Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Hocam. Haremlik-selamlık adlı fetvanızı hem okudum hem izledim ancak kafamda birden fazla spesifik soru oluştu, umarım sizi çok uğraştırmam. 1- Kadınlıktan kesilmiş olan akrabalarımın elini öpebilir miyim?(mesela babamın yengesi) 2- Babamın kuzeni olan ve hala dediğim bir akrabamın elini öpebilir miyim adetten kesilmemişken? 3- Akrabam olmayan nişanlımın adetten kesilmiş akrabalarının elini öpebilir miyim? Şimdiden Allah razı olsun. Allah çalışmalarınızı/çalışmalarımızı daim ve başarılı kılsın.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir bayanın eşinin babası, kendi babası hükmündedir; elini de öpebilir, beraber yolculuğa da çıkabilirler. Özel bir fitne endişesi varsa mesela kayınpeder çok genç duruyorsa bundan kaçınılabilir. Kocasının dayısı veya amcası ise onun hiçbir şeyi değildir. Nezaket ve medeni ilişki içinde bulunur o kadar. Çok ihtiyar biri olmadıkça ellerini tutması caiz değildir. Bu hususlarda tutucu olan bir anlayışla aile kurmanın anlamı yoktur. Zira bu hususlardaki tutuculuğun açacağı tünelin ucu belli değildir.
Anne babanız, dini bir hassasiyetten ötürü dargın bulunuyorlarsa bu sizin de dargın olmanızı gerektirir. Beşeri bir gerekçe ile dargınlıkları var ve bunu size de emrediyorlarsa siz Allah'ın emri ve anne baba emri ile kesişeceksiniz demektir. Allah sılayırahimi, onlar ise sılayırahimi kesmeyi emretmektedir. Elbette Allah ne emretti ise onu yapmanız gerekir. Bu arada anne babanızı da üzmeme yöntemi geliştirebilirsiniz. Mesela akrabalarla selamlaşma ve farz ilişki düzeyinde kalırsınız. Anne babanızın gözü önünde yapmazsınız. Böylece fitneyi körüklememiş olursunuz. Şunu da unutmayın: Amca akrabadır. Kuzen de akrabadır. Amca yüzde yüz akrabadır, kuzen ise yüzde elli bile mesela değildir. Buna göre bir değerlendirme yapın. Akraba diyerek hepsini aynı kefeye koymayın.
Selamünaleyküm. Yaştan önce onların kadınlık kapasitelerinin bittiği zaman önemlidir. Bu da genelde yetmişli yaşlardan sonrasıdır. Meseleyi el öpmeyle sınırlarsanız bunu onlara anlatamayabilirsiniz. Genel hürmet ve ilgi konusunda siz başarılı olursanız el öpmeme sizin için eksiklik sayılmaz. Konuyu bu şekilde anlayın. Onlara da sorduklarında bu hususta takva bir hayat yaşamak istediğinizi söyleyin açıkça. Onlar da ölmeden hakikati bilsinler.
Aleykümselam. Teyzenin kocası sana yabancıdır. Annenin dayısının çocuğu da sana yabancıdır.Bir erkeğin elli yaşları da 'baba gibi' sayılabileceği bir yaş değildir.Haram olmaları devam etmektedir. Kendini riske atma, ateşten kaç.
Selamünaleyküm. Tabii görevlerinizden sonra yüzünüzün gülmesi ikinci bir merhaledir. Onu da zamana bırakın, inşaallah o da gerçekleşir. Gayret edin, cennet ucuz değildir!
Aleykümselam. Size bunu öğreten, en ihtiyatlı durumu öğretmiş. Netice olarak öyle bir hassasiyet vardır. Böyle bir hassasiyeti bir kadının kendi babası için bile düşünebiliriz neticede. Eğer hassasiyet üzerinden yol alırsak yolumuz çok incelir, işimiz gayet zor olur. Şimdiden bu tartışmaya başlamanız ise evliliğiniz açısından sıkıntı doğurur. Kayınpederi genç ve yaşlı olarak ikiye ayırmakta fayda vardır.Bu, sizin pencerenizden bakılınca böyle görülüyor.Esasen bir insanın gelininden el öpmesini beklemesi onun şahsiyeti ile alakalı bir durumdur. El öpse, sarılsa ne olur öpmese sarılmasa ne olur? İnsanlık ve hürmetimizi böyle sıradan şeylere sıkıştırmak yanlıştır. Çok dikkatli ve seviyeli davranın. Evliliğinizi böyle tartışmalar üzerine kurmayın sakın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir babanın ardından paylaşılan malda erkek iki hisse kız bir hisse alacak şekilde paylaşım yapılır. Mevcut kanunlar bunu eşit bir şekilde paylaştırmaktadır. Erkekler, kız kardeşlerine bunu helal ederlerse sakınca olmaz ama erkekler, Kur'an'ın emrine göre olması gerektiğini hatırlatır ve haklarını talep ederlerse kızlar, kanun gereği aldıkları fazlalığı iade etmek durumunda olurlar. İade etmezlerse o kısmı haram yemiş olurlar. Bunun dışında erkek veya kadın, herkes elindeki helal malı harcamakta serbesttir. Kadınların (veya kızların) malını nasıl harcadıkları sorulmaz. Yeter ki helal gelmiş ve helal yere harcanmış bir mal olsun.
Selamünaleyküm. Eşinizden mehir olarak aldığınız sizin öz hakkınızdır. Onun dışında rica eder ve alabilirsiniz, mecbur etme hakkınız yoktur. Eşiniz ölünce, siz ve birinci eşi eşit durumda olursunuz. Bunu kanun nezdinde kabul etmeyeceklerse durumu şimdiden eşinizle paylaşabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bir bayanın iki aybaşı durumu arasında ON BEŞ GÜN temizlik dönemi olması gerekir. Bu on beş gün zarfında gelen kan, istihaze kanıdır. İstihaze kanı, bir özür durumudur. Her namaz vakti abdest almanın dışında yapmanız gereken bir şey yoktur. Hiçbir şey yokmuş gibi ibadetlerinize ve eşinizle ilişkinize devam edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Erkeklerle selamlaşma, tokalaşma ve muhabbet hariç gerisinde doktorluğun gerektirdiği işler olarak ruhsat vardır. Mü'min kimliğinizi muhafaza edin, sulandırmayın, takvayı ölçü alın ve işinize devam edin. Sonda sonrasında da abdest gerekmez. Kolay olsun, hayır ve bereketli olsun.
Selamünaleyküm. Önce, küfür sözü söyleyen veya ameli işlediği söylenen kişinin, ne kadar o düzeyde bir söz söylediği veya amel işlediği konusunda karar vermek gerekir. Yapılması gereken şudur: İtham konusu olan şey, bir ilim adamına danışılır. Mesela Müftüye danışılır. Küfür olduğu kararı öğrenilirse o şahsa tevbe etmesi teklif edilir. Tevbe ederse mesele biter. Diretirse arkasında namaz kılmayız.
Selamünaleyküm. Kazancınızın haram olmasını gerektirir bir durum göremedim. Vergi kaçırmak, vergisiz iş yapmak mevcut şartlardaki sisteme bakışımız açısından fıkıh alanı dışında kalır.