Fetva Meclisi
Soru
Hocam, size bir soru sormak istiyorum. Ben öğrenci yurdunda kalıyorum, bu hafta akrabalarımı ziyarete gittiğimde sağolsunlar bana yurtta yemem için zeytin peynir gibi yiyecekler verdiler. Ben GİMDES tarafından sertifikalandırılmış yiyecekler yemeye özen gösteriyorum. Ama malesef bana verilen çikolata, peynir gibi yiyecekler sertifikasız ürünler. Oda arkadaşım da sertifikasız ürün yememeye çalışan biri, düşündük ama bu yiyecekleri ne yapsak bilemedik birine vermek doğru mu ya da ne yapmak gerekir? Size sormak istedik.. Dininizle alakalı bir konuda titiz davranmanız güzel olmuş, Allah sizden razı olsun. Titizliğinize devam edin ama KESİN sakıncalı bildiğinizi asla yemeyin. Tereddüt ettiklerinizi ise böyle nadir durumlarda yemenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Sertifikalı ürünleri yeme titizliğiniz devam etmelidir ama bu hususta boşluk kalmayacak bir kurumumuzun olmadığını, ne yazık ki henüz olamayacağını da bilmelisiniz. Şöyle bir uygulama yapın: a- Sertifika arayın. b- Açık sakıncalı olmayanı bulmaya çalışın. c- Zararsızı tercih edin. d- Sıradan ve seviyesiz asla olmayın.
Selamünaleyküm.Şüpheyi haram gibi göremeyiz. Et ve alkol dışındaki gıda ürünleri, haram olduğu biliniyorsa onları ne yiyebilirsiniz ne de verebilirsiniz. İmha etmeniz gerekir. Böyle olmayan yani katiyetle bilinmeyenlerde ise tercih yapmalısınız. İlke olarak yememek başka şey, ihtiyatlı olmak başka şeydir. Titizliği abartmanın riski olabilir.
Selamünaleyküm. Gıda sıkıtımızı dillendiren yazınızın size şefaate vesile olmasını dilerim Allah'tan. Bu, olsa olsa imandan kaynaklanan bir endişedir. Öyledir de biiznillah. Ancak ortada bir hakikat var. O hakikat şudur: H.Kamil Bey, çok güzel konuşuyor da, konuştuğunun pratiği ancak mezarda olabilecek kadar sıkıntılı konuları konuşuyor. Onu destekleyen güçlü isimler bulunmuyor, herkes 'iyi iyi diyorsun da!' diyerek cevap vermeye kalkışıyor. Öyle normal bir sorunla karşı karşıya değiliz biz. Gıda sorunumuzun en önemli boyutu, insanların bu durumu bildikleri hâlde sessiz kalmayı, hatta tüketmeye devam etmeyi tercih ediyor olmalarıdır. Fıkıh diliyle buna BELVAYI UMUMİ denmektedir. Yani içinden çıkmamız mümkün olmayan sıkıntı demektir. Mesela çikolatanın her çeşidinde jelâtin vardır. O olmadan üretilmesi zordur. Burada jelâtin yerine hangi jelâtin dememiz gerekmektedir. Evet, sıkıntımız vardır ve büyüktür ama bu sıkıntıyı evham düzeyine getirip asıl yapmamız gereken işlerden de geri kalamayız. Bunun için: A- Gıda konusunu imanımızla, mümin kimliğimizle alakalı bir konu olarak bilmeye mecburuz. Evimizdeki tutumuzdan, çocuklarımızı eğitmemizden bu anlaşılmalıdır. Gıda konusu sıradan bir konu değildir. Midelerimize girenlerin hesabını vereceğimizi ve midemize girenin ibadetimizi bile etkileyeceğini bileceğiz, planımız ve yaşantımız buna göre olacak. Bu birinci merhaledir. B- Ne kadar becerebilirsek o kadar seçici olacağız. Market seçeceğiz, firma seçeceğiz, misafirlik seçeceğiz. Seçmesini bilmeyen kullanılmaktadır. Bu da ikinci merhaledir. C- En iyisini yapmayı ister ve gayret eder olduktan sonra en iyiyi beceremez de bir altta ya da daha düşük bir seviyede kalırsak, bu durumda Rabbimizin engin rahmetine sığınır, O'nun affını dileriz. Mümin, yapamadıklarından sorumlu olmaz. Yapmaya muktedir olduğu hâlde yapmadıkları mümin için azap sebebidir. Gıda da durum böyledir. Ekmeğimizden suyumuza kadar ne tabii bir şey kalmıştır ne de helal! Tam anlamıyla kuşatılmış durumdayız. Bu kuşatılma da bizzat kendi elimizle oluşturduğumuz bir kuşatılmadır. Adeta ipimizi kendimiz çekiyoruz. Bu da üçüncü merhaledir. D- İfrat yani bir işi abartmak hiçbir zaman doğru değildir. Tespih gibi tekrar edilmeye başlanan bir şeye dönüştürmeyelim bu mücadelemizi. Sabırla ve sebatla yürümek zorundayız. Şeytan heyecanımızı ayağımıza bağ yapabilir. İstişare etmeye devam edelim. Çevremizi bu anlayışta olanlardan oluşturalım. Sürekli inceleyelim ama ne uçuk kaçık bir hâl alalım ne de ürküp kaçalım,bu ikisinin ortasında bir yol bulmalıyız. Bu da dördüncü merhaledir. Allah'tan midelerimizi temiz tutmada bize yardım etmesini dileriz. Size de dualar ederiz, dualarınızı bekleriz.
Selamünaleyküm. Arkadaşınızın getirdiği yemeğin öğrenciler açısından yenmesinde bir sakınca yoktur. Siz ise o yemeği yememeyi tercih etmelisiniz. Ancak, arkadaşınızın neyi ne kadar kaldırabileceğine de dikkat ederek hareket edin. Onun da eğitilmesi gerektiğini düşünün.
Aleykümselam. Helal belli haram bellidir.Kesin haram olan bir şeyi hiç tereddüt etmeden terk ederiz.Haram olduğu hakkında kisin bir bilgimiz olmayan şey ise bizim için şüpheli şeydir.Şüpheli olan şeyi ise terk etmek takvaya uygun olandır. Şüpheli olan şeyi helal gibi görmediğimiz gibi haram gibi görmemiz de doğru olmaz.Bu kuralı da dini yaşamanın bir imtihanı olarak anlamamız gerekiyor. Sabır da budur, cihat da budur.
Gönül ister ki böyle bir uygulamaya hiç karışmamış olalım. Bulunduğunuz devletin zaruri saydığı bir uygulama olduğu için bir vebal olmamasını ümit ederiz. Mümkünse yemek dağıtma sırasında başka bir çalışana devretme yolunu deneyebilirsiniz. Mümkün değilse kalbimizde bu işten hoşlanmadığımız hissiyatını canlı tutarak dağıtım yaparsınız. Allah'ın bu durumdan kurtarması için de duanızı kesmeyin. Allah yardımcınız olsun, sıkıntılı durumlardan en kısa sürede kurtulmanızı nasip etsin.
gimdes konusundaki diğer fetvalar
Mübalağa ve ispatı zor sözlerden sıkılmakta haksız değilsiniz. Sözü ettiğiniz kurumdaki kardeşlerimizin kuru bir iddia içinde olmayacaklarını düşünüyorum. Davalarına ve ahitlerine güvenmelerinden olsa gerek bu tutumları. Genel bir helal arayışı içinde olun siz. Elinizden gelen gayreti yapın. Takatınızın üstünde bir şey yapmaya mecbur değilsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Alakanıza teşekkür ederim. Sözünü ettiğiniz kurumda bir görevim yoktur. Gelip istişare ettiklerinde görüştüğümüz oluyor. Bu nedenle yazmış olmalılar.