meclisi
Soru
Helal etle ilgili endişelerim var. Tavuk etini ve kırmızı eti kasaptan ve marketlerden alarak tüketiyordum ama bazı arkadaşlarım tükettiğim bu etlerin helal olmadığını, dinimize göre kesilmediğini söyledi. Müslümanım diyen ama namaz kılmayan birinin besmele ile kestiği hayvan helal midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Diyanet'in böyle bir izni olduğunu bilmiyorum. Kesen Müslüman olursa yiyebiliriz ama satıcının Müslüman olması işi değiştirmiyor. Dini yaşamak böyle bir şeydir. Allah Teâlâ imtihan eder kulunu; kim ne kadar dayanacak, görmek ister. Midelerine giren rızkın ne olduğunu merak etmeyen bir nesil nasıl iyi bir mümin nesil olabilir? Direnin ve ayakta kalın. Bin yıl yaşayın ama midenize Allah'ın helallerinden başkasını koymayın. Bir gün ebedî yurdumuza cennetlere geçince kim ne yiyecek göreceğiz, kim aşırı kim normal belli olacak! Allah'a emanet olun.
Bu hassasiyetiniz imanınızın eseridir şüphesiz, Allah sizden razı olsun. Yalnız kasapları soruşturmak yerine resmi makamları sıkıştırmamız gerekmektedir. Siz ve komşularınız en az ayda bir belediyenin ilgili birimini arayarak, etler konusunda müftülük desteği alıp almadıklarını sormalıyız. Bunu yapmazsak vebalde kalabiliriz. Böylesi bir yöntem daha etkin olur. Netice olarak biz de kasaplardaki ete itimat etmeye yanaşamıyoruz. İtimat ettiğimiz ya da itimat ederek kendimizi rahatlattığımız arkadaşlarımızdan et ihtiyacını gideriyoruz. Size yer ismi zikretmemiz doğru olmaz. İlke olarak şunu söyleyebiliriz: Şu andaki mevcut durum itibariyle İstanbul ve benzeri belediye yönetiminde namaz kılanların bulunduğu şehirlerin mezbahalarında kesilen etlerin yenmesinin haram olacağını söyleyemeyiz. Takva ise başka bir boyutun adıdır. Allah yardımcımız olsun.
Firma sahiplerini araştıracağız. Biz burada isim veremeyiz. Helal haram dikkat eden firmalar da var.
Aleykümselam. Biz Müslüman'ız yani Allah'a teslim olmuşuz. Allah'ın helal ettiğine helal, haram ettiğine de haram deriz. Allah'ın helaline yasak diyeni de olduğu gibi yok sayarız. Eti yenebilen hayvanların kesilmesine karşı çıkanların yaptığı, Allah'ın yaratmasını Allah'tan iyi bilmek iddiasıdır. Her zaman böyle havadan konuşan bir nesil bulunur biz işimize bakarız. Dinimiz bize yeter. Her sese kulak verirsek elimizdeki dini de tahrip edebiliriz maazallah.
Selamünaleyküm. Seçici olmamız gereken alanlardan biri de et ile alakalı durumdur. Haram helal hassasiyeti olmayan kasaptan et tüketmeyeceğiz. Lokantaları bu mantıkla değerlendireceğiz. En azından kalbimizin rahat etmediği durumlarda etli yemek yemeyeceğiz. Aynı hassasiyetimiz tavuk tüketimi için de geçerli olacaktır.
Selamünaleyküm. Size bu sözü söyleyenin sizin nezrinizdeki itimadına bağlı bir durumdur bu. İnsanlar bir sıradan Müslümanlık yaşıyorlar bir de derdi olan Müslüman olarak yaşıyorlar. Size bu sözü söyleyenin kimliğine bakın, imanını derdi edinmiş biri ise sözüne itimat edebilirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Onlar istiyor diye değil ama altından kalkamayıp bir zaman sonra geri adım atma ihtimalinden ötürü bir zaman daha erteleyebilirsin, ertele de.
Kur’an ve hadis bilgisi açısından ele alındığında ‘Mekke dünyanın merkezidir!’ diyen açık bir bilgi yoktur. Ama yorumlandığında bu anlama gelen ayet ve hadisle âlimlerin gündemine gelmiştir. Coğrafyaya ait bir bilgi olarak Mekke’nin dünyanın merkezi olduğunu söyleyen çağdaş araştırmacılar vardır. Mekke’nin dünyanın neresi olduğundan çok, Kâ’be’nin bizim kalbimiz, günde beş kere ona yöneldiğimiz yönümüz olup olmadığı önemlidir. Gerisi, tali konulardır.
Hepimiz kuluz. Kulluk da tıpkı yaşamak için ekmek mücadelesi verildiği gibi bir iman, ibadet mücadelesi vermenin adıdır. Bugün ekmek bulamayan oturup ölmeyi beklese nasıl ölürse bugün namaz kılmayan da namazı terk ederse imanını kaybedebilir. Bugün olmazsa yarın olur/olacak diye bir heyecan içinde olacaksın. Yıkılmak yok, dökülmek yok. Bir kere düşer bin birinciye dikiliriz biiznillah. Kuluz, melek değiliz. Bu böyle gidecek. Sakın çekilme meydandan.
Böyle bir şüphe sizi evlenmekten men etmelidir. Asla evlenmeyin.
Bir inatlaşma, inkâr etme olmadığına göre küfre düşme yoktur biiznillah. Bunun yerine hayatın bir mücadele ortamı olduğunu anlamanız gerekir. Tam bir mücadele içindeyiz. Bir yandan sevap kazanacak işleri yaparken bir yandan da hatalar yapabileceğiz. Sonra tevbe edeceğiz. Belki şeytan bizi tekrar aldatacak. Tekrar tevbe edeceğiz. Tekrar ve tekrar. Neticede Rabbimizin huzuruna mücadeleden yılmamış ve son nefese kadar şeytana karşı gücünü kaybetmemiş biri olarak çıkacağız. Mücadelenin özeti budur. O kötü işleri terk etmek için onların yerini güzel ve salih işlerle doldurmaya bakın.
Tahiyyattan sonraki okumalardaki yanlışlar namazı bozmaz.