Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam biz esnafız. Alınan malı kendine mal etmeden satma konusunu sormak istiyorum. Bizler mallarımızı dükkânlarımıza koyup satmaktayız. Ama bazıları kendi işleri olmamasına ve kendilerinde mal olmamasına karşın malı olan birine gidip önceden fiyatta anlaşıp sonrasında kendi dostuna (müşterisine) kâr ile satıyorlar. Bunun Allah katındaki hükmü nedir? Eğer doğru bir ticaret ise bizde uygulayacağız ki bu uygulama nefsimize hoş gelmektedir. Ayrıca Kurban bayram tarihi ile ilgili Suudi Arabistan’da 26.10.2012 cuma günü bayramın 1. günü olarak belirledi, ama diyanet 25.10.2012 perşembe olarak belirlemiş. Hangisine uymamız gerekir. Eğer doğru olan Suud ise perşembe günü kesilen kurbanların neticesi ne olur? Rabbim Sizden Razı Olsun. Selam ve dua ile.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Alacağınızdan umut kesmedikçe onu da elinizdeki para gibi sayın. Umut kesince de bir kenara yazın, elinize geçerse zekatı ne kadar geçti ise verirsiniz. Yoksa bir şey gerekmez. Zekat hesaplamadan önce sattığınız ve sizden çıkışı yapılmış ürünlerin zekatı gerekmez. Mal üzerinden zekat vereceğiniz zaman, verdiğiniz malın piyasa fiyatını hesap edin yani sizden piyasaya çıkış fiyatını. Siz ve eşiniz, Müslüman bir doktor tarafından ikaz edildi iseniz veya yılların tecrübesi ile kendinizi iyi biliyorsanız oruç tutmayabilirsiniz. İyileşme ihtimali olmayan bir hastalık ise her gün için bir FİTRE miktarı kadar fidye verirsiniz. Kurban fıkhını bildiklerine itimat ettiğiniz kurumlara verebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Bu hususta caiz olmaz şeklinde içtihatlar vardır. Caiz olacağını söyleyen içtihat da vardır. En evla olanı, çalışanın hissesinin yüksek tutulmasıdır. Bu yapılamıyorsa maaş alabilir. Zira alamaz diye bir söz birliği yoktur.
Selamünaleyküm. Bu, sizden mal alacak olan karşı firma açısından zarar olacaksa yapmanız caiz olmaz. Yani verdiğiniz maliyetin üzerine bir yolla kâr ekleyecekseniz bu hile olur. Onun dışındakilerini yapmanız ise böyle değildir. Satın almacılar açısından bu bir çeşit gasptır, sizin için ise öyle sayılmaz.
Selamünaleyküm. Böyle bir ibadet çeşidi yoktur; şükretmek vardır. Şükür de illa kurbanla olmaz. Kendinizi zorlamayın. Şükür olarak, Allah’ın size ihsan ettiği nimetleri, O’nun rızasına uygun olacak şekilde kullanmanız yani haramsız bir ortam oluşturmanız iyi bir şükürdür. Böylesini yapın. Sadakalar verin. Allah malınıza, sıhhatinize bereket versin.
Aleykümselam. Çaresiz iseniz o işi yapabilirsiniz ama bir gün temiz olanını yapmaya kararlı olun. Bunu da babanıza söylemiş olun.
Selamünaleyküm.Her yerde böyledir şeklinde bir genelleme yapmamalısınız. Çoğunlukla böyle olmaktadır diyebiliriz. Herhâlde, bayanların vakit açısından daha müsait olmalarından kaynaklanan bir durumdur bu. Allah rızası için yapılan bir işte, Şeriat'a aykırılıkların bulunması elbette kabul edilemez bir durumdur. Sadece bayanlara açık bir yerde bayanlar bulunabilir. Ama bayanlar, pazarcılık yapmasınlar denirken kermes işletmeleri de elbette makul değildir. Allah yardımcımız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İnsan organlarının veya ifrazatının ticari meta olarak değerlendirilmesi asla caiz değildir. Kan bağışı gibi zarureten olan durumlar caiz olabilir. Müslüman bir kadın, ulu orta böyle bir saç devri yapmamalıdır.
Selamünaleyküm. Üç kişi, diğer dört kişiyi de niyet ederek para verdilerse bir sıkıntı yoktur.
Selamünaleyküm. Anlattığınız durum oruca zarar vermez. Gusül de gerekmez. Günlük meşgaleniz sizi bu duruma itmektedir, gündeminizi daha berrak işlerle doldurmalısınız ki, böyle rüyalarla karşılaşmayın.
Selamünaleyküm. Ezan okuyacak çocuğun en azından temyiz yaşını geçmiş olması gerekir. Bu da yaklaşık on yaşlarıdır. Ezan ve ikameti baliğ olanın yapması gerekir esasen. Diğer bölümleri çocuklara da yaptırmakta sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Müzikle iştigal etmemenizi tavsiye ederim. Ney de olsa kaval da olsa uzak durun. Ona bulaşmayın.
Selamünaleyküm. Özellikle isim vererek, 'filancaya selamımı söyle' diyene siz de söz verdi iseniz onu iletmeniz gerekir. Bunun dışında toplu selam tebliğlerinin bir bağlayıcılığı yoktur.