Fetva Meclisi
Soru
Bir gün bir kişiden alışveriş yaptım ve bana para üstünü sahte verdi. Bende bu sahte parayı (sahte olduğunu bir an farkına varamadım) minibüs şoförüne verdim. Kul hakkı işlemiş oldum mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Onlar adına sadakalar verin ya da bir yolla o hakları onlara ulaştırın.
Selamünaleyküm. Onlar adına sadakalar verin ya da bir yolla o hakları onlara ulaştırın.
Bu bir kul hakkıdır. Ahirete gitmeden önce bu haktan kurtulmanız gerekir. Şöyle yapın: Böyle bir günah işlediğiniz için samimi bir tevbe yapın. Minibüs sahibini bulmaya çalışın. Ondan helallik isteyin verirse ne ala, vermezse istediği hakkını verin. Onu bulamazsanız varislerini bulun. Bu da mümkün olmuyorsa o gün cebinize haram olarak giren miktarı yaklaşık olarak da olsa tespit edin ve o miktarı bir fakire sadaka olarak verin. İnşaallah ahirete götürmezsiniz o hakları.
Selamünaleyküm. Adı üstünde sahtedir ya, onda hayır yoktur; hangi hakka girerse girsin.
Selamünaleyküm. Özellikle böyle bir şey almadığınızı söyleyerek alırsanız yalandan ötürü caiz olmaz. Ama alıp tamir ettirmekten siz de bir kazanç elde ederseniz onun zararı olmaz.
Aldığınız tahmin ettiğiniz kadar bir parayı bir fakire verin. İstiğfar edin yeter.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kadınlar, mekân uygun ise mezar ziyareti yapabilirler. Kadının normal kıyafeti, yakın mesafeden bakıldığında içini göstermiyorsa onunla namaz kılınır.
Selamünaleyküm. Namazın sıhhatine zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Rüşvet, insanın hakkı olmayan bir şeyi elde etmek için verdiği malın adıdır. Hakkınızı almak ya da bir zulmü engellemek için verilen şeni adı rüşvet olmaz. Durumu buna göre değerlendiriniz.
Selamünaleyküm. İsim konduktan sonra gerek kalmamıştır.
Selamünaleyküm. Gıda sıkıtımızı dillendiren yazınızın size şefaate vesile olmasını dilerim Allah'tan. Bu, olsa olsa imandan kaynaklanan bir endişedir. Öyledir de biiznillah. Ancak ortada bir hakikat var. O hakikat şudur: H.Kamil Bey, çok güzel konuşuyor da, konuştuğunun pratiği ancak mezarda olabilecek kadar sıkıntılı konuları konuşuyor. Onu destekleyen güçlü isimler bulunmuyor, herkes 'iyi iyi diyorsun da!' diyerek cevap vermeye kalkışıyor. Öyle normal bir sorunla karşı karşıya değiliz biz. Gıda sorunumuzun en önemli boyutu, insanların bu durumu bildikleri hâlde sessiz kalmayı, hatta tüketmeye devam etmeyi tercih ediyor olmalarıdır. Fıkıh diliyle buna BELVAYI UMUMİ denmektedir. Yani içinden çıkmamız mümkün olmayan sıkıntı demektir. Mesela çikolatanın her çeşidinde jelâtin vardır. O olmadan üretilmesi zordur. Burada jelâtin yerine hangi jelâtin dememiz gerekmektedir. Evet, sıkıntımız vardır ve büyüktür ama bu sıkıntıyı evham düzeyine getirip asıl yapmamız gereken işlerden de geri kalamayız. Bunun için: A- Gıda konusunu imanımızla, mümin kimliğimizle alakalı bir konu olarak bilmeye mecburuz. Evimizdeki tutumuzdan, çocuklarımızı eğitmemizden bu anlaşılmalıdır. Gıda konusu sıradan bir konu değildir. Midelerimize girenlerin hesabını vereceğimizi ve midemize girenin ibadetimizi bile etkileyeceğini bileceğiz, planımız ve yaşantımız buna göre olacak. Bu birinci merhaledir. B- Ne kadar becerebilirsek o kadar seçici olacağız. Market seçeceğiz, firma seçeceğiz, misafirlik seçeceğiz. Seçmesini bilmeyen kullanılmaktadır. Bu da ikinci merhaledir. C- En iyisini yapmayı ister ve gayret eder olduktan sonra en iyiyi beceremez de bir altta ya da daha düşük bir seviyede kalırsak, bu durumda Rabbimizin engin rahmetine sığınır, O'nun affını dileriz. Mümin, yapamadıklarından sorumlu olmaz. Yapmaya muktedir olduğu hâlde yapmadıkları mümin için azap sebebidir. Gıda da durum böyledir. Ekmeğimizden suyumuza kadar ne tabii bir şey kalmıştır ne de helal! Tam anlamıyla kuşatılmış durumdayız. Bu kuşatılma da bizzat kendi elimizle oluşturduğumuz bir kuşatılmadır. Adeta ipimizi kendimiz çekiyoruz. Bu da üçüncü merhaledir. D- İfrat yani bir işi abartmak hiçbir zaman doğru değildir. Tespih gibi tekrar edilmeye başlanan bir şeye dönüştürmeyelim bu mücadelemizi. Sabırla ve sebatla yürümek zorundayız. Şeytan heyecanımızı ayağımıza bağ yapabilir. İstişare etmeye devam edelim. Çevremizi bu anlayışta olanlardan oluşturalım. Sürekli inceleyelim ama ne uçuk kaçık bir hâl alalım ne de ürküp kaçalım,bu ikisinin ortasında bir yol bulmalıyız. Bu da dördüncü merhaledir. Allah'tan midelerimizi temiz tutmada bize yardım etmesini dileriz. Size de dualar ederiz, dualarınızı bekleriz.
Selamünaleyküm. Bu haram karşı her türlü tedbiri almalısınız. Gerekiyorsa amcanıza da bildirin ama siz üzerine gitmeyin.