Fetva Meclisi
Soru
Selamün Aleykum Çok değerli hocam. Son zamanlar da dikkati mi çeken ve beni düşündüren bir konu hakkında size soru soracaktım. Biliyorsunuz ki, Dernekler, Cemaatler Diyanet vs gibi kuruluşlar sürekli Kermesler düzenlemekte. Ancak ne hikmettir bilmiyorum bu kermeslerin başında duran, satış işleriyle meşgul olan hep bacılarımız oluyor. İster İstemez bu beni düşüncelere sevk etti. Bunun dini hükmünü merak etmeye başladım. Bacılarımızın o Kermeste Görev almaları, o kadar yabancı erkeklerin içerisinde onlara satış yapmaları dinimizce caiz midir? Eğer caizse bunun delilleri nelerdir? Caiz değilse bunun da delilleri nelerdir? Bana benim anlayabileceğim şekilde genişçe ifade ederseniz çok memnun olurum...Rabbim Yar ve Yardımcınız olsun...Allah'a Emanet olunuz..
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bayanlara yönelik olarak yapılan bir çalışma ise ve bayanın bayanlığı ile alakalı görevlerini, anneliğini aksatmıyorsa olabilir.
Selamünaleyküm. Erkek ve kadın bir arada bulunulan durumlara karma diyoruz. Böyle bir karma ortamda bayanın veya erkeğin bulunabilmesi ancak zaruret durumunda caizdir. Zaruret de, olmazsa olmaz denebilecek ilim dalları için geçerlidir. Bunu sadece tıp ve tıbbın yan dalları için geçerli sayabiliriz. Mü'minler olarak, dinimizle alakalı böyle bir hakkımız hususunda isteyen taraf olmalıyız. İzin vermiyorlar diye bir gerekçeye yaslanıp dinimizden taviz veremeyiz.
Selamünaleyküm. Böyle bir yardımlaşma direk haram değildir ama ateşe kapılanlar böyle kapılıyorlar.
Selamünaleyküm. Sizin bekar olmanız veya onun bekar olması durumunda evlenebileceğiniz derecede olan bir kadınla aynı evde, onun ev kıyafetleri içinde iken beraber olmanız doğru değildir. Evet, sizin veya onun şu anda zihin olarak bir sıkıntısı yoktur belki. Hatta birbirinizi kardeş gibi görüyorsunuzdur ama vakti gelince de evlenen evleniyor. Bu nedenle böyle karma bir ortam İslamî değildir. Niyetlerin, samimiyetlerin iyi olması hükmü değiştirmez. Şeriat'ımız, fertlerin özel durumlarına göre değil yaratılışımızın gerektirdiği genel yapımıza göre hüküm verir. Sizin evinizin mesela bayram ortamındaki tatlı manzaranın yıllarca devam etmesi, dedenizin o zevki yaşaması da iyi bir şeydir. Dolayısıyla sizin bir orta yol bulmanız gerekir. a- Kadınlar ve erkekler, evli olsun bekar olsun mümkünse ayrı salonlarda otursunlar. Yemekler ayrı yensin. Tuvalet, banyo ihtiyaçları müstakil bölümlerde giderilsin. b- Bu ölçüyü kurmak fiziki mekân olarak mümkün değilse, bayanlar bedenlerinin rahatlıkla incelenemiyeceği bir kıyafetle evde dolaşsınlar. Bu kıyafet, bir çeşit sokak kıyafeti olsun. Ama dikkat edildiğinde bir erkeğin zevk alacağı incelik ve dikkat çekicilikte olmasın. c- Böyle bir ortamı oluşturamıyorsanız, belki de bunu isteyen ayıplanıyorsa o takdirde Allah'tan korkan biri orada zorunluluk kadar bulunacak, tatilini başka bir yerde geçirecek. Hoş bir ortamda üç gün duracağız diye Rabbimizin gazabına muhatap olamayız.
Selamünaleyküm. Adetten kesilmiş olmak yeterli değildir. Pirifâni dediğimiz seksenlere yanaşmış kadın için ihtiyar muamelesi yapabiliriz. Sizin hala demeniz yeterli değildir. Babanızın kuzeni babanıza da yabancıdır, size zaten yabancıdır. Nişanlınız, nikâh vaktine kadar size yabancıdır. Onun akrabaları da doğal olarak yabancıdır. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Haklısınız, marketler camilerin altında hatta yanı başında bile olmamalıdır. Mesele sadece kızların kasiyerlik yapmaları değildir. Marketlerde satılan şeylerin de camilerden uzak şeyler olabileceğini düşünmeliyiz. Netice olarak, üzüntünüze biz de katılıyoruz ve diyoruz ki: İşte biz, işte ibadetimiz ve işte netice!