Fetva Meclisi
Soru
Mekke’nin dünyanın merkezi olduğu doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Meleklerin varlığına iman ediyoruz. Bir kısım meleğin bizimle ilgili görevler icra ettiğini de biliyor, öyle iman ediyoruz. Hangi meleğin, ne zaman ve nasıl bir görev icra ettiğini ise ayrıntıları ile bilmiyoruz. Böyle gayba ait bir konuyu da ayrıntıları ile bilmemiz mümkün değildir. Bu konularla meşguliyetiniz size bir fayda getirmez. Daha faydalı bilgiler toplamaya çalışın. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. On beş günden az kalacağınız bir yer Mekke de olsa orada seferisiniz. Fakat, Mekke ve Medine'de yol şartları hariç sakın Haremler dışında bir yerde namaz kılmayasınız. Aynı zamanda birden fazla umre yapılabir, caizdir. Fakat, makul bir düzeyin ötesinde bir haftada beş umre gibisi fazla olabilir. Bitkin düşecek bir işi de yapmamalısınız.
Aleykümselam. Buradaki korunmuşluğu, MÜ’MİNLERİN KIBLESİ OLMAYA KARŞI BİR RİSKTEN, ŞEYTANIN ORAYI ŞİRK MERKEZİNE ÇEVİRMESİNE KARŞI korunmuşluk olarak anlamalısınız. Yer yer sıkıntıların olması bu korunmuşluğu kaldırmaz.
Kur'an ve Sünnet'te sabit olmayan bir şey hakkında fikir yürütmek gereksiz ve faydasızdır. Bu gemi hakkında da Kur'an'da böyle bir bilgi yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm.Bu söz, hadis asıllıdır. İhlâs ve süreklilik ilkesine dikkat edilirse dediğiniz berekete sebep olur biiznillah.
Kitabımız Kur'an, bütün zamanların kitabıdır. Bütün mü'minlerin ortak değeridir. O ilk gün ne idiyse bugün de odur. Akletmek, aklını kullanmak demektir. Buradaki aklı kullanmak, Kur'an’ı anlamak için kafa yormak demektir. Haşa, Kur'an’a karşı akıl yürütmek olduğu zaman bu bir sapıklıktır. Kur'an’ımızın akletmeyi emretmesi, istemesi Allah Teâlâ’nın aklı olan kullarına din emretmesinden kaynaklanmaktadır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Lailaheillellah Muhammedurresulullah diyen ve aksi bir itikat sahibi olmayan herkese mü'min olarak bakmalıyız. Namaz kılmaması veya benzeri bir ibadeti yapmaması elbette bir eksikliktir ama dinin dışında olması değildir. Namaz kılmamış olsa bile bir mü'minin kestiği hayvan yenir. Et ve tavuk meselesi sizin de belirttiğiniz gibi gerçekten büyük bir sorundur. Bu sorunu ancak devletin çözmesi mümkündür. Müslümanlar bu hususta siyasileri sıkıştırmasını bilmeli ve gerekli takibi yaptıklarını hissettirmelidir. Siyasilerin seçim meydanlarında hayvan kesimi konusunu dine göre halledeceklerine dair vaatler yapmaya başladıklarında bu mesele de çözüm yolunda bir mesele olacaktır biiznillah. Bu arada siz, kendi çapınızda yapabildiğiniz kadarı ile hassas davranmaya çalışarak üzerinize düşeni yapmış olun.
Onlar istiyor diye değil ama altından kalkamayıp bir zaman sonra geri adım atma ihtimalinden ötürü bir zaman daha erteleyebilirsin, ertele de.
Bir inatlaşma, inkâr etme olmadığına göre küfre düşme yoktur biiznillah. Bunun yerine hayatın bir mücadele ortamı olduğunu anlamanız gerekir. Tam bir mücadele içindeyiz. Bir yandan sevap kazanacak işleri yaparken bir yandan da hatalar yapabileceğiz. Sonra tevbe edeceğiz. Belki şeytan bizi tekrar aldatacak. Tekrar tevbe edeceğiz. Tekrar ve tekrar. Neticede Rabbimizin huzuruna mücadeleden yılmamış ve son nefese kadar şeytana karşı gücünü kaybetmemiş biri olarak çıkacağız. Mücadelenin özeti budur. O kötü işleri terk etmek için onların yerini güzel ve salih işlerle doldurmaya bakın.
Hepimiz kuluz. Kulluk da tıpkı yaşamak için ekmek mücadelesi verildiği gibi bir iman, ibadet mücadelesi vermenin adıdır. Bugün ekmek bulamayan oturup ölmeyi beklese nasıl ölürse bugün namaz kılmayan da namazı terk ederse imanını kaybedebilir. Bugün olmazsa yarın olur/olacak diye bir heyecan içinde olacaksın. Yıkılmak yok, dökülmek yok. Bir kere düşer bin birinciye dikiliriz biiznillah. Kuluz, melek değiliz. Bu böyle gidecek. Sakın çekilme meydandan.
Böyle bir şüphe sizi evlenmekten men etmelidir. Asla evlenmeyin.
Tahiyyattan sonraki okumalardaki yanlışlar namazı bozmaz.