Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam sorumuz; buluğ çağına henüz girmemiş bir çocuğun camide müezzinin izniyle namaz vakti için ezan okumasının herhangi bir sakıncası var mıdır? Ayrıca müezzinlik yapmasının bir sıkıntısı var mıdır? Allah Razı Olsun. Selametle.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. O tür yerlere vermenizin sizi geçici olarak rahatlatacağını düşünürüz. İsimler kadar muhtevanın da dolu olması gerekir. Oralarda da bu imkân henüz yoktur.
Selamünaleyküm. Eksik ezanı yeniden tamamlamak gerekirdi. Ezanın eksik olması veya hiç okunmaması o vakitte kılınan namazın kabul olmasına mani değildir.
Aleykümselam. Ezana tazim mü'min olmanın en tabii gereklerinden biridir. Cima esnasında ezan bitinceye kadar ara vermeniz edebe uygun olandır.
Selamünaleyküm. Çocuklar için bütün ibadetlerde başlama yaşı buluğ çağıdır. Buluğ çağı ise iki şeyle bilinir. Birincisi çocuğun ihtilam olması, kız çocuğun aybaşı olması durumudur. Hangi yaşta olursa olsun, bu durumda buluğ çağı başlamış olur. İkincisi de on beş yaşıdır. On beş yaşına gelen biri çocukluktan çıkmış olur. Bundan önceki dönemde çocuk dayanabildiği kadar oruca alıştırılır. Mesela kış zamanında ise ramazan daha fazla tutturulur, yaz sezonuna rastlarsa az tutturulur.
Selamünaleyküm. Kamet getirir gibi ezan okuyup namaza başlasanız Sünnet'e uymuş olursunuz. Terk etseniz namazınız yine namazdır.
Ezanın okunmaya başlanması o saniyede vaktin girdiğini göstermektedir. Vakit girdiği saniyeden itibaren de namaz caizdir. Ezan vaktinin girmediği anda namaz caiz olmaz. Müezzinin bir hata yapma yani erken ezan okuma ihtimali yoksa namazda da bir sakınca yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Anlattığınız durum oruca zarar vermez. Gusül de gerekmez. Günlük meşgaleniz sizi bu duruma itmektedir, gündeminizi daha berrak işlerle doldurmalısınız ki, böyle rüyalarla karşılaşmayın.
Selamünaleyküm. Özellikle isim vererek, 'filancaya selamımı söyle' diyene siz de söz verdi iseniz onu iletmeniz gerekir. Bunun dışında toplu selam tebliğlerinin bir bağlayıcılığı yoktur.
Selamünaleyküm. Üç kişi, diğer dört kişiyi de niyet ederek para verdilerse bir sıkıntı yoktur.
Selamünaleyküm. Bu, ürettiğiniz nesneye bağlıdır. Haram bir şey üretmedikçe sıkıntı yoktur. İşi bizzat gördükten sonra değerlendirme yaparsınız. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. İbadetler niyetle ibadet olur. Kimse kimsenin ibadetini yapamaz. Yapacaksa da, vekâlet verilebilecek bir ibadet ise onun vekâlet vermesi ile yapabilir. En başta kurbanlık alınırken verilen vekâlet kesmek için de yeterli olabilir. Özel bir daraltma yoksa o günkü vekâlet yeterlidir.
Selamünaleyküm. Kişinin kendisine ait olmayan bir şeyi satması caiz değildir. Bu işten kazanılacak para da helal değildir. Şu şekilde yapılırsa caiz olabilir: Alıcı olacak şahısla fiyat ve mal üzerinde anlaşma yapılır. Adeta satıcı, bir komisyoncu durumunda olur ya da rica üzerine gidip o malı arayan bulan ve isteyene bir kârla satan biri durumunda olur. Bu caizdir. Caiz olmayan ile bunun arasındaki farkı şöyle anlayabiliriz: Elinde satılacak hiçbir şeyi olmayan biri, elinde mal varmış gibi onu satmakta ve teslim günü belirlemektedir. Ücreti zimmetine geçirdikten sonra gidip o malı başkasından alarak satmaktadır. Bu caiz değildir. Caiz olan, mal bulmaya söz verip mal elinde olmadığı hâlde varmış gibi davranmaktır. Bu da caiz değildir. Yalnız bir insanın ticaret yapması için dükkânı olması şartı yoktur. Ayakta yapılan ticaret de şartlarına uyuluyorsa caizdir.